Diyanet İşleri Başkanlığından "alın teri mukaddestir" hutbesi Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"İşçi, evine alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir"

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "İşçi, evine alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir." ifadeleri kullanıldı.

"Alın teri mukaddestir" konulu hutbe cuma vakti Türkiye genelindeki camilerde okundu.

İslam'ın kazanç ile infakı, zanaat ile ahlakı bir araya getiren hayat dini olduğu belirtilen hutbede, "Dinimiz, bütün insanlığı iş hayatında hak ve hukuka riayet etmeye, helal-haram bilincini kuşanmaya davet etmektedir. Alın terini mukaddes saymakta, helal ve meşru yollardan rızık temin etmeyi ibadet olarak görmektedir." ifadeleri yer aldı.

Dini ve insani değerlerin çalışma hayatının dışına itilmeye çalışıldığına şahitlik edildiği ifade edilen hutbede, "Oysaki iş ve ticaret hayatındaki faaliyetler ve elde edilen gelirler, Müslüman için bir amaç ya da bir hedef olmamalıdır. Bilakis Allah'ın rızasına ulaşmada, iki cihan saadetini elde etmede bir araç olmalıdır. Bu nedenledir ki biz Müslümanlar ticaretimizde, alışverişimizde, işçi ve işveren ilişkilerimizde iyiliği, adaleti ve merhameti esas alan, ahlaki ilkeleri usta-çırak eğitimi çerçevesinde nesilden nesile aktaran bir anlayışı benimsemek durumundayız." değerlendirmesinde bulunuldu.

İş yerini sadece bir geçim kapısı değil, karşılıklı güvenin hakim olduğu birer emniyet yurdu haline getirmenin herkesin ortak görevi olduğu vurgulanan hutbede, şunlar kaydedildi:

"Bununla birlikte işçi işini, sağlam ve kaliteli yapmalıdır. Yaptığı işin ve çalıştığı iş yerinin kendisine bir emanet olduğu bilinciyle hareket etmeli, evine, alın teriyle elde ettiği helal lokmayı götürmenin gayretinde olmalıdır. İşveren ise işçiye hakkını tam ve zamanında ödemeye çalışmalı, onun sosyal haklarını gözetmelidir. İşçinin güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Bu amaçla yapılacak her çalışmanın sadece bir insanın değil, ailenin ve toplumun geleceğini korumak olduğunu unutmamalıdır."

İşveren ya da işçi olmanın insani açıdan hiçbir üstünlüğünün olmadığına dikkati çekilen hutbede, "Allah katında insanların en faziletlisi imanla nasiplenen, ibadet ve güzel ahlakla hayatını süsleyen, takva elbisesine bürünendir. İnsanların en faziletlisi hakkaniyeti, dürüstlüğü, yardımlaşma ve dayanışmayı bütün menfaatlerin üstünde görendir." ifadeleri kullanıldı.

Kaynak: AA / Fırat Taşdemir
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.