Başbakan Erdoğan (3/son): "Kapıları Tek Tek Çalacaksın Fatma Hanım"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak önce eşi vefat etmiş kadınların sorunlarının teşhisini yaptıklarını, şimdi artık sorunun tedavisi aşamasına geçildiğini bu bağlamda Türkiye genelinde 150 bin kadına ulaşacaklarını söyledi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak önce eşi vefat etmiş kadınların sorunlarının teşhisini yaptıklarını, şimdi artık sorunun tedavisi aşamasına geçildiğini bu bağlamda Türkiye genelinde 150 bin kadına ulaşacaklarını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak önce eşi vefat etmiş kadınların sorunlarının teşhisini yaptıklarını, şimdi artık sorunun tedavisi aşamasına geçildiğini bu bağlamda Türkiye genelinde 150 bin kadına ulaşacaklarını söyledi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak önce eşi vefat etmiş kadınların sorunlarının teşhisini yaptıklarını, şimdi artık sorunun tedavisi aşamasına geçildiğini bu bağlamda Türkiye genelinde 150 bin kadına ulaşacaklarını söyledi. Erdoğan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'e ve ekibine bu noktada büyük görev düştüğünü belirterek "Yani kapıları tek tek çalacaksın Fatma Hanım" dedi.
-"TÜRKİYE'DE 150 BİN YOKSUL DUL KADIN VAR"-
Erdoğan, "Eşi Vefat Etmiş Kadınlar İçin Sosyal Yardım Programı" toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye genelinde, eşi vefat etmiş, yoksul ve yoksun kadınları tespit ederek, onların ihtiyaçlarına yönelik bir çalışma başlattıklarını söyledi. Türkiye genelinde, eşi vefat etmiş yaklaşık 150 bin kadının gelir yoksulluğu içinde olduğunun bu araştırmayla niceliksel olarak daha da netleştiğini kaydeden Erdoğan bu kadınların kısa, orta ve uzun vadedeki ihtiyaçları, beklentileri, taleplerinin de yine bu araştırmayla daha belirgin hale geldiğini sözlerine ekledi. Erdoğan şunları söyledi:
"Tabii, manzaranın ortaya çıkmasıyla, netleşmesiyle her şey bitmiyor. Biz, önce sorunun teşhisini yaptık ve şimdi artık sorunun tedavisi aşamasına geçiyoruz. Yaptığımız kapsamlı araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye genelinde eşi vefat etmiş hanımlara yardım etmek amacıyla bir dizi çalışmayı derhal başlattık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'yla, Gençlik ve Spor Bakanlığı'yla, Sağlık Bakanlığı'yla, TOKİ ve Türkiye Barolar Birliği'yle istişareler yaptı, ortak çalışmalar yürüttü. Şimdi, 2012 yılı başından itibaren, bu hanım kardeşlerimizin gıda yardımlarından düzenli olarak faydalanmalarını sağlayacağız. TOKİ'nin inşa ettiği alt gelir grubu ve yoksul konutlarında, eşi vefat etmiş, ihtiyaç sahibi hanım kardeşlerimize, öncelik verilmesini aynı şekilde hedeflerimiz arasına alıyoruz. Şartlı Eğitim Yardımından yine bu kardeşlerimizin öncelikli olarak faydalanmasını sağlayacağız. İstihdam ve meslek edindirme kurslarında aynı şekilde bir öncelik sağlanacak. Bu hanım kardeşlerimizin, eğer çocukları varsa, çocuklarının eğitim burslarından, yurt hizmetlerinden yararlanmasında da yine pozitif bir ayrımcılık uygulanacak.
Türkiye genelinde, bakanlığımız tarafından bu hanım kardeşlerimize hukuki ve psikolojik destek de sağlanacak. İlgili tüm kurumlarla koordinasyon içinde, son derece modern bir altyapıyla, bu 150 bin hanım kardeşimize inşallah ulaşacak ve onlara, yalnız olmadıklarını hissettireceğiz. Yani bu hanım kardeşlerimizin bizi bulması değil, bizim onları bulmamız esas alınacaktır."
