Haber : CHP'li Özkoç, Sakarya'da: "İsrail'den Topum Alacak Bir Ülke, Türkiye Cumhuriyeti Değildir… Türkiye Cumhuriyeti'nin Buğdaya İhtiyacı Olabilir Mi?" - Haberler

Haberi Paylaş

CHP'li Özkoç, Sakarya'da: "İsrail'den Topum Alacak Bir Ülke, Türkiye Cumhuriyeti Değildir… Türkiye Cumhuriyeti'nin Buğdaya İhtiyacı Olabilir Mi?"

 - Güncelleme:

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Sakarya’da; “Ata tohumu, dünyanın en organik tohumudur. Biz buna sahiptik. Ama şimdi tohumumuzu nereden alıyoruz? İsrail’den alıyoruz. İsrail’den tohum alacak bir ülke, Türkiye Cumhuriyeti değildir. Ukrayna… ‘Savaş çıktı, şu kadar bin ton buğday orada mahsur kaldı.’ Türkiye Cumhuriyeti’nin buğdaya ihtiyacı olabilir mi? Oradan gelen buğdaya ihtiyacı olabilir mi?” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Sakarya'da; "Ata tohumu, dünyanın en organik tohumudur. Biz buna sahiptik. Ama şimdi tohumumuzu nereden alıyoruz? İsrail'den alıyoruz. İsrail'den tohum alacak bir ülke, Türkiye Cumhuriyeti değildir. Ukrayna… 'Savaş çıktı, şu kadar bin ton buğday orada mahsur kaldı.' Türkiye Cumhuriyeti'nin buğdaya ihtiyacı olabilir mi? Oradan gelen buğdaya ihtiyacı olabilir mi?" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Sakarya'da; CHP Hendek İlçe Başkanlığı'nın, Hendek Belediyesi'nde düzenlediği toplantıda, muhtarlarla bir araya geldi. Özkoç, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

" Türkiye Cumhuriyeti hepimizin. Biz bir vatanın, ayrılmaz bir bütünüyüz. Birlikte yaşıyoruz. Acılarımızı, kederlerimizi, sevinçlerimizi, düğünlerimizi ya o acıyı ya da o sevinci paylaşıyoruz. Biz bu güzel vatanın ayrılmaz bir parçasıyız. Ama 85 milyon içinde sadece kendi ailesini, kendi çevresinin sorunlarını değil; kendi köyünün, kendi mahallesinin, kendi ilinin sorunları ile de ilgili elini taşın altına sokan insanlar var. İşte siz bu değerli grupta yer alıyorsunuz. Siz sadece kendi evladınızın kendi çocuğunuzun değil; mahallenizde bulunan tüm insanların mutluluğu, huzuru, refahı, geleceği ile ilgili sorumluluk alan kişilersiniz.

"EN ÖNEMLİ KANAAT ÖNDERLERİ MUHTARLARIMIZDIR"

Aslında Türkiye'nin en önemli kanaat önderleri muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızın bir çatı altında bir araya gelerek, birlikte hep beraber kendi sorunlarını tartışıyor olması, bunları yetkili kişilerle görüşüyor olması ve TBMM'de kendi sorunlarına ait yasaları çıkartmaları ile ilgili görüşmelerde bulunuyor olması çok değerli.

İster iktidar olalım, ister muhalefet; TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partilerin birinci derecede görevleri bize ilettiğiniz sorunlarla ilgili yasaların TBMM'den çıkartılmasıdır. Ondan sonra o yasaların hızla hayata geçirilmesini sağlamaktır. Bazen yasalar maalesef toplumun istekleri doğrultusunda çıkmıyor. Bazen bir azınlığın istekleri doğrultusunda yasalar çıkabiliyor. O yasalar toplumu memnun etmeyebiliyor. Örneğin; muhtarlarla ilgili TBMM'ye gelen son yasa, şöyleydi. Önümüzdeki seçimler, muhtarlar açısından şöyle olacaktı. Muhtarlar seçimlere girebilmek için evrakları hazırlayacak. İlçe seçim kurulları ve il seçim kurullarına verecek. Seçim kuralları bu evrakları alacak. Muhtarlar seçimlere girecekler. Kazandıktan sonra evraklar incelenecek. Kazanan muhtarın evrakları yeterli değilse o muhtarlar, muhtarlıktan çekilecek, alınacak. O ilçe ve il kurulları; ya ikinci ya da diğer muhtar adaylarından bir tanesini atayabilecekti. Bu yasa olarak geldi. Muhtarlar Federasyonu, TBMM'ye geldiler. Böyle bir yasa olmaz, dediler. Muhalefet bu yasada çok büyük etkinlik gösterdi. Biz Genel Kurul'da görüşülürken, benim nöbetimde, konuştum; Hayati Yazıcı, bu yasadan sorumlu milletvekiliydi. Ben konuşma yaptıktan sonra, Hayati Yazıcı söz aldı, 'doğru söylüyorsunuz, biz bu yasayı geri çekiyoruz' dedi.

Yeri geldiği zaman muhalefet görevini yapacak. İktidar doğruyu görecek o da gereğini yapacak. Demek ki meseleye sadece iktidar açısından bakmamak gerekiyor. Demokrasinin en önemli öğelerinden bir tanesi muhalefettir. Muhalefet görevini düzgün yaparsa, o zaman gerçekten toplum bundan yarar görüyor.

Köylerimiz mahalle haline dönüştürüldü. Meralar ve araziler, köylünün kendisine ait araziler; ilçe belediyelerinin uhdesine geçti. Yasa çıktığından beri 90 bin dönüm mera, mera vasfını yitirdi. Satılan birçok ortak mülk, artık imara açıldı. Sakarya'dan da hem il başkanımıza, hem de bize gelen şikayetler doğrultusunda; çok net bir tavrı TBMM'de gösterdik. Dedik ki, 'Bu büyük bir sıkıntı yaratıyor, bunu engellemek lazım, doğru değil. Aynı zamanda köylerde oturan insanlar elektriği, suyu pahalı ödüyorlar, imar ile ilgili emlak ile ilgili ödemeleri fazla.' Bizzat Cumhurbaşkanı; bizim bu açıklamalarımız ve muhalefetimizden sora yeni bir kanun çıkarttılar. Çıkarttıkları kanun da 'kırsal mahalle' adı altında oldu. Oradaki yükü azaltabilmek için; en azından iş yerlerinde su parasını yüzde 50, konutta su parasını yüzde 25, emlakta vergiyi yüzde 50 oranında bir düzeltmeye gittiler. Ancak ilçe ve büyükşehir belediyelerinde bunlar kabul görmedi. Bu doğru değil.

Bütün muhtarlarımıza şöyle bir baskı yapmak doğru olmaz. 'Biz belediyeyiz, size düzgün hizmet gelmesini istiyorsanız, buraya girmeyin.' Bu doğru bir yaklaşım değil, mantıklı bir yaklaşım da değil. Belediyeler birinci derecede, kendi illerinde oturan insanların refahından mesuller. Onlardan ne kadar para alacağım, vergi keseceğim diye bakmamaları gerekir. Çünkü; il ve ilçe belediyeleri içindeki vergilerden doğan İller Bankası payı. Onu büyütmek lazım. Yoksa vatandaşın gırtlağına basıp da köyde emlak vergisini, ilde oturan birisinin aynı derecede emlak vergisini almak; su parasını almak kesinlikle doğru değildir.

Öncelikle kırsal mahalle konumunu kaybetmemiş olan muhtarlarımızdan muhakkak bağlı bulundukları ilçe belediyelerine başvurmalarını istiyorum. Muhakkak kendi vatandaşlarının ve köylerindeki insanların hakkını, hukukunu korusunlar. İlçe belediyesi, bu kararı; görüştükten sonra büyükşehir belediyesine gönderiyor. Bütün muhtarlarımıza, CHP Grup Başkanvekili olarak mektup yazdım. Sanıyorum bir 10 gün içinde elinize ulaşacak. 90 gün içinde, büyükşehir belediyesinin bu konuda karar vermesi gerekiyor. Bu kararı düzgün verebilmesi için bizlere de görev düşüyor. İktidarla doğru ilişkiler kurarak, sizin adınıza bunun tescillenmesini sağlarız. O yüzden, sizden rica ediyorum. Yarın kendi mahallenizdeki insanlarla yüz yüze geleceksiniz. Oradaki insanların benim hakkımı, hukukumu korumanı talep ediyorum, isteği ile karşılaştığınızda; bunu gerçekleştirmiş muhtarlar olarak seçmenlerinizin karşısına geçin.

Sakarya, aynı zamanda bir tarım ilidir. Şu anda 340 bin dönüm arazi tarım alanı olmaktan çıkartılıyor. Yani 50 bin futbol sahası büyüklüğündeki bir arazi. Biz Sakarya'da Türkiye'nin değil, dünyanın en önemli tarım topraklarına sahibiz. En şanslı illerden bir tanesiyiz. Köylerdeki meraların yok olması, hayvancılığı bitiriyor. Girdi fiyatlarının yüksek olması, tarımı bitiriyor. Çünkü ithal ettiğimiz ürünleri ithal ettiğimiz ülkelerdeki çiftçiler, kendi girdi fiyatlarını düşünüyorlar. Türkiye'de ata tohumu denilen tohum, dünyanın en organik tohumudur. Biz buna sahiptik. Ama şimdi tohumumuzu nereden alıyoruz? İsrail'den alıyoruz. İsrail'den tohum alacak bir ülke, Türkiye Cumhuriyeti değildir. Türkiye Cumhuriyeti'ne imkan verilirse, kendi tohumunu üretebilecek bir ülkedir Türkiye Cumhuriyeti. O yüzden bunu talep etmek gerekir. Artı, diğer ülkelerdeki çiftçilere kolaylık sağlıyorlar. Onlar girdi fiyatları düşük olduğu için dünya ile rekabette de o çiftçiler ön plana çıkıyor.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN BUĞDAYA İHTİYACI OLABİLİR Mİ?"

Türkiye mısırın, buğdayını... Ukrayna; 'savaş çıktı, şu kadar bin ton buğday orada mahsur kaldı.' Türkiye Cumhuriyeti'nin buğdaya ihtiyacı olabilir mi? Oradan gelen buğdaya ihtiyacı olabilir mi Türkiye Cumhuriyeti'nin? Sakarya, buğdayda Türkiye'de birinci, ekimde birinci olan illerden bir tanesiydi. Mısırda ikinci olan illerden bir tanesiydi. Patates, bizim patatesimiz, Sakarya patatesi diye; bütün pazarlarda ilgi gören bir patatesti. Sakarya'da hayvan pazarı denilen bölgede, hayvancılık Sakarya'da çok önemliydi. İlk Et Balık Kurumu'nun kurulduğu illerden bir tanesidir, Sakarya. Sakarya'ya Allah, isteyebileceği her şeyi bahşetmiş. Kullar, Allah'ın bahşettiği şeyleri düzgün kullanmak, milletin hayrına geliştirmekle mükellefler. Biz burada bir eksikte bulunuyorsak, toplu olarak bunu düzeltmeliyiz.

Sakarya tarım ili olacak Türkiye'deki illerin başında geliyor. Neden? Sadece topraklarının iyi olması yetmiyor. Lojistik olarak da güçlü olmak gerekiyor. Büyük otoyollara bağlantının yakın olması gerekiyor. Başka? Havaalanlarına yakın olması gerekiyor. Limanının olması gerekiyor. Size soruyorum? Hangisi yok Sakarya'da. Liman var, trenlerimiz var, ama tren yolu hattı 10 yıldan beri gerçekleştirilmiyor.

İnsanlar şöyle düşünebilirler, 'onun bana ne faydası var?' Onun sana şu faydası var. Sen ürettiğin ürünü çok kısa bir sürede doğru bir ambalajlama ile ve örgütlü bir şekilde, Karadeniz'de kıyısı bulunan bütün ülkelere en az maliyetle Karasu limanından, lojistik üssünden kendi ürününü satabilirsin. Sen, devletten ne kadar alacağım, diye beklemezsin. Sen ürününü dünyada en üst seviyede satabilme imkanına sahip olabilirsin. Biz bunu neden yapmıyoruz?

10 yıldan beri yüzde 23'ü gerçekleşmiş olan bu demiryolu neden bitirilmiyor. İtalyanlar, 'Bu proje gerçekleşebilir' demişler. Evet, gerçekleşmesinde bazı zorluklar var. Güzergahta balçık olan alanlar var. Ama biz Türkiye Cumhuriyeti'nin dört bir tarafını demiryolu rayları ile döşemiş bir milletiz. Buradaki 75 kilometrelik hattı gerçekleştirmemiş olmamız çok ilginç. Adapazarı-Karasu, Adapazarı-Bartın… Bunu talep etmeniz gerekiyor.

