Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının sekizinci duruşması tamamlandı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması sona erdi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması sona erdi.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada savunma yapan Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
Söz konusu firmada kar payı şeklinde çalıştığını ve ücretlerini böyle aldığını ifade eden Çetinkaya, şirkette resmi olarak yöneticilik yaptığını söyledi.
Seyhan Belediyesi'nin kent temizliği işinde proje yöneticisi olarak çalışan tutuksuz sanık Adnan Tan Dehnioğlu, rüşvete aracılık etmediğini savundu.
İddianamede adı geçen işin sadece proje yöneticisi olduğunu söyleyen Dehnioğlu, "İsnat edilen suçlamayı kabul etmiyorum. Savcılıkta tanık olarak ifade verdim. Vermiş olduğum ifade sadece tanık olaraktır." beyanında bulundu.
O dönem Seyhan Belediyesi'nde proje koordinatörlüğü yapan tutuksuz sanık Tekin Sönmez, savcılıkta tanık olarak verdiği beyanını tekrar ettiğini söyledi.
Sönmez, iddianameye konu paraların hak ediş ödemesi olduğunu, paraların teslim tarihleriyle ilgili görüşmeleri tutuksuz sanıklardan Baki Nugay'ın yaptığını savunarak, miktarlarla ilgili de bir bilgisinin olmadığını, çektiği paraları tutuklu sanıklardan Özcan Zenger'e verdiğini öne sürdü.
Soruşturma aşamasında, Baki Nugay'ın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdiği gün tanık olarak ifade vermesinin nedeninin sorulması üzerine Sönmez, "Hiçbir yönlendirme olmamıştır. Ben kendi rızamla, baskı altında kalmadan ifade vermeye gittim. Baki Nugay'ın o gün ifade vereceğini bilmiyordum." savunmasını yaptı.
Hak ediş ödemelerinin konuşulduğu sırada söz alan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Zeydan Karalar, göreve geldikleri günden itibaren söz konusu hak ediş ödemelerini düzenli yaptıklarını ve bunun belgelerini mahkemeye sunduklarını belirtti.
"Gerçeğe aykırı bir karara imza atmadım"
Tutuksuz sanıklardan şirket sahibi Ahmet Başdaş, Beltaş'la ilgili ihaleye teklif vermiş gibi gösterildiğine ilişkin iddiayı reddetti.
Aziz İhsan Aktaş'la komşu olduğunu ve ticaret yaptığını söyleyen Başdaş, Aktaş dışında iddianamede adı geçen kimseyi tanımadığını savundu.
Tutuksuz sanık Ayben Yanardağ, davaya konu Beltaş ihalesinde komisyon üyesi olarak görev yaptığını, bu görevi kendisine Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Sanayi ve Ticaret AŞ Başkanı tutuklu sanık Önder Gedik'in söylediğini belirterek, "Gerçeğe aykırı veya sahte herhangi bir komisyon kararına imza atmadım. Üstlerim tarafından verilen görevi yerine getirdim. Suç işleme kastıyla hareket etmedim." savunmasını yaptı.
Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesi ve Beltaş Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yenidünya ile tutuksuz sanıklar Gözde Şahin ve Mustafa Emir Güleryüz'ün savunmalarının alınmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.
"Kendisi adeta belediyeyi kendine üs yapmış"
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda konuşan Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık Ozan İş, Beşiktaş Belediyesi'nin mülkiyetindeki Özel Etiler Hastanesi'nin Aziz İhsan Aktaş'a değerinin 180 milyon lira altında satıldığı iddiasına ilişkin savunma yaptı.
İş, savunmasında, hastane sürecinin satışından Rıza Akpolat ve Önder Gedik'in bilgisi olduğunu, satış sürecini kendisinin yönetmediğini öne sürdü.
Süreci tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ile tutuksuz sanık ihale danışmanı Mustafa Mutlu'nun yönettiğini söyleyen İş, "Evraklar Mustafa Mutlu tarafından hazırlanmıştır. Ali Rıza Yılmaz suçu benim üzerime atarak çelişkili ifadeler vermektedir." iddiasında bulundu.
Beşiktaş Belediyesi'nin mali işlere en uzun süre bakan bürokratı olduğunu savunan İş, şunları kaydetti:
"Görev yaptığım süre içerisinde birçok kişiyle muhatap olmuşumdur ama hiçbiriyle Aziz İhsan Aktaş'la olduğu gibi sürtüşme olmamıştır. Kendisi adeta belediyeyi kendine üs yapmış, bürokratları taciz etmiştir. Bir gün beni arayarak, buranın tek müteahhidinin kendisi olduğunu, başkasına iş verilirse onu öldüreceğini söylemiştir. Aziz İhsan Aktaş'la yazışmalarımızda görüleceği üzere kendisi sürekli beni aramakta, yazmakta, taciz etmektedir. Rüşvet verdiğini iddia ettiği gündeki yazışmalara bakılırsa o gün beni iki defa aradığını ve iki defa cevapsız arama olduğunu göreceksiniz. Ben telefonunu açmadığım birinden nasıl rüşvet alabilirim? Tabii ki doğal olarak Aziz İhsan Aktaş, istediğini yapmadığım için tarafıma bu iğrenç iftirayı atmıştır. Rüşvet iddiasını Mustafa Mutlu'yla kurguladığını düşünüyorum. Kendisinden asla para talep etmedim, teslim almadım."
"Rıza Akpolat'ın avukatlarından baskı gördüm"
İş, dosyada rüşveti gösteren tek bir somut delil olmadığını öne sürerek, "Benden önce dinlenen bazı sanıklar benim savcılık tarafından baskıya uğradığım ve ifade verdiğim yönünde beyanda bulunmuşlardır. Vatan Emniyeti'ndeki hariç hepsini kendi irademle verdim. Peki orada kimden baskı gördüm? Rıza Akpolat'ın avukatlarından baskı gördüm. Özel müdafim huzurunda ifademi vereceğimi söylediğimde de Akpolat'ın avukatları onun kontrolünde konuşmam gerektiğini söyledi. Baskıyı sadece Akpolat'ın avukatlarından gördüğümü belirtmek isterim. Savcılık aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmadım. Savunma hakkım kapsamında belediyede yaşanan ve tarafımca bilinen bazı hususları açıkladım." savunmasını yaptı.
Akpolat'ın avukatı Hasan Sınar'ın, "Beni tanıyor musunuz, karşılaştık mı?" sorusunu yönelttiği İş, "Hayır. Kendisi gelip beni Vatan Emniyet'te ziyaret etmemiş ki ben tanıyayım. Kayıtlardan kimin ziyaret ettiği görülecektir." cevabını verdi.
Rıza Akpolat'ın "Ozan İş, belediyeye sadece İSKİ'de müfettiş olduğu için mi geldi, yoksa sınıf arkadaşı olmamızın etkisi var mıdır?" sorusunu da İş, "Tabii ki vardır." diye yanıtladı.
İş, Akpolat'ın, "Bu kadar yolsuzluğun, usulsüzlüğün, haksızlığın olduğunu iddia ettiği yapının içinde neden istifa etmeyi düşünmemiş?" sorusuna karşılık, "Bir şeylerin daha iyi olma ümidini her zaman içimizde taşımışızdır." dedi.
Duruşmada, tutuksuz sanıklar Özgür Gölcük, Sibel Çelik, Cevdet Akarsu, Halil İbrahim Kaya, Samet Alptuğ Arıkan, Şevket Eygi, Taşkın Ilıca, Vahdet Melikoğlu ve Veli Rıdvanoğlu da savunma yaptı.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Bu arada, davada 18 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.













