Bush Irak'ta Demokrasiyi Göremeden Gidiyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ABD Öncülüğündeki Koalisyon Güçlerinin, "Terörizme Destek Veren" Saddam Hüseyin Yönetimin "Sahip Olduğu" Kitle İmha Silahlarının Yok Edilmesi Amacıyla Irak'ı İşgal Etmesinin Üzerinden 5 Yıl Geçti. Bu Sürede Koalisyon Güçlerine Destek Veren Ülkelerdeki Liderlerin Bazıları Seçimlerle, Bazıları Kendi İstekleriyle Görevlerini Başka İsimlere Devretti Ancak Irak Halkının İşgalden Sonra İçine Düştüğü Kã¢bus Hã¢l㢠Gayet Canlı Görünüyor.

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin, "terörizme destek veren" Saddam Hüseyin yönetimin "sahip olduğu" kitle imha silahlarının yok edilmesi amacıyla Irak'ı işgal etmesinin üzerinden 5 yıl geçti. Bu sürede koalisyon güçlerine destek veren ülkelerdeki liderlerin bazıları seçimlerle, bazıları kendi istekleriyle görevlerini başka isimlere devretti ancak Irak halkının işgalden sonra içine düştüğü kâbus hâlâ gayet canlı görünüyor.

4 Kasım'da yapılacak seçimle koltuğunu Barack Obama veya John McCain'e devredecek olan ABD Başkanı George W. Bush, 11 Eylül saldırılarından sonra başlatılan "terörizmle savaş" politikasının Afganistan'dan sonraki hedefi olarak Irak'ı göstermişti.

Bush'un, Irak'ı acilen bertaraf edilmesi gereken büyük tehdit olarak hedef göstermesi Avrupa genelinde olumsuz tepki görürken, özellikle Başbakan Tony Blair liderliğindeki İngiltere ile "Anglosakson dünyanın diğer önemli müttefiki" Avustralya tarafından son derece haklı bulundu.

İngiltere'nin eski başbakanı, Bush'a tam destek vererek "dünya barışı için göze alınamaz bir tehdit" olarak gördüğü Irak'ın işgali savunurken, savaşa muhalefet ederek kabinedeki bakanlık görevinden istifa eden Robin Cook, Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmasında, Irak'ın şimdi tehdit oluşturan askeri gücünün oluşturulmasında İngiltere'nin de katkısı olduğunu dile getirmişti.

Irak'ta sonu gelmeyecek gibi görünen can kayıpları ve dozu artan eleştirilere rağmen George Bush 2004'de yapılan seçimde Demokrat aday John Kerry karşısında yüzde 51'lik oy oranıyla yeniden başkan seçildi.

Bush'un Kasım 2004'de yeniden seçilmesinin ardından, İngiltere ve İtalya'daki başlıca basın kuruluşlarında başkanı destekler nitelikte haberler yapılırken, Irak savaşının muhalifi Almanya ve Fransa'daki medya "kendi halklarının, dünya barışı konusundaki endişelerini" sayfalarına taşıdı.

Aylar süren müzakerelerin ardından henüz imzalanmayan Irak-ABD güvenlik anlaşması taslağı, ABD'nin muharip askerlerinin Ocak 2009'a kadar kentlerden çekilmesini, tüm ABD güçlerinin ise 2011'e kadar ülkeyi terk etmesini içeriyor ancak tarafların anlaşarak, süreyi uzatabilecekleri de belgede yer alıyor.

Son durumda, Irak hükümeti askerlerin kalış süresinin uzatılabileceği yolundaki maddeyi taslaktan çıkarmayı isterken, Beyaz Saray anlaşmanın yeniden müzakere edilmesine karşı çıkıyor.

Irak'taki yüz binlerce sivilin ve askerin hayatına mal olan savaşın ikinci yılında, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA'nın 2005'de yayınladığı rapor, Irak'ta kitle imha silahı bulunmadığını ortaya koydu.

CBS televizyonunun 28 Nisan 2004'de yayınladığı Ebu Garip fotoğrafları, Amerikalı askerlerin Iraklı tutuklulara uyguladığı işkenceleri gözler önüne serdi. Iraklı tutukluların üzerlerine köpeklerin salındığı, çırılçıplak soyularak taciz edildikleri, yerlerde süründürüldükleri ve başka eziyetlere maruz kaldıkları belgelerle ispatlandı.

BM ve çeşitli kuruluşlar, Irak'taki savaşın su, toprak ve hava kirliliği oranlarını artırdığını, bitki örtüsünü tahrip ettiği yolunda raporlar hazırladılar. Uzmanlar, savaşın İran-Irak savaşı ve 1991'deki Körfez Savaşı'nın yarattığı tahribatı daha da artırdığını, bu zararın insan sağlığı için uzun dönemli sonuçları olacağını vurguladı.

Kaynak: AA