"5. Dünya Su Forumu Bölgesel Koordinatörler Toplantısı"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Temizleyip Canlandırdıkları Haliç Yanında Yapılan Merkezde Dünya Su Forumu'nun Yapılacağını Belirterek, "Yürütülen Çalışmalarla İstanbul'un Su Sorunu Tarihe Gömüldü" Dedi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, temizleyip canlandırdıkları Haliç yanında yapılan merkezde Dünya Su Forumu'nun yapılacağını belirterek, "Yürütülen çalışmalarla İstanbul'un su sorunu tarihe gömüldü" dedi.

"5. Dünya Su Forumu Bölgesel Koordinatörler Toplantısı" Grand Cevahir Otel'de Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya, Eroğlu'nun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet de hazır bulundu. Burada bir konuşma yapan Eroğlu, Dünya Su Forumu'nun Türkiye'de yapılmasından büyük mutluluk duyduklarını belirterek, "Dünya Su Forumu'nun başarılı olmasını ve "İstanbul'dan önce ve İstanbul'dan sonra" diye anılmasını istiyoruz. Türkiye'de 'Tereciye tere

satmak' diye bir söz var. Burada su ile ilgili uzmanlar var. Su konusunda konuşmam gereksiz" dedi.

Salonda bulunan yabancı katılımcılara çeviri yapan çevirmen espri yaparak, "Hocam bu cümleyi nasıl çevireyim?" diyince salondakiler gülmeye başladı.

Bakan Eroğlu, "Benim ömrüm sularla geçti. İstanbul'da 1994 yılında çok büyük su sıkıntısı yaşandı. Bazı yerlere haftada bir su veriliyordu. O zaman yürütülen çalışmalarla İstanbul'da su sorunu tarihe gömüldü. Sular o zamandan bu yana akıyor, akmaya da devam edecek. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, ben ise İSKİ Genel Müdürüydüm. Birlikte önemli çalışmalar yaptık" diye konuştu.

Kafasını yastığa koyduğunda 1994'ten bu yana kaç insana su temin ettiğini düşündüğünü ve hesap yaptığını dile getiren Eroğlu, "Tam 25 milyon insana ilave su getirdiğimizi gördüm. Haliç çok büyük kirlenme yaşarken burayı temizleyip canlandırdık. Şimdi Haliç yanında yapılan kongre merkezinde Dünya Su Forumu'nun yapılacak" ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin, "2040 yılına kadar İstanbul'daki su sorunun çözüldüğü belirtildi. Melen Suyu Projesi'yle mi bu sorun çözüldü? Havzalardaki durumla ilgili kaçak yapılaşma, son durum nedir" sorusu üzerine Bakan Eroğlu, "Daha önce İstanbul'da suyla ilgili bir plan yoktu. İlk defa biz 1994 yılında İstanbul içme suyunun temini kanalizasyon ve arıtma Master Planı adıyla 2040 yılı Master Planı hazırlandı ve o planının gereği olarak neyin ne zaman, neyin yapılacağı belli. Su kaynakları belli. Arıtma tesisleri

belli. Şu anda İSKİ, bazı konularda bu hedeflerinin önünde gidiyor. Kısaca şunu söylemek istiyorum. 2040 yılı Master Planı'nda büyük kaynaklardan birisi de Yeşilçay ve büyük Melen projesidir" diye konuştu.

30 Mayıs 2003 tarihinde İstanbul'a Yeşilçay'ın akıtıldığını dile getiren Bakan Eroğlu, her şeyin tamamlandığını arkasından da Melen Projesi'nin olduğunu vurguladı.

Projenin tamamlanması için hedeflenin 2010 yılı olduğunu söyleyen Bakan Eroğlu, "Ama hakikaten beklemediğimiz bir durumdu. O yüzden biz bunu hızlandırdık. İSKİ bu konuda çok büyük bir çalışma yaparak, belki dünyada en hızlı yapılan çalışmayı gerçekleşmiştir. Yani şu anda Melen suyu ta Melen'den başlayarak 189 kilometre kat ederek, Sarayburnu'na gelmekte oradan da Bahçelievler depolarına kadar ulaşmaktadır. Havzalarla ilgili kaçak yapılaşma vardır. Yıkımlar 1994 yılı sonunda yapıldı. Orada Ömerli

havzasında Terkos'da binlerce yapı yıkılmıştı. Şu anda İSKİ'nin ve büyükşehirin izni olmadan orada hiçbir yapı yapılamaz. Kaçak yapıya geçit yok. Zaten İSKİ'nin ekipleri var. Yetkisi de var yıkabilir" dedi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, ''Türkiye'nin komşuları ile su paylaşım politikalarında bir değişiklik olacak mı?'' sorusuna şöyle cevap verdi:

''Türkiye'nin komşuları ile su paylaşım politikalarında hiçbir değişiklik olmayacak. Su paylaşımının hakça ve adil bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Bilhassa Irak, Suriye ve Türkiye arasında, Fırat ve Asi nehri meseleleri var. Bunlarla ilgili aldığımız birinci karar şu, kendi meselemizi kendi aramızda çözelim. Başka ülkelerin bu meseleye burnunu sokmasına müsaade etmiyoruz. İkincisi, üç ülkenin de menfaatlerini azami kılacak hakça paylaşımdan yanayız. Üçüncü hususta, bu durum ülkeler arasında kavgaya

vesile olmasın. Bu daha çok dostluğa, ticaretin ve komşuluk ilişkilerinin gelişmesine vesile olsun. Bu konuda teknik komiteler toplantı yapıyor''.

(MFY-RA-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı