Metris'ten Ceyhan'a Bir Vefa Hikâyesi ve Tayyip Erdoğan
Modern dünyanın hızlı akışı içerisinde unutulmaya yüz tutan "vefa" kavramına belki de her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. İnsan ilişkilerinin çıkar hesaplarıyla zedelendiği günümüzde, zor zamanlarda gösterilen bir tutam merhametin ve unutulmayan dostlukların kıymeti çok daha net anlaşılıyor. Üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen tazeliğini koruyan bu anlamlı olay, insanlığın ve vefanın asla unutturulmaması gereken en somut örneklerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Metris Cezaevi’nin soğuk ve ıslak koridorlarında bir kap sıcak çorbayla başlayan bu kıymetli dostluk, 2013 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesinde kurulan bir gönül sofrasıyla yeniden taçlandı. Sırf merhamet gösterip çorba ikram ettiği için falakaya yatırılan eski onbaşı Fehmi Kanlı, yaklaşık 35 yıllık dostu Recep Tayyip Erdoğan’ı evinde ağırladı.
Türkiye siyasi tarihinin kırılma noktalarından biri olan 1979 yılında, öldürülen iki arkadaşının cenazesinin ardından düzenlenen yürüyüşe katıldıkları gerekçesiyle cezaevine konulan isimler arasında Recep Tayyip Erdoğan da vardı. Metris Cezaevi’nin ilk gecesinde yaşanan unutulmaz bir olay, yarım asra yaklaşan bir vefa hikâyesinin temelini attı.
Metris'in Su İçindeki Koridorlarında Bir Tas Çorba
Cezaevine getirildikleri ilk gece yerlerin su içinde olması nedeniyle oturacak bir yer dahi bulamayan tutuklular, gecenin geç saatlerine kadar aç ve bitkin bir hâlde koridorda beklemek zorunda kaldı. O zorlu anlarda askerlik görevini onbaşı rütbesiyle yapan Adanalı Fehmi Kanlı devreye girdi.
Asker tayınından artan bayat ekmekleri toplayan ve koca bir kazan çorba kaynatan Fehmi Kanlı, açlık içindeki tutuklulara sıcak bir yemek sundu. Zor şartlar altındaki mahkûmlar için o bir tas çorba, unutulmaz bir iyilik olarak hafızalarına kazındı.
"Anarşistlere Acımak Sana mı Kaldı?"
Yemeğin ardından koğuşlara geçildiği sırada cezaevinde acı feryatlar yükseldi. İçeridekiler önce aralarından birinin işkenceye alındığını sanarak kendi aralarında sayım yaptı ancak aralarında eksik kimse yoktu.
Gerçek çok geçmeden ortaya çıktı: Tutuklulara çorba dağıttığı fark edilen onbaşı Fehmi Kanlı, cezaevi yönetimi tarafından "Anarşistlere acımak sana mı kaldı?" denilerek ağır şekilde falakaya yatırılmıştı.
Recep Tayyip Erdoğan, "Bir Liderin Doğuşu" kitabında da yer verilen o anları anlatırken, sırf kendilerine yardım ettiği için acı çeken bu vefalı askerle bağını cezaevinden çıktıktan sonra da koparmadığını ve kendisini arayıp bulduğunu ifade ediyordu.
6 Ekim 2013: Ceyhan'da Yaklaşık 35 Yıllık Dostluğun Sofrası
Gördüğü ağır baskıya rağmen merhametinden vazgeçmeyen Fehmi Kanlı ile kurulan iletişim, geçen onlarca yıla ve yoğun çalışma temposuna rağmen hiç kopmadı. Telefon görüşmeleriyle süren dostluk, Erdoğan’ın Adana programı kapsamında 6 Ekim 2013 tarihinde Ceyhan’ın Sarısaqal Mahallesi’ne yaptığı ziyaretle yüz yüze bir buluşmaya dönüştü.
Eşi Emine Erdoğan ve beraberindeki bakanlarla birlikte Fehmi Kanlı’nın evine konuk olan Erdoğan, yaklaşık iki saat süren ziyarette eski günleri yâd etti. Ziyaret sırasında Hüseyin Besli ve Ömer Özbay tarafından kaleme alınan "Recep Tayyip Erdoğan - Bir Liderin Doğuşu" isimli kitap da imzalanarak Kanlı’ya hediye edildi.
Ev sahibi Fehmi Kanlı, unutulmaması gereken bu tarihî buluşmanın ardından duygularını şu sözlerle dile getirdi:
"Eski günleri yâd ettik. Sıkıntılı günleri ve güzel günleri hatırladık. Kendisi muhteşem bir insan, vefalı bir kişi. Bizi ve ailemizi onurlandırdı."










