ÖZELLEŞTİRME YÜKSEK KURULU HABERLERİ

Özelleştirme Yüksek Kurulu Haberleri

Özelleştirme Yüksek Kurulu haber, Özelleştirme Yüksek Kurulu son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Özelleştirme Yüksek Kurulu - 19.12.2019
YÖK: İstanbul Şehir Üniversitesi'nin faaliyet izni geçici olarak durduruldu (2)- Yeniden
YÖK'ten İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından kurulan ve 2010-2011 akademik yılında eğitim öğretime başlayan İstanbul Şehir Üniversitesi'nin son günlerde yaşadığı mali sorunlarla yoğun bir şekilde gündemde yer aldığı belirtildi. Üniversitenin 2014 yılından itibaren kendisine Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından bedelsiz devredilen bir taşınmazı teminat göstermek suretiyle kredi kullanmaya başladığı ifade edilirken, teminat konusu taşınmazın devrine ilişkin işlemin iptali için açılan dava sonucunda Danıştay 13'üncü Dairesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildiği hatırlatıldı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 19.12.2019
İstanbul Şehir Üniversitesinin idaresi Marmara Üniversitesine devredildi
Açıklamada, Türkiye Halk Bankası tarafından, İstanbul Şehir Üniversitesinin 2014'ten itibaren kendisine Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından bedelsiz devredilen bir taşınmazı teminat göstererek kredi kullanmaya başladığı; söz konusu taşınmazın devrine ilişkin işlemin iptali için açılan dava sonucunda Danıştay 13'üncü Dairesince "yürütmeyi durdurma" kararı verildiği ve tahsis edilen kredilerin teminatsız kalma riskiyle karşı karşıya kalındığı YÖK'e bildirildi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 19.12.2019
YÖK: İstanbul Şehir Üniversitesi'nin faaliyet izni geçici olarak durduruldu (2)- Yeniden
YÖK'ten İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından kurulan ve 2010-2011 akademik yılında eğitim öğretime başlayan İstanbul Şehir Üniversitesi'nin son günlerde yaşadığı mali sorunlarla yoğun bir şekilde gündemde yer aldığı belirtildi. Üniversitenin 2014 yılından itibaren kendisine Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından bedelsiz devredilen bir taşınmazı teminat göstermek suretiyle kredi kullanmaya başladığı ifade edilirken, teminat konusu taşınmazın devrine ilişkin işlemin iptali için açılan dava sonucunda Danıştay 13'üncü Dairesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildiği hatırlatıldı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 19.12.2019
YÖK, Şehir Üniversitesi'nin Marmara Üniversitesi'ne devrine karar verdi
Yükseköğretim Kurulundan yapılan açıklamada, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından kurulan ve 2010-2011 akademik yılında eğitim öğretime başlayan İstanbul Şehir Üniversitesi'nin son günlerde yaşadığı mali sorunlarla yoğun bir şekilde gündemde yer aldığı belirtildi. Açıklamada, "Türkiye Halk Bankası A.Ş, 24.07.2019 tarihli ve 1887 sayılı yazısıyla, İstanbul Şehir Üniversitesinin 2014 yılından itibaren kendisine Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından bedelsiz devredilen bir taşınmazı teminat göstermek suretiyle kredi kullanmaya başladığı; teminat konusu taşınmazın devrine ilişkin işlemin iptali için açılan dava sonucunda, Danıştay 13.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 10.12.2019
2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda
Şehir Üniversitesi ile ilgili gelişmeler Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Şehir Üniversitesine ilişkin gelişmeler hakkında ise şöyle konuştu: "Özelleştirme Yüksek Kurulunun 29 Mayıs 2015 tarihli 2015/32 sayılı kararıyla tekel işletmeleri genel müdürlüğünün mülkiyetinde bulunan İstanbul Kartal Dragos mevkiindeki taşınmazlar, Ahmet Davutoğlu'nun başbakanlığı döneminde İstanbul Şehir Üniversitesine devredilmiştir.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 07.12.2019