-"YOKSULLUĞUNU GİZLEYEN KADINLAR VAR"
Erdoğan, AKP Hükümetleri döneminde, kadınların hakları ve statüleri noktasında devrim niteliğinde reformlar gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan bir sorunu görmüyor olmanın, o sorunu ortadan kaldırmadığını da dile getirerek "Toplum olarak, bu noktanın özellikle sorgulanması gerekiyor. Sadece bizim değil, tüm dünyanın, dünya kadın hareketinin de bunu sorgulaması gerekiyor. Zira öyle kadınlar var ki, yaşadıklarını, maruz kaldıkları haksızlık, eşitsizlik ve şiddeti kimseyle paylaşamıyorlar. Öyle kadınlar var ki, hani kelimenin tam anlamıyla, bağırlarına taş basıyor, kan kusuyor, ama bakıyorsunuz "kol kırılsın, yen içinde kalsın, aile içinde kalsın' diyorlar. Yoksulluğunu gizleyen kadınlar var. Her gün eşinden, kardeşlerinden, babasından dayak yiyen, şiddet gören ama bunu ifade edemeyen kadınlar var. İş yerlerinde ezilen, ötelenen, ruhu incitilen kadınlar var. İşte biz, gidip o kadınları bulmak zorundayız, bu bakanlığı biz bunun için kurduk" diye konuştu.
-"KAPILARI ÇALACAKSIN FATMA HANIM"-
Başbakan Erdoğan bu ihtiyaç sahibi kadınlara ulaşmak için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı kurduklarını ifade etti. "Bakanlık kurarsınız, Genel Müdürlükler ihdas edersiniz, çeşitli haklar sağlarsınız ama masanın arkasında oturur da insanların size gelmesini beklerseniz, yaptıklarınızın hiçbir anlamı, hiçbir önemi kalmaz" diyen Erdoğan Bakan Fatma Şahin'e dönerek "Onun için Fatma Hanımın buradaki yükü çok ama çok ağır. Yani kapıları tek tek çalacaksın Fatma Hanım, bunu Fatma Hanıma söylemiyorum, tüm ekibiyle 81 ildeki eli ayağı olan tüm ekibine söylüyorum. Bu Fatma Hanıma söylerken beni boşa çıkarmıyor. Ben de bu sorumluluğun altındayım, tüm arkadaşlarımız bunun altında. İşte biz, her türlü sosyal politikamızda, insanların gelip bizi bulmasını beklemiyor, gidip biz muhtaçları bulmak için mücadele veriyoruz" diye konuştu.
-"ÇADIRLARDAKİ KADINLARIN ŞÜKRETTİĞİNİ GÖRDÜM"-
Van Depremi nedeniyle, deprem günü ve geçen hafta Cumartesi günü olmak üzere iki kez Van'a gittiğini ve çalışmaları yerinde incelediğini de sözlerine ekleyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Öyle bir toplumun içinde yaşıyoruz ki bakıyorsunuz, bütün bu yapılan olumlu çalışmaların yanında, 1 tane, 3 tane, 5 tane olumsuzluk gelse, yandınız. Bütün gözler, başta medya olmak üzere onun üzerinde yoğunlaşıyor. Bu bakımdan bir kişinin ihmali bile, bir kişinin böyle bir olumsuzlukla karşı karşıya kalması bile kurtarır mı? Kurtarmaz. Bunun da farkındayız ama elinden geleni yapan, elinden geleni ortaya koyan bütün bu olumlu çalışmaların yanında o bir taneyi gündeme getirip taşımanın da toplumun psikolojik noktada nasıl bir yıkıma uğratılacağını görmesi bakımından bu çevrelerin dikkatli olması gerekir diye düşünüyorum. Şunu gerçekten büyük bir gururla ifade ediyorum, o çadırlardaki, o sokaklardaki her bir hanım kardeşimizin, tam bir vakar içinde, boynunu bükerek, şikâyet etmek yerine şükrettiğini gördüm. İnanın, bu milletin bir ferdi olduğum için, Anadolu'nun yürekli kadınlarıyla aynı havayı teneffüs ettiğim için iftihar ettim ve Rabbime şükrettim. İşte bu tavır, bizim sorumluluğumuzu katlayarak artırıyor. O boynu bükük hanım kardeşlerimize el uzatmak, bizim için her zamankinden çok daha fazla ehemmiyet arz ediyor. Biz de bunu yapmak için, sorumluluğumuzu yerine getirmek için, var gücümüzle çalışıyor, o hüzünlü, kederli, boynu bükük Anadolu kadınını gülümsetebilmek için sınırları zorlayarak, imkânları zorlayarak yardım elimizi oraya uzatıyoruz." (ANKA/SON)
(ZHR/ORH) - Ankara













