Diyarbakır’ın kadim topraklarında yalnızca tarih değil, binlerce yıllık bir mutfak kültürü de konuşuyor. Zerzevan Kalesi’nin taşları, geçmişin izlerini taşırken Diyarbakır mutfağının eşsiz yemekleri bize yüzyıllar öncesinden lezzetleri fısıldıyor.
Bu topraklar, insanlığın yerleşik hayata geçişinde ve tarım kültürünün gelişiminde önemli bir coğrafya oldu. Dünyanın ilk tarım izlerinin görüldüğü bu kadim topraklarda; buğdaydan bakliyata, meyveden sebzeye kadar nice ürün insanlığın sofrasına taşındı.
Bugün bize düşen görev, yalnızca yemeklerimizi pişirmek değil; bu büyük gastronomi mirasını araştırmak, kayıt altına almak, korumak ve dünyaya doğru hikâyesiyle anlatmaktır.
Diyarbakır’ın mutfağı sadece bir yemek kültürü değildir.
Bu toprakların hafızası, emeği, tarihi ve medeniyetlerin ortak sofrasıdır.
Dünyayı besleyen tarımın izleri burada,
yüzyıllara meydan okuyan lezzetler burada,
kadim mutfak kültürü burada…
Şimdi bu lezzet serüvenini Diyarbakır’dan dünyaya anlatma zamanı
Gastronomi yazarı danışman chef Mehmet Kudat