/geniş haber/ Cumhurbaşkanı Erdoğan Şehir Üniversitesi eleştirisi
"TÜRKİYE'YE KIZAN BİZE KIZIYOR" Erdoğan, "Ülkemize yönelen saldırıların hedefinde ilk önce AK Parti yer almıştır. Esasen Türkiye ile AK Parti'nin kaderi adeta bütünleşmiştir. Türkiye'yi seven bizi seviyor, Türkiye'ye kızan bize kızıyor, Türkiye'den nefret eden bizden de nefret ediyor. Milletimiz de bu gerçeği gördüğü için her mücadelemizde hamdolsun yanımızda yer alıyor" dedi.  "SİZ NİYE ORADASINIZ? BİZE ŞUNU SÖYLEYEMEZSİNİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde Suriye'de yürütülen harekatlar, Türkiye sınırı içindeki terörle mücadele operasyonları ve Akdeniz'de atılan stratejik adımlar Türkiye'ye karşı bir öfke patlamasına yol açtı. En önemlisi şu anda Barış Pınarı Harekatı'yla Suriye'de devam etmekte olan süreç, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemlidir. Dünyada hangi liderlerle görüştüysek, hepsinin bize nasihati çoğu zaman, 'Buradan ne zaman çıkacaksınız?' söyledikleri bu. Bizim de kendilerine söylediğimiz şu, 'Sizin orada ne işiniz var?' Bizim 911 kilometre sınırımız var. Sizin sınırınız var mı? Yok. Peki niye oradasınız? 32-33 bin tır silahı, aracı, gereci, mühimmatı siz kime gönderdiniz? Teröristlere. Kim bu teröristler? Enteresan olan ne biliyor musunuz, Kürtler. Nasıl oluyor da bunlar Kürt oluyor? DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi veren biziz. El Bab'ta DEAŞ'ın 3 bini aşkın teröristini oradan çıkartan biziz. Dünyada DEAŞ'a karşı böyle bir mücadeleyi veren ikinci bir ülke yok. Bunun aksini iddia edebilir misiniz?' dedim. Son dörtlü zirvede, İngiltere, Fransa, Almanya, onlarla yaptığımız dörtlü zirvede bunları konuştuk, kendilerine açık açık bunları söyledik. Siz niye oradasınız? Bize şunu söyleyemezsiniz. Siz oraları terk etmedikten sonra Suriye halkı da 'Teşekkür ederiz, artık gidebilirsiniz' demedikten sonra biz buradan çıkmayacağız. Çünkü biz Adana Mutabakatı'yla oradayız, Suriye halkının talebi üzerine oradayız. Şu anda da bu süreç devam ediyor. Söyleyecekleri hiçbir şey yok ve söyleyemediler." Fransa'da her yerin yanıp, yıkıldığını kaydeden Erdoğan, "Niye? Zulm ile abad olunmaz, onun için" şeklinde konuştu.  LİBYA İLE MUTABAKAT Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libya ile mutabakat metni imzaladık. Bu mutabakat metniyle özellikle de deniz yetki alanlarının sınırlarının daraltılmasına yönelik anlaşma Meclisimizden geçti. Ben de imzaladım, şimdi de Birleşmiş Milletlere gönderildi. İnşallah hem askeri güvenlik hem de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgili adımları atmış oluyoruz. Burada oyun bozuldu. İsimlerini vermeyeceğim, hangi ülkelerin oyunlarının bozulduğunu siyasetçi kardeşlerim olarak sizler de zaten okuyarak bunları bileceksiniz. Bu oyunlar bozulurken bir tarafta da Yunanistan, Güney Kıbrıs, Mısır, zaman zaman İsrail, bunlar da bir araya geliyor. Bir skandal hareket de yaptılar. Yunanistan, Libya'nın büyükelçisini deport etti. Ne oldu yani yaptın da ne kazandın? Zaman zaman bu tür şeyleri biz de yapıyoruz. Bizim de büyükelçilerimizi deport edenler oluyor. Onlar edince, biz de onlarınkini deport ediyoruz. Bu, siyaset dilini bilmemek ve skandallar üzerine kurulmuş bir devlet yönetimi demektir. Yunanistan'ın yaptığı da budur. Şu anda biz Libya'daki bu kararlı duruşumuzu devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz" diye konuştu.  "HEP DİK DURDUK, DİK DURMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libya ile Türkiye arasında ilginç ve güzel bir hat inşa edildi. Hat üzerinde, çevresinde, münhasır ekonomik bölge olarak ifade edilen bölgede, geçmişten bugüne Türkiye'nin garantör ülke olarak hakları bulunuyor. Suriye'deki soydaşlarımızın hakları var. Bu hakları sonuna kadar savunmakta kararlıyız. Biz boşuna mı 2 tane sondaj gemisiyle, 2 tane sismik araştırma gemisini aldık? Bunlara boşuna bu paraları vermedik. Bu gemilerimizle bölgede çalışmalar, araştırmalar devam ediyor, firkateynlerimiz oralarda. Zaman zaman uçaklarımız, zaman zaman helikopterlerimiz oralarda. Biz bu araştırmaları yapmaya devam edeceğiz. Uluslararası deniz hukuku ve uluslararası hukuktan doğan haklarımızı sonuna kadar savunacağız ve bu hakların takipçisi olacağız. Tabii buna parlamentomuzun içinden bazen çatlak sesler çıkıyor, ona alışığız zaten çıkacak. Ama biz dik duracağız. Son dönemdeki gelişmeler, tüm perdeleri kaldırdı. Pek çok ülke yıllardır içlerinde tuttukları kini, nefreti, husumeti tüm çıplaklığıyla ortaya döktü. Bu gelişmenin ülkemiz için hayırlı olduğuna inanıyorum. Karşılıklı rol yapmak yerine, gerçek düşüncelerimizi ve niyetlerimizi açıkça oraya koymamız bir takım sorunların çözümünü hızlandırdı. Gerek yüz yüze görüşmelerimizde gerek telefon temaslarımızda artık tüm liderlerle daha açık yüreklilikle konuşuyoruz. Anlaştığımız hususları hızla sonuca bağlıyor, anlaşamadığımız konularda da karşılıklı pozisyonlarımızı teyit ediyoruz. Bu tarzın dünya siyaseti açısından daha verimli ve doğru olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin egemenliğini, hukukunu, çıkarlarını, milletimizin ve tüm dostlarımızın haklarını korumak için verdiğimiz mücadelede Allah'ın izniyle hep dik durduk, dik durmaya da devam edeceğiz" dedi.  "CUMHUR İTTİFAKI'NI BÖLEMEYECEKLER, PARÇALAYAMAYACAKLAR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için diplomasi ve uluslararası siyaset yanında ekonomiyi de devreye almalarına rağmen hamdolsun ülkemize geri adım attıramadılar. Yapılan her saldırıyı, atılan her adımı, kullanılan her silahı süratle etkisiz hale getirdik, tedbirlerimizi aldık. Aynı hamlelerin tekrarında karşılarında hazırlıklı bir Türkiye buldukları için istedikleri neticeyi elde edemiyorlar. Ülkemize yönelik kızgınlıklarının gerisindeki sebeplerden biri de budur. Artık eskiden olduğu gibi Türkiye'yi diledikleri şekilde itip kakamadıkları, yönlendiremedikleri, yönetemedikleri için hırçınlaşıyorlar. Hırçınlaştıkça da muvazeneyi kaybediyorlar. Sonuçta geldiğimiz noktada Türkiye siyasi, ekonomik ve askeri bakımdan eskisiyle mukayese edilemeyecek kadar güçlü bir yerde bulunuyor. Ülkemiz iç siyasetinde ortada kayda değer bir husus yokken ortaya çıkıp yükselen AK Parti, Cumhur İttifakı ve şahsım aleyhindeki havanın gerisinde işte böyle bir tablo, işte böyle bir hesap vardır. Cumhur İttifakı'nı bölemeyecekler, parçalayamayacaklar ve Cumhur İttifakı güçlenerek yarınlara inşallah yürüyecek. Türkiye'nin güney sınırlarını terör koridoruyla kuşatma projeleri özellikle oluşturmaya çalışanlar, iç siyaseti manipüle ederek kayıpları telafi etmenin peşindeler ama bunu da başaramıyorlar. Çünkü milletimiz bu ülkede kimin ne olduğunu, kime hizmet ettiğini, neyi, ne için yaptığını gayet iyi biliyor. Ceviz kabuğunda fırtına koparma, incir çekirdeğini doldurmayacak meseleleri büyüterek balyoz niyetine kullanma çabaları hep beyhudedir. Milletimiz bunların hiçbirine itibar etmez. Yeter ki biz kendi içimizde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, hasbiliğimizi, samimiyetimizi söylemimiz ve yaşayışımızda değerlerimize bağlılığımızı güçlü bir şekilde sürdürebilelim. Gerisi kendiliğinde gelecektirö şeklinde konuştu. Erdoğan, İstanbul teşkilatının, diğer illere örnek olacak bir tavır ortaya koyacağına inandığını belirterek seçimden bu yana 74 bin 176 üye kaydıyla İstanbul teşkilatı adeta yeni bir dirilişin içerisinde olduğunu söyledi.  ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda bulunan partililere seslenerek, "İstemezdim, bilmiyorum telefonlarınıza şu anda geldi mi? Son zamanlarda bir şehir üniversitesi meselesi ortaya çıkardılar. ve bu şehir üniversitesi meselesinin özellikle bir siyasi ayağında bizim olduğumuzu, bir siyasi ayağında da malum zatın olduğu söyleniyor. Şunu çok açık ve net söylemek durumundayım. Her şeyden önce Şehir Üniversitesinin tahsisini Başbakanlığım döneminde yapan benim. Tahsisini yapan ben olduğuma göre, daha sonra malum zat Başbakan olunca bu tahsisi, Şehir Üniversitesine mülkiyet devrine dönüştürmüştür. Türkiye'de hiçbir üniversiteye tapu ile tapu devri, mülkiyet devri yoktur, olmamıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyor değil mi? Öksüz, yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun başkanı sıfatıyla bunu sağlıyor.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 07.12.2019
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ELEŞTİRİSİ
"TÜRKİYE'YE KIZAN BİZE KIZIYOR" Erdoğan, "Ülkemize yönelen saldırıların hedefinde ilk önce AK Parti yer almıştır. Esasen Türkiye ile AK Parti'nin kaderi adeta bütünleşmiştir. Türkiye'yi seven bizi seviyor, Türkiye'ye kızan bize kızıyor, Türkiye'den nefret eden bizden de nefret ediyor. Milletimiz de bu gerçeği gördüğü için her mücadelemizde hamdolsun yanımızda yer alıyor" dedi.  "SİZ NİYE ORADASINIZ? BİZE ŞUNU SÖYLEYEMEZSİNİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde Suriye'de yürütülen harekatlar, Türkiye sınırı içindeki terörle mücadele operasyonları ve Akdeniz'de atılan stratejik adımlar Türkiye'ye karşı bir öfke patlamasına yol açtı. En önemlisi şu anda Barış Pınarı Harekatı'yla Suriye'de devam etmekte olan süreç, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemlidir. Dünyada hangi liderlerle görüştüysek, hepsinin bize nasihati çoğu zaman, 'Buradan ne zaman çıkacaksınız?' söyledikleri bu. Bizim de kendilerine söylediğimiz şu, 'Sizin orada ne işiniz var?' Bizim 911 kilometre sınırımız var. Sizin sınırınız var mı? Yok. Peki niye oradasınız? 32-33 bin tır silahı, aracı, gereci, mühimmatı siz kime gönderdiniz? Teröristlere. Kim bu teröristler? Enteresan olan ne biliyor musunuz, Kürtler. Nasıl oluyor da bunlar Kürt oluyor? DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi veren biziz. El Bab'ta DEAŞ'ın 3 bini aşkın teröristini oradan çıkartan biziz. Dünyada DEAŞ'a karşı böyle bir mücadeleyi veren ikinci bir ülke yok. Bunun aksini iddia edebilir misiniz?' dedim. Son dörtlü zirvede, İngiltere, Fransa, Almanya, onlarla yaptığımız dörtlü zirvede bunları konuştuk, kendilerine açık açık bunları söyledik. Siz niye oradasınız? Bize şunu söyleyemezsiniz. Siz oraları terk etmedikten sonra Suriye halkı da 'Teşekkür ederiz, artık gidebilirsiniz' demedikten sonra biz buradan çıkmayacağız. Çünkü biz Adana Mutabakatı'yla oradayız, Suriye halkının talebi üzerine oradayız. Şu anda da bu süreç devam ediyor. Söyleyecekleri hiçbir şey yok ve söyleyemediler." Fransa'da her yerin yanıp, yıkıldığını kaydeden Erdoğan, "Niye? Zulm ile abad olunmaz, onun için" şeklinde konuştu.  