Yasemin Gazanker Yazıları

Yasemin Gazanker
Yasemin Gazanker
Yazarın Profili
04.09.2026 11:35

Şifalı Sorular Yazı Dizisi: Hayatının Mutfağını Başkasının Vitriniyle Kıyaslama

Haber Detay Image

Pelin Hanım soruyor:

“Merhaba, benim adım Pelin. Sosyal medyada başkalarının hayatlarına bakınca kendi hayatımın çok sıradan olduğunu düşünüyorum. Sürekli kendimi başkalarıyla kıyaslıyorum ve bu durum beni mutsuz ediyor. Daha az kıyaslamak ve kendi hayatıma odaklanmak istiyorum. Sizce bunu nasıl yapabilirim?”

Yasemin Gazanker cevaplıyor:

Sevgili Pelin,

Sosyal medyada gördüğün hayatlarla kendi hayatını kıyasladığında aslında eşit iki şeyi karşılaştırmıyorsun. Sen kendi hayatının bütününü; yorgunluğunu, sorumluluklarını, eksiklerini, bekleyişlerini ve perde arkasını biliyorsun. Başkalarının hayatında ise yalnızca göstermeyi seçtikleri birkaç saniyeyi görüyorsun.

Yani kendi hayatının mutfağını, başkasının vitriniyle kıyaslıyorsun.

İnsanlar çoğu zaman en güzel anlarını, en mutlu hâllerini, en başarılı sonuçlarını paylaşırlar. O fotoğrafın öncesinde ne yaşandığını, gülümseyen kişinin içinden neler geçtiğini, o başarının ardında kaç hayal kırıklığı bulunduğunu göremezsin. Fakat zihnin, gördüğü küçük bir kesiti hayatın tamamı zanneder. Sonra da sana dönüp şöyle der:

“Bak, herkes ne kadar mutlu. Bir tek senin hayatın sıradan.”

Oysa gerçek bu değildir.

Kıyaslama, çoğu zaman kendi hayatına yeterince yakından bakmamaktan doğar. Dikkatin sürekli başkalarına yöneldiğinde, kendi hayatındaki güzellikler görünmez hâle gelir. Sahip oldukların sıradanlaşır; sahip olmadıkların ise gözünde büyür.

Burada kendine şu soruyu sorabilirsin:

“Onun hayatını mı istiyorum, yoksa o hayatın bende uyandırdığı duyguyu mu?”

Belki gördüğün şey sana özgürlüğü, başarıyı, sevilmeyi, değerli hissetmeyi ya da görünür olmayı hatırlatıyordur. O zaman mesele o kişi gibi bir hayata sahip olmak değildir. Mesele, özlediğin duyguyu kendi hayatında nasıl çoğaltabileceğini fark etmektir.

Bir başkasının seyahat fotoğrafını gördüğünde belki gerçekten onun gittiği yere gitmek istemiyorsundur; yalnızca uzun zamandır kendine nefes alabileceğin bir alan açmadığını fark ediyorsundur. Birinin başarısı seni huzursuz ettiğinde belki onun işini istemiyorsundur; kendi potansiyelini ertelediğini hissediyorsundur.

Bu nedenle kıyaslama duygunu hemen susturmaya çalışma. Önce sana ne anlatmak istediğini dinle. Çünkü doğru okunduğunda kıyaslama, eksikliğinin değil, ihtiyacının işareti olabilir.

Sonra dikkatini yeniden kendi hayatına çevir.

Her gün kafanı yastığa koyduğunda kendine şu üç soruyu sor:

Bugün neyi güzel yaptım?
Bugün hayatımda neyin kıymetini fark ettim?
Yarın kendim için hangi küçük adımı atabilirim?

Bu sorular sana, hayatının sandığın kadar boş ve sıradan olmadığını gösterecektir. Çünkü anlamlı bir hayat her zaman büyük başarılarla, uzak yolculuklarla veya kusursuz görüntülerle sağlanmaz. Bazen bir işi tamamlamak, sevdiğin biriyle içten bir sohbet etmek, kendine güzel bir kahve hazırlamak ya da uzun zamandır ertelediğin küçük bir adımı atmak da hayatın gerçek zenginliğidir.

Sosyal medya kullanımına da bilinçli bir sınır koyabilirsin. Sana sürekli yetersiz hissettiren hesapları sessize almak, takipten çıkmak ya da ekran başında geçirdiğin süreyi azaltmak kimseye karşı yapılmış bir kötülük değildir. Bu, kendi ruhuna gösterdiğin özendir.

Unutma Pelin, kıyasladığın kişiyle aynı yoldan yürümüyor, aynı yükleri taşımıyor ve aynı hayatı yaşamıyorsun. Başkasının hızını ölçü alarak kendi ilerleyişini küçümseme.

Bir çiçek, başka bir çiçeğe bakarak açmaz. Kendi kökünden beslenir, kendi zamanında büyür ve kendine ait biçimde güzelleşir. Senin hayatın sıradan değil. Belki yalnızca uzun zamandır ona başkalarının gözünden bakıyorsun.

Şimdi gözlerini dışarıdan içeriye çevir ve kendine şu şifalı soruyu sor:

“Başkalarının hayatına bakmayı bıraksaydım, kendi hayatımda bugün neyi güzelleştirmek isterdim?”

Cevabın, seni yeniden kendi yoluna çağıracaktır.

Sevgilerimle,

Yasemin Gazanker

Sen de bize sorularını info@yasemingazanker.com.tr'den iletebilirsin.

Yazarın Yazıları