"Fonksiyonel Gıdalar ve Fonksiyonel Yaşam" Konferansı
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi, Beslenmenin Bozuk Olmasının Fiziksel Gelişim ve Birey Başarısını, Dolayısıyla Toplum Başarısını Olumsuz Etkilediğini Söyledi.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi, beslenmenin bozuk olmasının fiziksel gelişim ve birey başarısını, dolayısıyla toplum başarısını olumsuz etkilediğini söyledi.
Mersin Üniversitesi Gıda Topluluğu tarafından "Dünya Gıda Günü" nedeniyle "Fonksiyonel Gıdalar ve Fonksiyonel Yaşam" konulu bir konferans düzenlendi. Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi D Salonu'nda gerçekleştirilen konferansa Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Ekşi konuşmacı olarak katılırken, çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci de ilgi gösterdi.
Dünya Gıda Günü'nde bu yıl temanın gıda hakkı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aziz Ekşi, 1990 yılından sonra insan hakları kavramına "gıda hakkı" teriminin girdiğini belirtti. Temel besin öğelerinin gıda beslemesinde temel gereksinim olduğunu kaydeden Ekşi, bu gereksinimin 40 temel besin öğesinin alınması ile gerçekleştirildiğini ve her besin öğesinin günlük gereksiniminin (RDA) bilindiğini söyledi. Beslenmenin önemine değinen Ekşi, beslenmenin bozuk olmasının fiziksel gelişim, birey başarısı, dolayısıyla da
toplum başarısını etkilediğini vurguladı. Prof. Dr. Aziz Ekşi, beslenmede 40 besin öğesinin her gün gereği kadar alınması gerektiğine işaret ederek, "Ekolojik kısıtlamalar, beslenme alışkanlığı, sürenin uzun olması gibi etmenler her gün 40 besin maddesinin alınmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle gıda modifikasyonu yoluna gidiliyor, bu ise hem daha kolay hem daha kısa ve daha güncel" diye konuştu.
Gıda fonksiyonelliğinin hastalıklardan korunma ve sağlıklı yaşlanma amacıyla başladığını dile getiren Ekşi, "Bilimsel olarak fonksiyonel gıda, modifiye edilen, beklenen besin öğelerine ek olarak bir sağlık yararı olan herhangi bir gıdaya uyan gıda bileşenleri, etkisini normal düzeyinde gösteren ve etiketinde fonksiyonu ve etkiyi yansıtan bir sağlık vurgusu taşıyan gıdadır" şeklinde konuştu.
Ekşi, bir firmanın fonksiyonel gıda üretimi için gerekli belgeleri sağlaması, üretilen gıdanın ulusal bilim komitesi tarafından incelenmesi, fonksiyonunun gerçekliği vurgunun doğruluğu, tüketici algılaması ve EFSA'nın (Avrupa Gıda Güvenliği Ofisi) onayı alması gibi kriterlerin yerine getirmesi gerektiğinin de altını çizdi.
İçerisinde doğal fonksiyonel gıda bileşeni bulunan gıdaları yulaf, brokoli, lahana olarak sıralayan Prof. Dr. Ekşi, fonksiyonel gıda örneklerinin en çok meyve suyunda, yoğurt ve sütte görüldüğünü kaydetti. "Avrupa pazarında meyve sularının yüzde 14'ü fonksiyoneldir" diyen Prof. Dr. Ekşi, Türkiye'de ise 9 tane fonksiyonel gıda bileşenine izin verildiğini vurguladı.
Piyasa birçok gıdanın, fonksiyonel gıda olmasına rağmen üzerinde fonksiyonel gıda ibaresinin yazmadığına işaret eden Ekşi, şunları kaydetti:
"Son günlerde diyet için fonksiyonel gıda tek çare gösteriliyor. Fonksiyonel gıda tek çare değildir. Türkiye'de Avrupa Birliği'nde olduğu gibi EFSA gibi bir kurul yok. Böyle bir kurulun oluşumu en kısa sürede gerçekleştirilmeli. Ancak bu kurul, bilim insanlarından oluşmalı ve hükümetten bağımsız olarak faaliyet göstermelidir."
(ÖT-MT-MEF-Y)