LİBYA İLE MUTABAKAT Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libya ile mutabakat metni imzaladık. Bu mutabakat metniyle özellikle de deniz yetki alanlarının sınırlarının daraltılmasına yönelik anlaşma Meclisimizden geçti. Ben de imzaladım, şimdi de Birleşmiş Milletlere gönderildi. İnşallah hem askeri güvenlik hem de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgili adımları atmış oluyoruz. Burada oyun bozuldu. İsimlerini vermeyeceğim, hangi ülkelerin oyunlarının bozulduğunu siyasetçi kardeşlerim olarak sizler de zaten okuyarak bunları bileceksiniz. Bu oyunlar bozulurken bir tarafta da Yunanistan, Güney Kıbrıs, Mısır, zaman zaman İsrail, bunlar da bir araya geliyor. Bir skandal hareket de yaptılar. Yunanistan, Libya'nın büyükelçisini deport etti. Ne oldu yani yaptın da ne kazandın? Zaman zaman bu tür şeyleri biz de yapıyoruz. Bizim de büyükelçilerimizi deport edenler oluyor. Onlar edince, biz de onlarınkini deport ediyoruz. Bu, siyaset dilini bilmemek ve skandallar üzerine kurulmuş bir devlet yönetimi demektir. Yunanistan'ın yaptığı da budur. Şu anda biz Libya'daki bu kararlı duruşumuzu devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz" diye konuştu.  "HEP DİK DURDUK, DİK DURMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Libya ile Türkiye arasında ilginç ve güzel bir hat inşa edildi. Hat üzerinde, çevresinde, münhasır ekonomik bölge olarak ifade edilen bölgede, geçmişten bugüne Türkiye'nin garantör ülke olarak hakları bulunuyor. Suriye'deki soydaşlarımızın hakları var. Bu hakları sonuna kadar savunmakta kararlıyız. Biz boşuna mı 2 tane sondaj gemisiyle, 2 tane sismik araştırma gemisini aldık? Bunlara boşuna bu paraları vermedik. Bu gemilerimizle bölgede çalışmalar, araştırmalar devam ediyor, firkateynlerimiz oralarda. Zaman zaman uçaklarımız, zaman zaman helikopterlerimiz oralarda. Biz bu araştırmaları yapmaya devam edeceğiz. Uluslararası deniz hukuku ve uluslararası hukuktan doğan haklarımızı sonuna kadar savunacağız ve bu hakların takipçisi olacağız. Tabii buna parlamentomuzun içinden bazen çatlak sesler çıkıyor, ona alışığız zaten çıkacak. Ama biz dik duracağız. Son dönemdeki gelişmeler, tüm perdeleri kaldırdı. Pek çok ülke yıllardır içlerinde tuttukları kini, nefreti, husumeti tüm çıplaklığıyla ortaya döktü. Bu gelişmenin ülkemiz için hayırlı olduğuna inanıyorum. Karşılıklı rol yapmak yerine, gerçek düşüncelerimizi ve niyetlerimizi açıkça oraya koymamız bir takım sorunların çözümünü hızlandırdı. Gerek yüz yüze görüşmelerimizde gerek telefon temaslarımızda artık tüm liderlerle daha açık yüreklilikle konuşuyoruz. Anlaştığımız hususları hızla sonuca bağlıyor, anlaşamadığımız konularda da karşılıklı pozisyonlarımızı teyit ediyoruz. Bu tarzın dünya siyaseti açısından daha verimli ve doğru olduğuna inanıyoruz. Ülkemizin egemenliğini, hukukunu, çıkarlarını, milletimizin ve tüm dostlarımızın haklarını korumak için verdiğimiz mücadelede Allah'ın izniyle hep dik durduk, dik durmaya da devam edeceğiz" dedi.  "CUMHUR İTTİFAKI'NI BÖLEMEYECEKLER, PARÇALAYAMAYACAKLAR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için diplomasi ve uluslararası siyaset yanında ekonomiyi de devreye almalarına rağmen hamdolsun ülkemize geri adım attıramadılar. Yapılan her saldırıyı, atılan her adımı, kullanılan her silahı süratle etkisiz hale getirdik, tedbirlerimizi aldık. Aynı hamlelerin tekrarında karşılarında hazırlıklı bir Türkiye buldukları için istedikleri neticeyi elde edemiyorlar. Ülkemize yönelik kızgınlıklarının gerisindeki sebeplerden biri de budur. Artık eskiden olduğu gibi Türkiye'yi diledikleri şekilde itip kakamadıkları, yönlendiremedikleri, yönetemedikleri için hırçınlaşıyorlar. Hırçınlaştıkça da muvazeneyi kaybediyorlar. Sonuçta geldiğimiz noktada Türkiye siyasi, ekonomik ve askeri bakımdan eskisiyle mukayese edilemeyecek kadar güçlü bir yerde bulunuyor. Ülkemiz iç siyasetinde ortada kayda değer bir husus yokken ortaya çıkıp yükselen AK Parti, Cumhur İttifakı ve şahsım aleyhindeki havanın gerisinde işte böyle bir tablo, işte böyle bir hesap vardır. Cumhur İttifakı'nı bölemeyecekler, parçalayamayacaklar ve Cumhur İttifakı güçlenerek yarınlara inşallah yürüyecek. Türkiye'nin güney sınırlarını terör koridoruyla kuşatma projeleri özellikle oluşturmaya