Tabelasında halk ifadesinin bulunduğu ne kadar işletme varsa hepsi, fakir fukara, garip gurebanın mekanıdır.
Sizce de garip değil mi? Zihnimizin arka planında örtük bir şekilde duran bu yaklaşım nerden besleniyor olabilir.
Halk ekmek fırını dersiniz, ekmeği normal piyasadan daha ucuzdur. Halk lokantası dersiniz, yemeği orada yarı fiyatına yeme şansınız vardır. Halk konserine ücretsiz, biletsiz katılabilirsiniz. Halk plajında ücretsiz güneşlenir, denize girebilirsiniz.
Halk demek bir nevi beleş ya da ucuz demektir. Bu da halkın yaşam koşullarının diplerde olduğunun en bariz ifadesidir ki dilimize ve zihnimize demir atmış örtük bir kabullenişin ifadesidir.
Aslında bu yeni değil, Cumhuriyetin ilk dönemlerine 1950’lere kadar uzanan bir yaklaşımın sonucudur. İnönü döneminde İstanbul Valisi olan ve ne gariptir ki Halkın Valisi diye anılan Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’a atfedilen bir cümle var.
Halkçı Vali, doktor, psikiyatrist Gökay’ın söylediği iddia edilen: “Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremiyor!” şeklindeki ifade biçimi, sanırım halkın temelde ekonomik geliriyle vatandaş olamamayı ifade eidyor dersem yanlış olmaz.,
Özetle üst gelir grubu vatandaş, alt gelir grubu ize halkı ifade ediyor ki bugün de alt gelir grubuna hitap eden gerek özel sektörde gerekse de kamuda, işletmelerin isminin başına “Halk” ifadesi konmaya devam ediyor.
Sanırım bu ifade biçimi farklı dönemlerde, farklı gazetelerin manşetlerine de yansıdı: Halk yollara akın etti, vatandaş tatile gidemiyor, halk meydana akın etti, vatandaş giremedi.
Öyle olmasa ucuz her malın ve hizmetin başına halk ifadesi gelir miydi? Halk hep sorunun kaynağı oldu vatandaş ise o sorunların mağduru.
Onun içindir ki gelir dağılımında makas açıldıkça gerilim daha arttı halk vatandaşın huzurunu kaçırmaya eline ayağına, yoluna meydanına, plajına parkına dolandı.
Geçmişten bugüne uzanan o köhne ve aşağılayıcı yaklaşımı tabelalarımızdan ne zaman sileriz bilmiyorum ama zaten vatandaş dediğinizden de çok kalmış da değil. Kalsa da halktan izole ve ulaşılamayacak kulelerde yaşamaya başladılar.









