Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Bakan Uraloğlu, veri merkezlerini Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak niteledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Bakan Uraloğlu, kriptoloji konferansında veri merkezlerinin dijital varlıkların güvenliğinin teminatı olduğunu söyledi. Uraloğlu, Temmuz'da Gölbaşı'nda temeli atılan 35 bin 300 metrekarelik TÜRKSAT Veri Merkezi'nin kritik kamu verilerini koruyacağını belirtti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kriptoloji açısından veri merkezlerinin, dijital varlıkların uzun vadeli güvenliğinin teminatı olduğunu belirterek, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak, siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesi." dedi.

Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ile Bilgi Güvenliği Derneği işbirliğinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) düzenlenen "Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"nda bilginin, çağın en değerli hazinesi, siber güvenlik yazılım ve teknolojilerinin ise bu hazineyi koruyan en kritik kalkan olduğunu söyledi.

Yeni çağın en stratejik kaynağının veri, yani bilgi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "Veri yalnızca arşivlenen bir yığın değil, üretimin ham maddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü, veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu artık yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananlarıdır." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, bu yılki konferansın ana teması "Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar"ın, küresel ölçekte yaşanan gelişmeleri isabetli biçimde yansıttığına dikkati çekti.

" Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz"

Siber dayanıklılık ve caydırıcılığın, platform siber güvenliği ile küresel rekabette teknoloji savaşları ve siber casusluk başlıklarının, Türkiye ve uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığının altını çizen Uraloğlu, "Bu anlayışla, kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini, Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz'da Ankara Gölbaşı'nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla, Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden birisi oluyor. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis, e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacak. Bir yanda kamunun kritik dijital yükünü taşıyacak bu dev kale yükselirken, diğer yanda özel sektörün gücüyle bölgesel ve uluslararası kapasiteyi büyütmeye devam ediyoruz." diye konuştu.

Uraloğlu, eylülde hizmete alınan Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak dijital kaleler zincirine önemli bir halka olarak eklendiğini, böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişlettiklerini hatırlattı.

Kriptoloji açısından veri merkezlerinin, dijital varlıkların uzun vadeli güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Kritik verilerin şifrelenmesi, anahtar yönetimi, erişim kontrolleri, tedarik zinciri güvenliği ve gelecekteki kuantum tehditlerine karşı dayanıklı altyapıların kurulması, veri merkezlerinin en temel işlevlerindendir. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak, siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir. Bu projeler sayesinde Türkiye, artan veri üretimi, bulut bilişim ve yapay zeka ihtiyaçlarına cevap verecek ölçeklenebilir altyapı kazanırken, bölgesel bir dijital altyapı ve veri merkezi üssü olma hedefini de güçlendirmektedir." ifadelerini kullandı.

"Siber Güvenlik Başkanlığı ülkemizin milli çıkarlarını koruma iradesinin tezahürü"

Uraloğlu, Türkiye'de siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini anlattı.

Bakanlık koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında, siber dayanıklılık, proaktif siber savunma ve caydırıcılık, insan odaklı yaklaşım, teknolojinin güvenli kullanımı, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi ile uluslararası işbirliği alanlarında 6 stratejik amaç, 18 hedef ve 61 eylem belirlediklerini anımsatan Uraloğlu, "Bu stratejik yaklaşımın, kurumsal karşılığını ise Cumhurbaşkanlığına bağlı kurulan Siber Güvenlik Başkanlığımız oluşturmakta. Siber Güvenlik Kanunu ile güçlendirilen bu altyapı, ulusal siber güvenlik politikalarının tek elden belirlenmesini, kritik altyapıların korunmasını, siber tehditlere karşı koordineli müdahaleyi ve kamu-özel sektör-akademi işbirliğini daha etkin hale getirecektir. Siber Güvenlik Başkanlığının kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür." değerlendirmesinde bulundu.

Uraloğlu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak "Seviye 1: Rol Model Ülke" kategorisinde yer almasının, bu alandaki kurumsal kapasitenin uluslararası düzeyde tescili anlamına geldiğini dile getirdi.

"Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımız"

BTK'nin elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü bildiren Uraloğlu, "Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır. Bu kapsamlı siber güvenlik çabalarımızın ve kurumsal yapılanmamızın en hassas, en öncelikli boyutunu ise hiç şüphesiz geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın dijital dünyada korunması oluşturmaktadır. Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır." şeklinde konuştu.

Uraloğlu, Siber Güvenlik Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırıldığını hatırlatarak, yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılmasının, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanmasının ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınmasının çocukların dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılıklarının açık göstergesi olduğunu vurguladı. Çocukların sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizen Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Geleceğin dünyasında veri hızlı, güvenli ve egemen olana ait olacaktır. 5G ve ilerleyen dönemde 6G teknolojileri, yazılım tabanlı şebekeler ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması, çekirdek ağ güvenliği, tedarik zinciri güvenliği ve kriptografik altyapıların güçlendirilmesi gibi alanlarda yeni ihtiyaçlar doğurmaktadır. Siber güvenlik, yalnızca teknolojiyle değil, insan odaklı bir yaklaşımla ve kamu, özel sektörle akademi arasındaki işbirliğiyle güçlenir. Bu konferansın, küresel siber tehditlerin değerlendirilmesi, kritik altyapılarımızın güvenliğinin daha da güçlendirilmesi ve kurumlar arası işbirliğinin derinleştirilmesi bakımından önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.