çalışanlar, iç siyaseti manipüle ederek kayıpları telafi etmenin peşindeler ama bunu da başaramıyorlar. Çünkü milletimiz bu ülkede kimin ne olduğunu, kime hizmet ettiğini, neyi, ne için yaptığını gayet iyi biliyor. Ceviz kabuğunda fırtına koparma, incir çekirdeğini doldurmayacak meseleleri büyüterek balyoz niyetine kullanma çabaları hep beyhudedir. Milletimiz bunların hiçbirine itibar etmez. Yeter ki biz kendi içimizde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, hasbiliğimizi, samimiyetimizi söylemimiz ve yaşayışımızda değerlerimize bağlılığımızı güçlü bir şekilde sürdürebilelim. Gerisi kendiliğinde gelecektirö şeklinde konuştu. Erdoğan, İstanbul teşkilatının, diğer illere örnek olacak bir tavır ortaya koyacağına inandığını belirterek seçimden bu yana 74 bin 176 üye kaydıyla İstanbul teşkilatı adeta yeni bir dirilişin içerisinde olduğunu söyledi.  ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda bulunan partililere seslenerek, "İstemezdim, bilmiyorum telefonlarınıza şu anda geldi mi? Son zamanlarda bir şehir üniversitesi meselesi ortaya çıkardılar. ve bu şehir üniversitesi meselesinin özellikle bir siyasi ayağında bizim olduğumuzu, bir siyasi ayağında da malum zatın olduğu söyleniyor. Şunu çok açık ve net söylemek durumundayım. Her şeyden önce Şehir Üniversitesinin tahsisini Başbakanlığım döneminde yapan benim. Tahsisini yapan ben olduğuma göre, daha sonra malum zat Başbakan olunca bu tahsisi, Şehir Üniversitesine mülkiyet devrine dönüştürmüştür. Türkiye'de hiçbir üniversiteye tapu ile tapu devri, mülkiyet devri yoktur, olmamıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyor değil mi? Öksüz, yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun başkanı sıfatıyla bunu sağlıyor.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 11.07.2019
Fuat Sezgin'in adı vapura verildi
Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 31 Ocak 2005 tarihli 2005/3 sayılı kararıyla İBB'ye devredilen ve Marmara Denizi'nde yolcu taşıyan "Caddebostan" isimli vapurun isim değişikliğini talep eden teklif, Hukuk-Kültür ve Sanat ile Ulaşım ve Trafik Komisyonlarının müşterek raporuyla Meclis'e sevk edildi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 26.05.2019
Expo'daki canlı bitkiler küllerinden doğdu
Antalya'nın Aksu ilçesinde, 1121 dekarlık arazide oluşturulan Türkiye'nin ilk botanik organizasyonu 'Expo 2016 Antalya', 23 Nisan 2016 tarihinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. 114 metre yüksekliğindeki Expo Kulesi'nden kongre merkezine, yağmur ormanlarından endemik bitki türlerine, eğlence mekanlarından çocuk oyun alanlarına kadar içinde çok sayıda ünite barındıran alan, 6 ayda 5 milyona yakın ziyaretçi ağırladı. 1.8 milyar liranın harcandığı alan, 30 Ekim 2016 tarihinde kapandı. Kapandıktan sonra Antalya'nın gündeminden düşmeyen Expo, yaklaşık 1,5 yıl süresince bakımsız kaldı. Bitkilerin kuruduğu alandaki görüntü kirliliği eleştiri konusu oldu. Expo alanının değerlendirilmesi için Antalya dinamikleri de dönem dönem çeşitli tekliflerde bulundu. Alan, geçen yıl nisan ayında, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredildi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 26.05.2019
DHA YURT BÜLTENİ-6
Antalya'nın Aksu ilçesinde, 1121 dekarlık arazide oluşturulan Türkiye'nin ilk botanik organizasyonu 'Expo 2016 Antalya', 23 Nisan 2016 tarihinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. 114 metre yüksekliğindeki Expo Kulesi'nden kongre merkezine, yağmur ormanlarından endemik bitki türlerine, eğlence mekanlarından çocuk oyun alanlarına kadar içinde çok sayıda ünite barındıran alan, 6 ayda 5 milyona yakın ziyaretçi ağırladı. 1.8 milyar liranın harcandığı alan, 30 Ekim 2016 tarihinde kapandı. Kapandıktan sonra Antalya'nın gündeminden düşmeyen Expo, yaklaşık 1,5 yıl süresince bakımsız kaldı. Bitkilerin kuruduğu alandaki görüntü kirliliği eleştiri konusu oldu. Expo alanının değerlendirilmesi için Antalya dinamikleri de dönem dönem çeşitli tekliflerde bulundu. Alan, geçen yıl nisan ayında, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredildi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 21.11.2018
