Vahdettin Yazıları

Vahdettin

Vahdettin

Ünvan: Osmanlı İmparatorluğu'Nun 36. Ve Son Padişahı, 115. İslam Halifesi

Doğum Yeri: İstanbul / Türkiye

Doğum Tarihi: 14.01.1861 / 16.05.1926

Vahdettin Kimdir?

VI. Mehmed, Sultan Vahideddin ya da Sultan Vahdettin (d. 14 Ocak 1861, İstanbul – ö. 16 Mayıs 1926, San Remo), Osmanlı İmparatorluğu'nun 36. ve son padişahı ve 115. İslam halifesidir. Osmanoğlu ailesinde Şahbaba olarak da bilinir.

Sultan Abdülmecid'in sekizinci oğlu ve kendisinden önce tahta geçen V. Murad, II. Abdülhamid ve V. Mehmed'in küçük kardeşidir. Çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetti. Sultan Abdülmecid'in ikballerinden Şayeste Hanımefendi tarafından büyütüldü. Tahta geçiş sıralamasında çok aşağılarda olduğu için gözden uzak bir yaşam sürdü. Gençlik yıllarında gizlice medrese derslerini takip etmiş, bu özelliği ile tahta çıktıktan sonra kendisine arz edilen şer'i konulara müdahale edebilecek derecede yetkinleşmiştir. Hat, musiki ve edebiyat sanatlarıyla ileri seviyede uğraşmıştır.

İlk evliliğini bu dönemde, ablası Cemile Sultan'ın sarayında görüp beğendiği Emine Nazikeda Hanım ile yapmıştır. Cemile Sultan, çok sevdiği Nazikeda üzerine başka bir eş almaması şartı ile Vahideddin'in talebini kabul edeceğini bildirdiğinde ablasının şartını kabul etmesine rağmen, bu evlilikten Sabiha Sultan ve Fatma Ulviye Sultan dünyaya geldikten sonra doktorların tıbben bir daha doğum yapamayacağı bildirilmesi üzerine eşinin de rızasını alarak başka evlilikler yaptı. 1912'de tek oğlu Mehmed Ertuğrul dünyaya geldi. Ağabeyi II. Abdülhamid'in uzun padişahlığı sırasında, Çengelköy'de mimar Alexandre Vallaury'ye yaptırdığı köşkünde münzevi bir hayat yaşadı. V. Mehmed tahta geçtiğinde, Sultan Abdülaziz'in oğlu Yusuf İzzeddin Efendi veliaht oldu. Yusuf İzzeddin'in 1 Şubat 1916'da ölümü üzerine Vahideddin veliahtlık makamına yükseldi. 1917 Aralık ayında Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa eşliğinde Almanya seyahatine çıktı ve 4 Ocak 1918'de döndü.

3 Temmuz 1918'de abisi V. Mehmed'in ölümü üzerine VI. Mehmed adıyla 57 yaşında tahta çıktı. Cülûs töreni 4 Temmuz'da gerçekleşti ve kayda alınan ilk ve tek cülûs töreni olmuştur. 1918 yazında ordu ve donanmaya bir Hatt-ı Hümâyun göndererek Başkomutanlığı üzerine aldığını bildirdi. Devlet yönetiminde aktif bir rol alacağının işaretlerini vermişti ancak iki büyük sorunla karşı karşıya idi. Bir yandan, bir felakete dönüşen I. Dünya Savaşı'nı en az hasarla sona erdirmek; öbür yandan, 1913'ten beri imparatorluğa egemen olan İttihat ve Terakki rejimine karşı bir siyasi alternatif oluşturmak. Tahta geçer geçmez, İttihat ve Terakki önderliğine muhalefetiyle tanınan Mustafa Kemal Paşa'yı Suriye Cephesi komutanlığına atadı. 8 Ekim 1918'de savaşın kaybedileceğinin anlaşılması üzerine Talat Paşa başkanlığındaki İttihat ve Terakki kabinesi istifa etti. Yerine Ahmet İzzet Paşa başkanlığında bir kabine kuruldu ve bu kabine savaşı bitiren Mondros Mütarekesi'ni 30 Ekim 1918'de imzaladı. Ahmet İzzet Paşa'nın "artçı" kabinesinin de sadece 25 gün süren iktidardan sonra istifası üzerine Padişah diplomat Ahmet Tevfik Paşa'yı 13 Kasım'da sadrazamlığa getirdi.

Hükûmetin Hristiyan azınlıklarla başlattığı uzlaşma süreci başarısız oldu. Paris Barış Konferansı'nda Damad Ferid Paşa aracılığıyla İtilaf Devletleri'ne yakınlaşarak Yunanistan'ın toprak taleplerini engellemeye çalıştı ancak bu girişim sonuçsuz kaldı. Ekim ayında hükûmet, Amasya Protokolü ile milliyetçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kaldı. 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri, İstanbul'u askerî olarak işgal etti ve milliyetçilerin çoğunlukta olduğu Meclis-i Mebûsan'ın kapatılması konusunda padişaha baskı yaptı. Bu sırada Mustafa Kemal Paşa, Ankara'da Büyük Millet Meclisi adını verdiği geçici hükûmeti kurdu. Padişahın İstanbul'daki hükûmeti ise İtilaf Devletleri tarafından desteklenmesine rağmen fiilen etkisizdi. VI. Mehmed, Ankara hükûmetini tanımadı ve Sevr Antlaşması'nı imzaladı.

1 Kasım 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi, çıkardığı iki maddelik bir kanunla saltanatı kaldırdı. Vahdettin'in adı hutbelerden kaldırıldı. 4 Kasım'da son sadrazam Ahmed Tevfik Paşa istifa etti. 5 Kasım'da Refet Paşa, Babıali'deki bakanlıklara gönderdiği bir genelgeyle işlerine son verildiğini tebliğ etti. 17 Kasım sabahı Vahdettin, küçük oğlu Mehmet Ertuğrul ve hareminin mensuplarıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı'ndan bir kayığa binerek Boğaziçi'nde demirlemiş olan HMS Malaya adlı İngiliz zırhlısı ile Malta'ya gitti. İngilizler Vahdettin'in İngiltere'ye gelmesini kabul etmediği için devrik padişah bir süre Malta'da kaldı. 1922 sonunda Hicaz kralı Hüseyin'in daveti üzerine hacca gitti. 20 Nisan 1923'e dek Hicaz'da kaldı. İngiltere'nin baskısı üzerine buradan ayrıldı. Bir süre İtalya'nın Cenova kentinde yaşadı. 11 Haziran 1923'te San Remo kasabasında kiralanan bir villaya taşındı. Bu dönemde başlangıç bölümünü kendi el yazısıyla yazdığı, kalan bölümlerini yakınlarına dikte ettirdiği anılarını kayda geçirmiştir.

Vahdettin, 16 Mayıs 1926'da San Remo'da 65 yaşında öldü. Ölümünden iki gün sonra yapılan otopside bir kalp damarının tıkanması sonucu öldüğü ortaya çıktı. Cenazesi Türkiye hükûmeti tarafından kabul edilmedi ve Şam'a getirilerek Süleymaniye Külliyesi kabristanına defnedildi.