Tutunacak yeri yoktu geldi bize tutundu. 118 bin kişiyle onu baş tacı ettik. Bir ırkçı, kadın düşmanı, şiddet yanlısı, cinsel istismarcı bir sapıktan bahsediyorum.
5 bin 400 liradan başlayan bilet fiyatları 100 bine kadar varan konseriyle yukarda bahsi geçen kişi, kariyerinin en büyük en kalabalık konserini İstanbul’da verdi.
Kimler gitmedi ki o konsere, kadın düşmanı bir sapığın konserine, feminiztler mi dersiniz yoksa kadın hakları savunucularını mı?
İnsan hakları konusunda, lafa gelince ırkçılıkla ilgili mangalda kül bırakmayanlar, ayrımcılığa karşı durduğunu iddia edenler.
Tek tek her bir ünlüyü yazsam buraya sonu gelmez. Ben müziğini, sanatını seviyorum deyip işin içinden sıyrılmaya çalışanlara gelince, diyecek bir şey bulamıyorum.
Kötülüğün ete kemiğe bürünmüş halini finanse ettiklerini, namını alıp yürüttüklerini biliyorlardır ama bilmezden geliyorlardır.
Kenya West, İngiltere, İtalya, Avustralya, Fransa, Polonya, İsviçre, Brezilya, Güney Kore ve daha başka ülkelerde konserleri iptal edilip boykot yerken biz onu binlerce para bayıp 118 bin kişiyle alkışladık ama o dönüp de hayranlarına bir el bile sallamadan gitti.
Sanat ki o da tartışılır sanatçısından ayrılır mı? Yapıp ettiklerinden bana ne ben sanatını seviyorum dediğimizde yukarı da bahsi geçen tüm o kötülüğü meşrulaştırmış olmuyor muyuz?
İnsan, kötülüğün, küresel ölçekte ete kemiğe bürünmüş haline karşı durmamalı mı? Dünyada bahsi geçen onca ülke duruyor da biz neden duramıyor ya da durmuyoruz.
Heil Hitler diyerek Adolf Hitlere açık destek verdiğini ayan beyan gösteren ve sahnelerinde bas bas bağıran bir adamı bu denli kucaklamamız Yahudi karşıtlığı mıdır?
Bugün başta Filistin olmak üzere tüm Ortadoğu coğrafyasında soykırım yapan Siyonist İsrail rejimine karşıtlık ile Yahudi karşıtlığının aynı şey olmadığını biliyoruz. Biliyoruz da içimizdeki acının harladığı o ateş bizi düşmanımıza mı benzetiyor.
Tüm Ortadoğu da Siyonist katillerin kendi dışındaki tüm halklara ırkçılıkla soykırım uygulaması karşısında biz de Yahudi karşıtlığı bir ırkçılığa mı tutunduk?
Belli ki öyle. Yoksa bütüncül bir kötülüğe bu denli sahip çıkmazdık.