TBMM Kit Komisyonu
Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, TÜRKŞEKER'e ait 14 şeker fabrikası (Afyon, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat Şeker Fabrikaları) için ihale sürecinin başlatıldığını hatırlatan Yıldız, şöyle devam etti: "Kastamonu Şeker Fabrikası'na teklif gelmediğinden satışı gerçekleşmemiş, geriye kalan 13 şeker fabrikasının satışı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarıyla onaylanmış, bu fabrikalardan 9 şeker fabrikasının (Afyon, Bor, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Kırşehir, Muş, Turhal Şeker Fabrikaları) devir işlemleri tamamlanmıştır.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 28.09.2018
Bor Şeker Fabrikasının Özelleştirilmesi
İhalenin Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından onaylanmasıyla teklif sahibi Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret AŞ'ye satış sözleşmesi imzalanması için süre verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret AŞ'nin yüzde 51, DSL İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'nin yüzde 49 pay sahibi olduğu Bor Şeker AŞ unvanı altında bir şirket kurulmuş ve bu şirket ile 20.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 02.08.2018
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete'de
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, daha önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere mevzuatta verilen görev ve yetkilerin hangi kurum ve makamlar tarafından kullanılacağı belirlendi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 13.07.2018
Öyk'den İki Taşınmazın Satışına Onay
Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Muğla'nın Ortaca ilçesindeki iki taşınmazın satışına onay verdi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 09.07.2018
Öyk'den Taşınmaz Satışına Onay
Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), İstanbul'daki bazı taşınmazların satışını onayladı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 24.05.2018
Özelleştirme Kararları
Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), Aydın'ın Didim ilçesinde bulunan bazı taşınmazların satışına onay verdi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 11.05.2018
Dha İstanbul Bülteni - 3
"BAHİSLE ALAKALI HESAPLARIN BİLGİLERİ OLACAK" Osman Dereli, "Gerçek isimlerini kullanmayan, kod isimlerini kullanan kişilerin yoğun bir şekilde ATM'lerde kartsız işlem uygulaması gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu konuyu da önümüzdeki süreçte sizlerle beraber yakın bir şekilde çalışacağız" diye konuştu.  Görüntü Dökümü ------------------ -Çalıştayın katılımcıları  -Protokol konuşmacıları -Bakan Ağbal'ın konuşması -Hüseyin Aydın'ın açıklamaları -Osman Dereli'nin konuşması -Genel ve detaylar 11.05.2018 - 14.51 Haber Kodu : 180511121_   ================ 4 - MALİYE BAKANI AĞBAL'DAN  'ÖZELLEŞTİRME' AÇIKLAMASI: BU KONUDA HAZIRLIKLAR VAR Haber - Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ / İSTANBUL DHA Maliye Bakanı Naci Ağbal, özelleştirmeye alınabilecek yeni varlıklarla ilgili "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'mız ilgili bakanlıklarla kamu idareleriyle birlikte özelleştirme portföyüne alınabilecek varlıklar konusunda çalışmalar yapıyor. Bu konuda hazırlıklarımız var. Ama takdir edersiniz ki bununla ilgili açıklamayı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı çıktıktan sonra daha doğru olur diye düşünüyorum" dedi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 11.05.2018
