KANSER TEDAVİ SÜRECİNDE DOĞRU BESLENME NEDEN
KRİTİK?
Prof. Dr. Bülent Çitgez
Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı
Kanser tedavisi; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe
yönelik tedaviler gibi birden fazla yöntemi içeren karmaşık bir süreçtir. Ancak
bu sürecin başarısını etkileyen temel faktörlerden biri de hastanın beslenme
durumudur. Uygun ve dengeli beslenme, tedavi sürecinin daha olumlu ilerlemesini
sağlarken, hastanın genel yaşam kalitesine de önemli ölçüde katkıda bulunur.
Meme cerrahisi uzmanı olarak klinikte sıkça karşılaştığımız
bir gerçek, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimseyen, kilo kontrolünü
sağlayan ve bilinçli hareket eden hastaların tedavi sürecinde fiziksel olarak
daha güçlü bir durumda olduklarıdır. Bu da tedavi süreçlerini daha kolay tolere
etmelerine yardımcı olmaktadır.
Ramazan ayının gelmesi ile birlikte hastalarımdan en sık
duyduğum sorulardan biri de “Hocam oruç tutabilir miyim?” olmaktadır. Aslında
bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Hastanın oruç tutup tutamayacağı; hastalığın
evresi, kişinin genel sağlık durumu ve uygulanan tedaviye göre değişmektedir.
Hastaların bu konuya doktorları ile birlikte karar vermesi önemlidir.
Kanser sürecinde beslenme kritik bir öneme sahiptir diyoruz, peki bunun nedeni nedir?
Kanser ve uygulanmakta olan tedaviler, vücutta çeşitli
olumsuz etkiler yaratabilir. İştahsızlık, bulantı, kilo kaybı, kas kaybı ve
bağışıklık sisteminin zayıflaması bu süreçte sık karşılaşılan sorunlardandır.
Ancak bu noktada beslenme yalnızca enerji alımı olarak düşünülmemelidir. Vücuda
hem onarım mekanizmalarını destekleme hem de bağışıklık sistemini güçlendirme
anlamında önemli bir katkı sunar.
Dengeli ve uygun bir beslenme:
- Bağışıklık sistemini destekler.
- Kas kaybını azaltır.
- Cerrahi müdahaleden sonraki yara iyileşme sürecini
hızlandırır.
- Yorgunluk hissini azaltmaya yardımcı olabilir.
- Enfeksiyon riskini düşürür.
Özellikle cerrahi müdahale geçiren hastalarda yeterli miktarda protein alımı, vücudun doku iyileştirme kapasitesini artırması açısından oldukça önemlidir.
Kaçınılması gereken gıdalar
Hastanın beslenme planı bireysel olarak düzenlenmeli ve ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanmalıdır. Yine de genelde şu beslenme alışkanlıklarından kaçınılması önerilmektedir:
- İşlenmiş et ürünleri: Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş
ve yüksek tuz içeren ürünlerin uzun vadede inflamasyonu artırabileceği
düşünülmektedir.
- Fazla miktarda rafine şeker tüketimi: Şekerli içecekler,
paketli tatlılar ve yüksek glisemik indeksli yiyecekler kan şekeri dengesini
bozarak kilo alımına ve metabolik sorunlara yol açabilir.
- Trans yağ içeren ürünler: İşlenmiş paketli
atıştırmalıklar ve fast-food ürünler, vücuda gereksiz bir metabolik yük
bindirir.
- Kontrolsüz takviye kullanımı: Kemoterapi döneminde hekim
önerisi olmadan kullanılan yüksek doz antioksidan takviyeler, tedavi
etkinliğini olumsuz etkileyebilir. Tüm takviyelerin mutlaka hekim kontrolünde
alınması gerekir.
Beslenmede önerdiğimiz yaklaşımlar
Bilimsel araştırmalar, sebze, meyve, tam tahıllar, sağlıklı
yağlar ve kaliteli protein kaynaklarını içeren dengeli bir beslenme modelinin
genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir. Bu kapsamda,
şu noktalara dikkat edilmesi önerilir:
- Günlük yeterli miktarda protein tüketmek (balık, yumurta,
baklagiller, yağsız et gibi).
- Sağlıklı yağ kaynaklarını (örneğin zeytinyağı, avokado)
tercih etmek.
- Lif yönünden zengin sebze ve tam tahılların tüketimine
özen göstermek.
- Yeterli miktarda su içmek.
- Kilo kontrolünü sağlamak.
Özellikle Akdeniz tipi beslenme yaklaşımı, hem kalp ve
damar sağlığını desteklemekte hem de kanser riskini düşürmek adına önemli bir
model olarak kabul edilmektedir.
Meme kanserinde beslenme
Meme kanseri hastaları için özellikle kilo kontrolü önem
arz etmektedir. Obezite, hormonal dengeleri bozabileceği için özellikle hormon
duyarlı meme kanserlerinde risk faktörlerini artırabilir. Bu nedenle ideal kilo
aralığında olmak, tedavi sürecinde ve sonrasında ayrı bir önem taşır.
Alkol tüketiminin sınırlandırılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli bir beslenme modeliyle birlikte hem genel sağlık durumunun iyileştirilmesine hem de nüks riskinin azalmasına katkı sağlar.
Cerrahi müdahale sonrası dönemde yeterli miktarda protein içeren bir beslenme programı, iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Ayrıca lenfödem gelişme riski taşıyan hastalar için kilo kontrolü daha da dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Kanser tedavisinde mucizevi bir besin ya da tek bir çözüm yolu bulunmamaktadır. Ancak bilimsel temellere dayalı, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni tedavi sürecinin daha kolay geçmesini ve hastanın daha sağlıklı olmasını sağlar.
Her bireyin beslenme planı, kanser türü, tedavi şekli ve
kişisel ihtiyaçlarına uygun olarak bir hekim ve diyetisyen iş birliğiyle
düzenlenmelidir. Doğru beslenme, tedavide tamamlayıcı ve güçlendirici bir
unsurdur.









