İlber Ortaylı Hocamız'ın Değişen Vasiyeti : Beni Karadeniz'de Kırım'a Bakan Bir Yere Defnedin (Bir İnsan Bu Kadar Mı Sevilir)
Türk tarihçiliğinin dev çınarı, kıymetli hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı ile çeyrek asra dayanan bir tanışıklığımız, dostluğumuz ve birlikte yürüttüğümüz çalışmalarımız vardı. Şüphesiz bu köklü dostluğun temellerini atan isim, 2016 yılında ebediyete irtihal eden merhum hocamız Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'tı.
Nevzat Yalçıntaş, 1999 yılında Fazilet Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, yapılacak milletvekili seçimleri için İlber Ortaylı'ya parti adına adaylık teklifinde bulunmuştu. İlber Hoca, bu nazik teklife teşekkür ederek şu tarihi cevabı vermişti: "Hocam, eğer parti iktidar olursa sizden tek ricam, beni İran'a Kültür Ateşesi olarak göndermenizdir. Zira İran arşivlerinde Osmanlı tarihi ile ilgili çok önemli belgeler var ve ben onlar üzerinde derinlemesine bir çalışma yapmak istiyorum." Bu yanıt, onun koltuk sevdasından ziyade ilme ve belgeye olan sarsılmaz tutkusunun en açık göstergesiydi.
İlber Hocamızla, arkadaşım Pelin Batu'yu da davet ederek kitap projelerimiz üzerine Topkapı Sarayı'nda uzun ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bu sohbetlerimiz sırasında hazırladığımız "Yahudilik Tarihi" adlı çalışmamızı gören hocamız, "Benim de bir makalemi bu kitaba dahil edin," diyerek bizleri onurlandırdı. Böylece İlber Ortaylı'nın "Osmanlı'nın Modernleşmesi ve Sabetaycılık" ekini içeren, Pelin Batu ile birlikte hazırladığımız "Geçmişten Günümüze Yahudilik Tarihi" (Nokta Kitap, 2007) adlı eserimiz yayınlandı.
Bu derin sohbetlerin birinde hocamızın kurduğu şu cümleyi hiç unutamam: "Ben ölünce mezarımı Karadeniz dağlarının Kırım'a bakan bir tepesine yapın, bu vasiyetimdir." Vatan coğrafyasına ve köklerine olan sevdası bu sözlerinde gizliydi. Yine kendisinin "Osmanlı Yahudileri" ekinin de yer aldığı "Tevrat'ın Türk Evlatları" ve editörlüğünü üstlendiğim; Nevzat Yalçıntaş ile Mümtaz'er Türköne'nin de katkı sunduğu "Türkler ve İslamiyet" kitapları Yakamoz Yayınları tarafından neşredildi.
Bu tarihlerde İlber Hocamiz,Vatikan'a 'Büyükelçi' olarak gitmek istiyordu. Bizede : "Sizde gelin eve yerleşin" diyordu.Tabi ki bu isteğinin en büyük amacı Vatikan Devlet Arşivlerinde çalışma yapmaktı.
2015 yılında Bâb-ı Âli üzerine bir araştırma yürüten Mehmet Şahincileroğlu'nu kendisine tavsiye ettiğimde, hocamız büyük bir ilgi göstererek kitaptaki kendine ait bölümlerin yayınlanmasına müsaade etti. Bu değerli çalışma, 2019 yılında "Geçmişten Günümüze Bâb-ı Âli'nin İzinde" ismiyle okurla buluştu.
Sayın hocamızla en son, kendisine "Şeyh Şamil Ansiklopedisi" kitabımızı takdim ettiğimizde bir araya gelmiştik. Zaman zaman arayıp sağlığını sorardım. Bir keresinde kitaplarımızın yeni baskılarının yapılıp yapılmadığını sormuş, "Hayır" cevabını alınca, mütevazı bir edayla yayınlandıysa sadece teşekkür etmek istediğini ifade etmişti.
Bugün bir paylaşımda, vefatı durumunda Gelibolu'ya defnedilmek istediğine dair bir konuşmasına rastladım. Ancak nihayetinde ailesi, cenaze töreni bugün (16 Mart) Pazartesi günü Fatih Camii'nde icra edileceğini ve naaşının Fatih Camii Haziresi'ne ikindi namazından sonra defnedileceğini açıkladı.Bir Osmanlı tarihçisi için Fatih Sultan Mehmet Han'ın dizinin dibinde ebedi istirahatğahına çekilmek, kuşkusuz en doğru ve en anlamlı karar olmuştur.
Bu konuda Cumhurbaşkanımiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da teşekkür ederiz.
Sayın Hocamızın vefatına müteakip, başta UNESCO, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanicbek Ömüraliyev olmak üzere,Rusya, Ukrayna, İran, İtalya gibi sayısız ülkeler, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Numan kurtulmuş, üniversiteler, devletin resmi kurum ve kuruluşları yanında bütün Türkiye Hocamız için başsağlığı mesajı yayınlayarak üzüntülerini dile getirdikleri.Ya sosyal medya paylaşımlarına ne demeli ? Bir insan bu kadar mı sevilir?
Tabii olarak sayın Hocamız'a gösterilen büyük sevgi ve hayranlık birtakım kişileri rahatsız etmiş olmalı ki, bazı kişiler, özellikle Fatih Sultan Mehmet Camii'nin hazıresine defnedilmesine karşı saygısızca paylaşımlar yapmaya başladılar. Bunlara verilecek tek cevap ise İlber Hocamız'ın en yakın arkadaşlarından merhum hocamiz Nevzat Yalçıntaş'a aittir. "Hasetlik"
Kıymetli hocamıza Allah'tan rahmet, mekanı cennet olsun diyorum. Başta kızı Tuna Ortaylı ve kardeşi Nuriye Ortaylı olmak üzere tüm yakınlarına, akademi dünyasına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.









