Ahmet Almaz Yazıları

Ahmet Almaz
Ahmet Almaz
Yazarın Profili
25.10.2026 09:49

"İşte Şimdi Osmanlı Bitti!" Metternich’in Kehaneti ve İsmail Kahraman'ın İşaret Ettiği O Büyük Kırılma Noktası

Haber Detay Image

"İşte Şimdi Osmanlı Bitti!" Metternich’in Kehaneti ve İsmail Kahraman'ın İşaret Ettiği O Büyük Kırılma Noktası

Tarihin akışını değiştiren anlar bazen cephede çekilen bir tetikle, bazen de bir diplomatın dudaklarından dökülen tek bir cümleyle mühürlenir. Osmanlı İmparatorluğu'nun kendi valisi karşısında çaresiz kaldığı, askeri ve ekonomik bağımsızlığının pamuk ipliğine bağlı olduğu o dönüm noktasını hiç duydunuz mu?

Birlik Vakfı Kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi 27. Başkanı İsmail Kahraman, Birlik Vakfı İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen "Birlikte Cumartesi Konferansları 1427" kapsamında 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde (Çemberlitaş - Fatih - İstanbul) çok konuşulacak bir etkinliğe imza attı. "Cihan Devletimiz ve Kırılma Noktası" başlıklı bu tarihi konferansta, imparatorluğun çöküş sürecine dair çok kritik gerçekler masaya yatırıldı.

Bu sarsıcı süreç, arkasında İngiliz tuzaklarını barındıran 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile başlıyor ve Avusturya Başbakanı (Şansölyesi) Klemens von Metternich’in tarihe geçen o meşhur sözüyle zirveye ulaşıyor: "İşte şimdi Osmanlı bitti!"

Peki, Avrupalı bir diplomatın bu kadar büyük bir özgüvenle Osmanlı’nın sonunu ilan etmesinin arkasında ne vardı? İsmail Kahraman’ın afişte yer alan o tarihi kırılma noktası bugün bizlere ne anlatıyor? İşte milyonların merak ettiği o sarsıcı gerçekler...

Kırılma Noktası 1: Balta Limanı Antlaşması ile Ekonomik Teslimiyet

16 Ağustos 1838'de imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması, görünüşte İngiltere'nin askeri desteğini almak için yapılmış bir ticaret sözleşmesiydi. Dönemin padişahı II. Mahmut, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanını bastırmak için İngilizlerin yardımına muhtaç kalmıştı.

Ancak bu antlaşmayla Osmanlı, yerli üreticiyi koruyan tekel sistemini (yed-i vahid) kaldırdı ve yabancı tüccarlara inanılmaz gümrük kolaylıkları sağladı. Sonuç tam bir felaketti: İngiliz fabrikalarının ucuz malları pazarı istila etti, Osmanlı esnafı kepenk indirdi ve imparatorluk Avrupalı devletlerin açık pazarı haline geldi.

Kırılma Noktası 2: 1839 Nizip Savaşı ve Metternich’in O Meşhur Sözü

Ekonomik olarak beli bükülen Osmanlı, askeri olarak da en büyük darbeyi kendi içinden yedi. Tarihler 24 Haziran 1839’u gösterdiğinde, Osmanlı ordusu Gaziantep yakınlarında kendi valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın güçleriyle Nizip Savaşı'nda karşı karşıya geldi.

Sonuç tam bir hezimetti. Osmanlı ordusu Mısır kuvvetleri karşısında sadece birkaç saat içinde ağır bir bozguna uğradı. İşte tam bu sırada, askeri dehası ve diplomatik kurnazlığıyla bilinen Avusturya Başbakanı (Şansölyesi) Klemens von Metternich, bu ağır yenilgi haberini alır almaz tarihe geçen o soğuk ve net tespiti yaptı:

"İşte şimdi Osmanlı bitti!"

Metternich bu sözü söylerken son derece haklı bir tabloya bakıyordu. Çünkü Nizip bozgununun hemen ardından Sultan II. Mahmut vefat etmiş, tahta henüz çok genç yaşta olan Sultan Abdülmecid geçmiş ve hepsinden öte Osmanlı Donanması bir ihanetle kaçırılarak Mısır’a teslim edilmişti. Ordusu dağılan, padişahı ölen ve donanması çalınan bir devlet, dış müdahale olmadan hayatta kalamazdı.

İsmail Kahraman ve Birlik Vakfı Neden Bu Döneme Vurgu Yapıyor?

Birlik Vakfı’nın Çemberlitaş'taki genel merkezinde düzenlenen "Cihan Devletimiz ve Kırılma Noktası" başlıklı konferansta tarih bilincine güçlü bir vurgu yapan İsmail Kahraman, bu dönemin günümüz dünyasını anlamak için de iyi analiz edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi 27. Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili kimliğiyle devlet hafızasına ve tarihsel kırılmalara dikkat çeken Kahraman'ın işaret ettiği en büyük ders; bir devletin askeri ve ekonomik bağımsızlığını kaybettiği an, dış güçlerin insafına kalacağı gerçeğidir.

Nitekim Metternich’in "Osmanlı bitti" dediği bu süreçten sonra Osmanlı, varlığını ancak Avrupalı devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak (Denge Politikası) sürdürebilmiştir. Bu teslimiyet süreci devleti önce dış borçlanmaya, ardından iflasa ve nihayetinde yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu Düyûn-u Umûmiye’ye götürmüştür.

Sonuç: Tarihten Çıkarılması Gereken Büyük İbret

Bugün dönüp baktığımızda, Balta Limanı Antlaşması ve Nizip Savaşı sadece tarih kitaplarında ezberlenen birer konu başlığı değildir. Avrupalı diplomatların arkasından "Şimdi Osmanlı bitti" diye sevinç çığlıkları attığı o karanlık günler; tam bağımsızlığın, yerli üretimin ve milli ekonominin bir ülke için ne kadar hayati olduğunu gösteren en büyük ibret vesikasıdır. Birlik Vakfı'nın düzenlediği bu anlamlı konferanslar, geçmişi doğru okuyup geleceği daha güçlü inşa etmenin ilk şartının tarih bilinci olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor.

Yazarın Notu ve Teşekkür
Konferans sırasında şahsıma "Büyük Tarihçi Yazar Ahmet ALMAZ" diye hitap ederek büyük bir nezaket ve kadirşinaslık gösteren Sayın İsmail Kahraman’a en içten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım. Tarih bilincini ve milli hafızayı canlı tutan bu kıymetli etkinliklerin, gelecek nesillere ışık tutmaya devam etmesini temenni ederim.


Yazarın Yazıları