Erkek Sığınma Evi, Stüdyo Tipi Eve Dönüştürüldü

Erkek Sığınma Evi, Stüdyo Tipi Eve Dönüştürüldü
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

olarak bulunduğu bina, ekonomik şartlar gereği boşaltılmak zorunda kalınınca, sığınma evi stüdyo tipi evlere dönüştürüldü.

Konya'da Şefkat-Der tarafından yaklaşık 10 yıl önce kurulan 'Erkek Sığınma Evi'nin kiralık

olarak bulunduğu bina, ekonomik şartlar gereği boşaltılmak zorunda kalınınca, sığınma evi stüdyo tipi evlere dönüştürüldü.

Sığınma evinde kalan 20 kişinin 4 ayrı eve yerleştirildiğini belirten Şefkat- Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan, Erkekler için bina bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü toplumda bir arada çok sayıda bekar erkeğin oturması kabul görmüyor ve mahalle aralarında binalar kiralanmıyor. Daha önceki dönemlerde de bu nedenden dolayı bir çok binayı boşaltmak zorunda kaldık. dedi.

Dernek olarak ilk kez 10 yıl önce bir ev kiralayarak ilk erkek sığınma evini açtıklarını hatırlatan Hayrettin Bulan, şunları söyledi

Açtığımız erkek sığınma evi dünyada ve Türkiye'de büyük ses getirdi. Bugüne kadar 5 bin erkek sığınma evinden faydalandı. Bu erkekler arasında kan davasından, töreden kaçan erkekler, çocuklarıyla birlikte sokakta kalan erkekler, krizden dolayı işini kaybederek sokaklara düşmüş erkekler, eşinin ailesi tarafından şiddete maruz kalmış erkekler ve zaman zaman da cinsel istismara maruz kalmış erkekler faydalandı.

Erkek sığınma evi açıldığında istenmeyen adam ilan edildikleri için bir çok bina değiştirmek zorunda kaldıklarını öne süren Hayrettin Bulan, sözlerini şöyle sürdürdü

4 kez bina değiştirdik. Ekonomik şartların yanında toplumun sosyal yapısı da 4 kez yer değiştirmemize neden oldu. Valilik ve belediyelerde de hiç destek olmadı. Ekonomik nedenlerden dolayı dönem dönem elektrik ve sularımız kesildi. Son olarak kaldığımız binada da 'istenmeyenler' olarak ilan edildik. Kimse sorun ne düzeltelim diye yaklaşmaktansa, kapansın ve burada kalanlar biran önce gitsin mantığı ile yaklaştı.

Erkek sığınma evinde dramatik hayat hikayelerin bulunduğunu ifade eden Hayrettin Bulan, Burada ne kadar büyük dramatik hayat hikayelerinin olduğunu, nasıl büyük sıkıntılar yaşadıklarını, çektiği çileleri, bulundukları durumları, bayramlarda kendilerini nasıl yalnız ve kimsesiz hissettiklerini, ailesine nasıl özlem duyduğunu kimse konuşmak istemedi. Biz bunları gündeme getirmeye çalıştık. Ama bir espri konusu olarak algılandı. Bu yüzden de hiç yardım eden ve destekleyen olmadı. Şefkat-Der kıt kanaat imkanları ile burayı ayakta tutmaya çalıştı. Kimse bunların ben elektrik suyu fatarularını ödeyeyim, gıda ihtiyaçlarını karşılayayım, psikolojik sorunlarına çözüm bulayım diye yaklaşmadı. Dışlanma ve hor görülmelerle karşılandı. Kapattırılmaya çalışıldı. Şu anda da geldiğimiz noktada boğulmak üzere olan bir durumla karşı karşıyayız.dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı