Ankara'da 26 katlı apartmandaki yangında ihmali olduğu öne sürülen sanıkların yargılanması sürdü
Ankara'nın Çankaya ilçesindeki 26 katlı binada meydana gelen yangında biri bebek 3 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin 13 sanığın yargılaması sürüyor. Yangında eşi ve bebeğini kaybeden müşteki, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Ankara'nın Çankaya ilçesinde biri bebek 3 kişinin yaşamını yitirdiği 26 katlı binadaki yangına ilişkin 13 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, bazı tutuksuz sanıklar, müşteki aileler ve taraf avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra İstanbul Adli Tıp Kurumuna yazılan müzekkereye cevap gelmediğini bildirerek, yangında eşi ve 3,5 aylık bebeğini kaybeden müşteki Mustafa Şahin'e söz verdi.
Şahin, mahkemenin bir an önce sonuçlanmasını ve sanıkların en ağır şekilde cezalandırmasını istediğini söyledi. Yargılamanın 1 yıldır devam ettiğini belirten Şahin, sanıkların yalan beyanlarla yargılama sürecini uzatmaya çalıştığını ileri sürdü.
Şahin, şöyle devam etti:
"3,5 aylık çocuğumu ve eşimi kaybettim. Yaşanan ihmalleri ve yapılan hataları tesadüf gibi göstermeye çalışıyorlar. Hiçbir şeyi düzgün yapmamışlar, sonra da 'biz bilmiyorduk, görmedik' diyorlar. Binanın oturma ruhsatı olmadan iskana açıldığı, elektrik bağlandığı açıkça ortada. Ruhsatı olmayan bir binanın kullanıma açıldığı belli. Adaletin yerini bulmasını istiyorum."
Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksiklerin giderilmesinin ardından dosyanın bilirkişiye gönderilmesini istedi.
Daha sonra söz verilen sanık Fikret Artan, apartmanda tadilat yapan 18 numaralı daireyle ilgili tespit yapılmasını, yangının yayılmasına neden olan kişilerin dinlenilmesini talep ederek, "Yangın günü Iğdır'daydım, pasaportum yanımdaydı ve hakkımda yakalama kararı yoktu. Kaçma imkanım vardı ama kaçmadım." ifadelerini kullandı.
Sanık Kadir Dursun, sağlık sorunlarının olduğunu belirterek, hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını veya hafifletilmesini talep etti.
Sanık Yavuz Selim Karaman da eski savunmalarını tekrar ederek, "Bana 10 aydır adli kontrol tedbiri uygulanıyor. Eşim ev hanımı, 5 çocuğum var. Evimi geçindiremiyorum. Adli kontrol şartlarının hafifletilmesini ya da kaldırılmasını talep ediyorum." dedi.
Sanık İbrahim Konca, adli kontrol tedbirlerini ihlal etmediğini, yalnız yaşadığını, bakmakla yükümlü bir çocuğu olduğunu anlatarak, mahkemeden, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti.
Diğer tutuksuz sanıklar da önceki ifadelerini tekrar ederek, mahkemeden adli kontrol şartlarının kaldırılmasına karar verilmesini istedi.
Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Adli Tıp Kurumu'ndan istenen raporun beklenmesine, dairelerin günlük ve saatlik elektrik kullanım miktarlarının elektrik şirketine sorulmasına, apartman görevlisi Ö.Ö'nün tanık olarak dinlenilmesine karar vererek, davayı 3 Temmuz'a erteledi.
Olayın geçmişi
Çankaya ilçesi Alacaatlı Mahallesi'nde bulunan bir sitedeki 26 katlı binada, 12 Temmuz'da çıkan yangında biri bebek 3 kişi hayatını kaybetmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yangına ilişkin başlatılan soruşturmada, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen 4 kişi tutuklanmıştı.
Başsavcılığın olaya ilişkin hazırladığı iddianamede, binanın şaft boşluğundan geçen elektrik iletim hattının metal kılıfının 10. kat seviyesinde deformasyona uğradığı, yangının bu bölümdeki aşırı ısınma ve gevşek bağlantı gibi sebeplerle iletim hattındaki "şase patlaması" sonucu başladığı tespitine yer verilmişti.
İddianamede, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen yüklenici firmanın müteahhidi, asansör bakım firmasının sahibi, site yöneticisi ve yapı denetim şirketi firmasının sahibinin de bulunduğu 13 sanığın "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.
İddianame, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.