"TBMM'DE KAÇ KERE 'SAKARYA" DEDİN?"

Milletvekilleri, seçildikten sonra görevlerini yapmıyorsa; ben dahil olmak üzere, bize oy vermeyin. Milletvekilleri istedikleri zaman muhtarların karşısına çıkmasınlar. Muhtarlar Derneği Başkanımız, Sakarya milletvekillerine diyecek ki; 'Bütün muhtarlarımızla beraber sizi davet ediyoruz, gelin hesap verin.' 'Sakarya'nın kırsal alanları ile ilgili TBMM'de ne yaptın? Kanun teklifinde bulundun mu? Araştırma önergesi verdin mi? Soru önergesi verip de sorunlarımızı öğrendin mi? TBMM'de kaç kere Sakarya dedin?'

TBMM'de daha Sakarya adını anmayan milletvekillerini 10 yıl, 15 yıl seçerseniz; bu milletvekili sizin derdinizi neden dinlesin? Nasıl olsa bana oy veriyorlar, diyor. Nasıl olsa benim dediğimi yapıyorlar, diyor. Sakarya'daki toplulaştırma ile ilgili önergeyi veren, bu konuda bastıran, TBMM'de konuşan kişi CHP milletvekili. Kırsal alanlarda, kırsal mahalle konusunda konuşan; muhtarların sorunları ile ilgili adını da Sakarya diyerek veren CHP milletvekilidir. Şeker fabrikası, bugün Fetullahçı Terör Örgütü diye andığımız kişilere satılırken, gece gündüz mücadelesini veren CHP milletvekilidir. Tank-palet fabrikası, Sakaryalıların katkıları ile 1 milyon metrekare arazide kurulan tank-palet fabrikası; Katar ordusuna teslim edilirken orada mücadele veren, 60 tane milletvekilini Sakarya'ya getiren CHP milletvekilidir. Sakarya'da çimento fabrikası açılıp, kırsal alanlar yok edilmesin diye mücadele veren siyasi partidir CHP. Sakarya'da futbol stadının yeri değiştirildikten sonra, o stadın bir şirkete verilmesine karşı mücadele eden CHP'dir ve belediye başkanı, iktidarın belediye başkanı olmasına rağmen bize teşekkür etmiştir.

Biz, sizlere hizmet alanında inancımızı hiç kaybetmedik. Milletimizle ilgili, ülkemizle ilgili, bayrağımızla ilgili inancımızı hiç kaybetmedik. Biz, Ege'deki adaların silahlanması ile ilgili ilk bağıran milletvekillerinden bir tanesiyiz. İlk bağıran, ilk ses çıkaran… Yunan bir komutan, Akdeniz'de bizim gemimizin üstüne çıkıp da 'ben burayı kontrol edeceğim' dediğinde, ayağa kalkan biziz.

Ama ben sadece bizim olmamızı istemiyorum. Ben TBMM'de vekillik sıfatını alan herkesin birlikte ayağa kalkmasını istiyorum. Çocuklarımız, başka ülkelerin topraklarında ölmesin diyen biziz. Kendi topraklarımızın sınır alanlarını korumak için imkan ve kabiliyete sahip olan Türkiye Cumhuriyeti ordusudur diyen biziz. O yüzden diyorum ki sizlere, bizleri orada sınava çekecek olan bize oy veren milletimizdir. Siz de onların temsilcisisiniz. Yapamadıklarımız, eksiklerimiz olabilir. Onları bize gösterin. Daha fazlasını hep birlikte yapalım.

Bana diyorlar ki, 'Sakarya'da başka konuşuyorsun, ama TBMM'ye gittiğin zaman çok daha sertleşiyorsun.' Sakarya benim memleketim. Sakarya'daki belediye başkanları daha iyi görevlerini yapsınlar diye bütün örgüt olarak dolaşıyoruz. Zamanında onları uyarıyoruz, doğru olan budur diyoruz. Muhtarımız bir sorunu bize ilettiği zaman o dosyayı diğer milletvekilleri ile de görüşüyoruz. Birlikte mücadele edelim diyoruz. Bizi ayıran ne olabilir. Bizi hiçbir güç karşı karşıya getiremez, getirmemeli. Biz, size hizmet etme davasında, hizmetkarınızız. Buna devam edeceğiz."

ANKA / Güncel

Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Sakarya Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu haber ANKA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. ANKA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı ANKA kurumudur.
title