Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşmasının üçüncü gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşmasının üçüncü gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Aziz İhsan Aktaş'ın da arasında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıkların da katıldığı duruşmada, 20 Ekim 2025'teki CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde yeniden CHP İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, CHP'li bazı genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Sanayi ve Ticaret AŞ Başkanı Önder Gedik savunmasında, hakkındaki iddiaları reddetti.

Bir hastanenin satışından maddi menfaat temin ettiği iddiasının suçlamaya konu olduğunu, bunun mümkün olmadığını savunan Gedik, "Usulsüzlük iddialarını reddediyorum. Satış işlemi Beltaş'ın borçlarının ödenmesi için yapılmıştır. Ozan İş (Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı tutuksuz sanık), hastanenin satışının yapılması gerektiğini ve bu satıştan Rıza Akpolat'ın bilgisinin olduğunu tarafıma bizzat bildirdi." ifadelerini kullandı.

Soruşturma aşamasında ve mahkemedeki ifadeleri arasındaki çelişki sanığa soruldu

Gedik, Ozan İş ile arasında geçen konuşmanın ardından Akpolat'ı aradığını anlatarak, "Akpolat, bana söz konusu satıştan bilgisinin olduğunu, satış işlemi tamamlandıktan sonra meclis üyelerine bilgi vereceğini söyledi. Sonrasında meclis üyelerine bilgi verilmişti. Ozan İş ve Mustafa Mutlu (tutuksuz sanık) satış işlemlerini yönetmiştir. Satış ihale yoluyla gerçekleşmiştir." şeklinde savunma yaptı.

İhale sürecini takip etmediğini ve satış günü Aziz İhsan Aktaş ile tanıştığını söyleyen Gedik, "Satıştan elde edilen 70 milyon lira, Beşiktaş Belediyesi maaş ödemesinde kullanılmak üzere gönderildi. 400 milyon lira ise Beltaş'ın borcu için belediyeye aktarılmıştır." beyanında bulundu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, Gedik'e, soruşturma aşamasında verdiği ilk ifadede Akpolat'ın satıştan bilgisi olmadığını anlattığını ancak şu anki ifadesinde Akpolat'ın bildiğine dair beyanda bulunduğunu söyleyerek aradaki çelişkiyi sordu.

Gedik, soruya karşılık, Akpolat'ın bildiğine dair beyanının geçerli olduğunu söyledi.

Tutuklu sanık Avcılar Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Şefi İbrahim Koçyiğit de hayatı boyunca devlet terbiyesiyle yetişmiş bir kamu görevlisi olduğunu ifade etti.

Belediyede 16 yıldır hizmet verdiğini söyleyen Koçyiğit, "İlk görev yerim olan idari işlemlerin yanı sıra satın alma konusuna da merak saldım. Yaklaşık 1 yıl içerisinde ihale konusunda kendimi yetiştirdim. 2011 yılından itibaren belediyede satın alma işlemleri yürütüyorum. Görev yaptığım süre boyunca ne bir kimseden, ne bir makamdan özel bir talimat almadım. Kimseye de talimat vermedim. Zaten yapım ve yetkim müsait değildir. Kanunlar, kurallar ne diyorsa onu yaptım." dedi.

Koçyiğit, iddianameyi konu ihalede de bu şekilde çalıştığını savunarak, üzerine düşen ne varsa eksiksiz bir şekilde yaptığını belirtti.

Kanundan kaçmadığını ifade eden Koçyiğit, aklanmak istediğini belirterek, beraat ve tahliye talebinde bulundu.

"Eylem 28-29 kapsamında yer alan her iki ihale dosyasını da başsavcılığa ilettik"

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Çaykara, savunmasında, kamu görevlisi olmadığı tarihte, faili ancak kamu görevlisi olabilecek, kanunen işleyemeyeceği bir suç nedeniyle 8 ayı aşkın bir süredir tutuklu kaldığını söyledi.

Savunmasına başlamadan önce bugüne nasıl gelindiğinden kronolojik olarak bahsetmek istediğini belirten Çaykara, "Kasım 2024 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyemize bir yazı geldi ve bugün eylem 28'de yargılandığımız ihale dosyaları istendi. Eylem 28-29 kapsamında yer alan her iki ihale dosyasını da başsavcılığa ilettik." dedi.

Çaykara, eylem 28'de yer alan ihalenin geri çekildiğini ancak yine de dosyasını savcılığa gönderdiklerini, soruşturmanın ilk operasyonunun 13 Ocak 2025'te yapıldığını ancak gözaltına alındığı 31 Mayıs 2025'e kadar haklarında hiçbir gelişme yaşanmadığını ifade etti.

Çaykara savunmasında, "Kamu adına çalışmış, 3 nikah kıymış bir insan olarak uyudum. Ertesi günü azılı bir suçlu olarak uyandım. Bu süreçte bizlere ve ailelerimize yapılan bu muamele derinden üzmüştür. Söylenecek çok şey vardır ama söyleyeceğim tek şey, Allah hiç kimseye bu durumu yaşatmasın." diye konuştu.

Gözaltına alınmasının üçüncü gününde, Aziz İhsan Aktaş'ın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği, adının ve seçim kampanyasının isminin geçtiği ifadenin kendisine okunduğunu söyleyen Çaykara, konuya dair bir bilgisi olmadığını ifade etmesine rağmen tutuklandığını belirtti.

Çaykara, "icbar suretiyle irtikap" suçundan tutuklandığını, iddianame açıklandığında ise "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet" iddialarıyla yargılandığını gördüğünü söyledi.

"Kamuyu zarara uğratmayalım diye geri çektiğimiz ihaleden dolayı yargılanıyoruz"

İddianamede, eylem 28'de yer alan ve mevzuat gereği geri çektikleri ihaleyle ilgili konuşan Çaykara, savunmasında şunları ifade etti:

"İlk büyük ihale denilen ihale, yapılması zorunlu ulaşım ihalesidir. Nitekim ihale iptal edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gereği kamuda tasarruf tedbirleri çıkmıştı. Arkadaşlar gerekli hassasiyeti gösterip, kamuyu zarara uğratmamak, suç işlememek için ihaleyi iptal ettiler. Genelgeden dolayı suç işlemeyelim, kamuyu zarara uğratmayalım diye geri çektiğimiz ihaleden dolayı yargılanıyoruz. Geri çekilen ihaleye başvuran yoktur, kazanını yoktur, kamu zararı yoktur. İddianamede, imza yetkisi devri yaptığım ve cezai sorumluluktan kaçacak gibi bir kaygım varmış gibi vurgu yapılmış. Size sunduğum belgede görülecek ki, 2021 tarihinde bir önceki belediye başkanı güncelleme yapmış ve imza yetkisi müdürlüklere verilmiştir. Belediye başkanının ihalelerde imza yetkisi bulunmamaktadır. Görev sürem boyunca hususi bir imza yetkisi yapmadım. Bu soyut iddiayı sunduğum somut delille tamamen reddediyorum."

Bu dosyada kendisi hakkında delilden kişiye değil, kişiden delile gidildiğini öne süren Çaykara, "Tutuklanmama sebep olan ifadeyi veren Aziz İhsan Aktaş da ihaleye fesat karıştırdığımı kabul etmezken, ben nasıl ihaleye fesat karıştırmakla, rüşvetle suçlanıp tutuklanıyorum?" dedi.

Çaykara'nın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşmaya bir saatlik öğle arası verildi.

Kaynak: AA / İrem Demir - Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.