Prof. Dr. Bülent Çitgez Yazıları

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Kanser Hastasıyım, Oruç Tutabilir Miyim?

26.02.2026 16:35
Haber Detay Image

KANSER TEDAVİ SÜRECİNDE DOĞRU BESLENME NEDEN KRİTİK?

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı

Kanser tedavisi; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gibi birden fazla yöntemi içeren karmaşık bir süreçtir. Ancak bu sürecin başarısını etkileyen temel faktörlerden biri de hastanın beslenme durumudur. Uygun ve dengeli beslenme, tedavi sürecinin daha olumlu ilerlemesini sağlarken, hastanın genel yaşam kalitesine de önemli ölçüde katkıda bulunur.

Meme cerrahisi uzmanı olarak klinikte sıkça karşılaştığımız bir gerçek, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimseyen, kilo kontrolünü sağlayan ve bilinçli hareket eden hastaların tedavi sürecinde fiziksel olarak daha güçlü bir durumda olduklarıdır. Bu da tedavi süreçlerini daha kolay tolere etmelerine yardımcı olmaktadır.

Ramazan ayının gelmesi ile birlikte hastalarımdan en sık duyduğum sorulardan biri de “Hocam oruç tutabilir miyim?” olmaktadır. Aslında bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Hastanın oruç tutup tutamayacağı; hastalığın evresi, kişinin genel sağlık durumu ve uygulanan tedaviye göre değişmektedir. Hastaların bu konuya doktorları ile birlikte karar vermesi önemlidir.

Kanser sürecinde beslenme kritik bir öneme sahiptir diyoruz, peki bunun nedeni nedir?

Kanser ve uygulanmakta olan tedaviler, vücutta çeşitli olumsuz etkiler yaratabilir. İştahsızlık, bulantı, kilo kaybı, kas kaybı ve bağışıklık sisteminin zayıflaması bu süreçte sık karşılaşılan sorunlardandır. Ancak bu noktada beslenme yalnızca enerji alımı olarak düşünülmemelidir. Vücuda hem onarım mekanizmalarını destekleme hem de bağışıklık sistemini güçlendirme anlamında önemli bir katkı sunar.

Dengeli ve uygun bir beslenme:

- Bağışıklık sistemini destekler. 

- Kas kaybını azaltır. 

- Cerrahi müdahaleden sonraki yara iyileşme sürecini hızlandırır. 

- Yorgunluk hissini azaltmaya yardımcı olabilir. 

- Enfeksiyon riskini düşürür.

Özellikle cerrahi müdahale geçiren hastalarda yeterli miktarda protein alımı, vücudun doku iyileştirme kapasitesini artırması açısından oldukça önemlidir.


Kaçınılması gereken gıdalar 

Hastanın beslenme planı bireysel olarak düzenlenmeli ve ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanmalıdır. Yine de genelde şu beslenme alışkanlıklarından kaçınılması önerilmektedir:

- İşlenmiş et ürünleri: Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş ve yüksek tuz içeren ürünlerin uzun vadede inflamasyonu artırabileceği düşünülmektedir. 

- Fazla miktarda rafine şeker tüketimi: Şekerli içecekler, paketli tatlılar ve yüksek glisemik indeksli yiyecekler kan şekeri dengesini bozarak kilo alımına ve metabolik sorunlara yol açabilir. 

- Trans yağ içeren ürünler: İşlenmiş paketli atıştırmalıklar ve fast-food ürünler, vücuda gereksiz bir metabolik yük bindirir. 

- Kontrolsüz takviye kullanımı: Kemoterapi döneminde hekim önerisi olmadan kullanılan yüksek doz antioksidan takviyeler, tedavi etkinliğini olumsuz etkileyebilir. Tüm takviyelerin mutlaka hekim kontrolünde alınması gerekir. 

 

Beslenmede önerdiğimiz yaklaşımlar 

Bilimsel araştırmalar, sebze, meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarını içeren dengeli bir beslenme modelinin genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir. Bu kapsamda, şu noktalara dikkat edilmesi önerilir:

- Günlük yeterli miktarda protein tüketmek (balık, yumurta, baklagiller, yağsız et gibi). 

- Sağlıklı yağ kaynaklarını (örneğin zeytinyağı, avokado) tercih etmek. 

- Lif yönünden zengin sebze ve tam tahılların tüketimine özen göstermek. 

- Yeterli miktarda su içmek. 

- Kilo kontrolünü sağlamak. 

Özellikle Akdeniz tipi beslenme yaklaşımı, hem kalp ve damar sağlığını desteklemekte hem de kanser riskini düşürmek adına önemli bir model olarak kabul edilmektedir. 

 

Meme kanserinde beslenme 

Meme kanseri hastaları için özellikle kilo kontrolü önem arz etmektedir. Obezite, hormonal dengeleri bozabileceği için özellikle hormon duyarlı meme kanserlerinde risk faktörlerini artırabilir. Bu nedenle ideal kilo aralığında olmak, tedavi sürecinde ve sonrasında ayrı bir önem taşır.

Alkol tüketiminin sınırlandırılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli bir beslenme modeliyle birlikte hem genel sağlık durumunun iyileştirilmesine hem de nüks riskinin azalmasına katkı sağlar.

Cerrahi müdahale sonrası dönemde yeterli miktarda protein içeren bir beslenme programı, iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Ayrıca lenfödem gelişme riski taşıyan hastalar için kilo kontrolü daha da dikkat edilmesi gereken bir konudur. 

Kanser tedavisinde mucizevi bir besin ya da tek bir çözüm yolu bulunmamaktadır. Ancak bilimsel temellere dayalı, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni tedavi sürecinin daha kolay geçmesini ve hastanın daha sağlıklı olmasını sağlar.

Her bireyin beslenme planı, kanser türü, tedavi şekli ve kişisel ihtiyaçlarına uygun olarak bir hekim ve diyetisyen iş birliğiyle düzenlenmelidir. Doğru beslenme, tedavide tamamlayıcı ve güçlendirici bir unsurdur.

Yazarın Tüm Yazıları