Dow Jones 16 Bin, İMKB 60 Bin
Haber Videosunu İzle 
Çarşamba Öğleden Sonra Haberler: Erken Seçim Konuşuluyor, Mgk Kuzey Irak'a 3 Aşamalı Eylem Planı Hazırlıyor, Orgeneral Büyükanıt Yarın (Siz Okurken Bugün) Ordu Aleyhtarı İddialara Cevap Verecek.
Çarşamba öğleden sonra haberler: Erken seçim konuşuluyor, MGK Kuzey Irak'a 3 aşamalı eylem planı hazırlıyor, Orgeneral Büyükanıt yarın (siz okurken bugün) ordu aleyhtarı iddialara cevap verecek.
Cari açık beklenenden yüksek çıkmış, tüketim anketlerine göre iç talep daralıyor, Merkez Bankası (TCMB) anketinde enflasyon beklentisi yükselmiş. Bir de İMKB'ye bakıyorum, yüzde 1,7 yukarda, YTL yine değer kazanıyor. Bu manzarada mı bir sakatlık var, ben de mi? Karar vermeye çalışıyorum ki imdadıma IMF'nin raporu yetişiyor. Rapor ABD'de resesyon olursa ne olur sorusuna 40 sayfa ayırmış. Bu konu bizim için çok önemli, çünkü piyasalarımızdaki hareketlerin bizim gerçeklerimizle alakası yok, tamamen küresel iyimserlikten kaynaklanıyor. Bunu raporun 3'üncü bölümünden (Decoupling the Train: Spillovers and Cycles in the Global Economy) teyid ediyorum. Son 10 yıllarda küresel sermaye piyasaları arasında korelasyon giderek artmış. Yani, tamamen olmasa da büyük ölçüde gelişmekte olan piyasalarda (GOP) trendi Wall Street belirliyor.
ERBİL'E BAYRAK DİKSEK, BURASI KARIŞMAZ
O zaman basit bir hesapla diyorum ki, eğer ABD'nin başına bir kaza bela gelmezse, Dow Jones30 16 bin olur, bizim borsa da 60 bin puana gider. Hiç merak etmeyin, fiyatlar New York'tan belirlendiği sürece; yarın Erbil'e bayrak diksek, burası karışmaz. Ama, ya ABD'nin başına bir şey gelirse? O zaman ayvayı yedik. Bizim ABD ile ciddi bir ticari bağımız yok, ama ABD'de oluşan resesyonlar veya ayı pazarları en çok finansal sistemi açık ve dış borç/gayrısafi yurtiçi hasıla (GSYİH) oranı yüksek ülkelerde hissediliyor. Bizim finansal sistem çok açık, eğer özel sektörü de katarsanız dış borç/GSYİH oranı da bayağı kallavi. Üstelik IMF'nin ekonometrik bulgularına göre ayı pazarında ABD'yle diğer ülkelerin finansal korelasyonu daha da artıyor. Yani bugün bizdeki risklere tınmayıp köküne kadar mala giren yabancı, Wall Street'te ortam değişirse, bu sefer "gözünün üstünde kaşın var" bahanesine sığınıp acımasızca satacak bu güzel ülkenin vefakâr finansal varlıklarını.
KONUT SEKTÖRÜ HÂLÂ ZAYIF
IMF'nin 140 sayfalık "kısa" raporunun okumaya kifayetimin yettiği bölümünde değinilmeyen ABD'ye bir şey olur mu sorusuna cevap arayalım. ABD'de ekonomik büyümenin yavaşladığına dair veriler çoğunlukta. Doğru, güçlü istihdam tüketime destek veriyor. Ama konut sektörü hâlâ zayıf, sabit sermaye yatırımları ise çok düşük. Mesela konut fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan bir "servet şoku" tüketimi de vurarak ekonomiyi resesyona sürükleyebilir. IMF'nin bulgusuna göre eğer ABD'de olanlar uzun vadeli büyüme trendinin ortasında geçici bir yavaşlamaysa, bize etkisi çok az. Yok, durgunluk başlıyorsa, bize "yavaşlama" olarak yansır, mesela GSYİH yüzde 1 filan düşebilir. Piyasalar için en büyük sorun, Wall Street'te yaşanacak ayı pazarı veya G7 merkez bankalarının faiz artırımına devam etmesi. Çünkü, G7 para tabanı ile gelişen piyasalara giren para arasında yakın ilişki var. Wall Street şimdi geçici bir yavaşlamayı ve ABD ve Avrupa merkez bankalarının faiz artırımlarının kısa zamanda biteceğini, hatta 2007 sonuna kadar faiz indirimi geleceğini fiyatlıyor. Bu algılamayı değiştirecek gelişmeler olursa, çok dikkat! Çünkü o zaman bizde de değirmenin suyu kesilir.











