Diyanet Dergisi'nde "Atatürk ve Din" Konulu Yazı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, 'Laiklik Asla Dinsizlik Olmadığı Gibi, Atatürk de Dinsiz Değildir. Türkiye Koşullarında Gerçek Dindarlık Atatürkçülüğün Bir Boyutudur' Dedi.

Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, ''Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, Atatürk de dinsiz değildir. Türkiye koşullarında gerçek dindarlık Atatürkçülüğün bir boyutudur'' dedi.

Sarıkoyuncu, Diyanet Dergisi'nin Nisan sayısında yayınlanan ''Atatürk, Din ve Din Adamları'' başlıklı yazısında, Atatürk'ün özellikle din ve laiklik hakkındaki görüş ve düşüncelerinin az bilindiğini, çok tartışıldığını ve istismar edildiğini ifade etti.

Bazı çevrelerin, bu konuda birbirinden farklı düşünceler ürettiğini kaydeden Sarıkoyuncu, bunlar arasında Atatürkçülüğü ''dinsizlik'' olarak takdim edenlerin sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğunu belirtti.

Bazılarına göre, ''Atatürk'ün dini toplumsal hayattan çıkarmak istediğini, dini değerleri kullanarak hedefine ulaştığını ve sonra dini ortadan kaldırmaya çalıştığını'' kaydeden Sarıkoyuncu, gerçekte Atatürk'ün ne dini toplumsal hayattan çıkarmak istediğini ne de dinin özüne dokunduğunu belirtti.

Atatürk'ün dine ve dini değerlere değil, hurafeciliğe ve din istismarına karşı olduğunu ifade eden Sarıkoyuncu, ''Bu sebeple laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, Atatürk de dinsiz değildir. Bu bağlamda, Türkiye koşullarında gerçek dindarlık Atatürkçülüğün bir boyutudur'' dedi.

Sarıkoyuncu, Atatürk'ün laikliğin din aleyhtarı bir zihniyetle uygulanması ihtimalini göz önüne alarak ''Laik hükümet tabirinden dinsizlik manasını çıkarmaya yeltenen fesatçılara fırsat vermemek lazımdır'' dediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Atatürk'ün laiklik, din ve din adamları üzerine söyledikleri, bugün Türkiye'de hala tartışılmakta olan din-devlet, din-siyaset ve din-çağdaşlaşma ilişkilerinde yol gösterici özelliğini korumaktadır. O'nun din konusundaki gerçekçi ve akılcı tutumu, hem dindarları hem de dinle ilgisi olmayanları koruyucu ve rahatlatıcı niteliktedir. Çünkü Atatürk'e göre esas olan toplumsal düzenin sağlanması ve geliştirilmesidir. O, bu kavramların her birini, birey ve toplum için yaşamsal birer değer olarak kabul eder. Bu yüzden din ve Atatürk üzerinden siyaset yapmak veya herhangi bir şekilde çıkar ummak, dine ve Atatürk'e karşı yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirilmelidir.''

Kaynak: AA