Maliye Bakanı Ağbal'dan Özelleştirme Açıklaması: Bu Konuda Hazırlıklar Var
MALİYE Bakanı Naci Ağbal, özelleştirmeye alınabilecek yeni varlıklarla ilgili "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'mız ilgili bakanlıklarla kamu idareleriyle birlikte özelleştirme portföyüne alınabilecek varlıklar konusunda çalışmalar yapıyor. Bu konuda hazırlıklarımız var. Ama takdir edersiniz ki bununla ilgili açıklamayı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı çıktıktan sonra daha doğru olur diye düşünüyorum" dedi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 11.05.2018
Maliye Bakanı Ağbal'dan  'özelleştirme' Açıklaması: Bu Konuda Hazırlıklar Var
Haber - Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ / İSTANBUL DHA Maliye Bakanı Naci Ağbal, özelleştirmeye alınabilecek yeni varlıklarla ilgili "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'mız ilgili bakanlıklarla kamu idareleriyle birlikte özelleştirme portföyüne alınabilecek varlıklar konusunda çalışmalar yapıyor. Bu konuda hazırlıklarımız var. Ama takdir edersiniz ki bununla ilgili açıklamayı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı çıktıktan sonra daha doğru olur diye düşünüyorum" dedi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 11.05.2018
Maliye Bakanı Ağbal, Soruları Yanıtladı
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Birçok alanda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı olarak hazırlıklarımız var. Onları Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun gündemine getireceğiz.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 05.05.2018
Öyk'den 5 Şeker Fabrikasının Satışına Onay
Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) tarafından özelleştirme ihaleleri gerçekleştirilen Kırşehir, Bor, Çorum, Yozgat ve Turhal şeker fabrikalarının satışı onaylandı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 21.03.2018
Torba Tasarı" TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi (4)
Karayolları Genel Müdürlüğünün ihtiyaç fazlası taşınmazları, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilecek.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 19.03.2018
Zmo: Şeker Fabrikaları Zararının Sorumlusu Tarım Politikaları
"Türkşeker fabrikalarının ve şeker enstitünün 32 milyon liralık zararına, yine bazı ilginç kalemlerin eklenmesi ile 2016 yılı faaliyet raporunda Türkşeker'in toplamda 76 milyon lira zarar ettiği belirtilmiştir. Bu zarar kalemleri içinde en ilginç olanı Türkşeker'in kendine ait kimi malları bedelsiz olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na devretmesi karşılığında bilançosuna yazılan 31 milyon liralık zarardır.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 09.03.2018
Öyk Kararları
Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı alanına ilişkin koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine itirazların reddedilmesine karar verdi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 23.02.2018
Zmo Başkanı Güngör: Özelleştirme Durumunda, Üretim Gerektiği Gibi Olmayacak
10 FABRİKA, 922 MİLYON DOLARA SATILMIŞ ANCAK İPTAL EDİLMİŞTİ Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca 2008'de özelleştirme kapsamında alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikaları; 2009'da yapılan ihaleyle 606 milyon dolara Ak-Can Şeker'e satılmış ancak itiraz üzerine ihale Danıştay tarafından iptal edilmişti. Satıştan vazgeçmeyen Özelleştirme İdaresi'nce 2 yıl sonra 10 şeker fabrikası, 2 ayrı portföyde satışa çıkarıldı. 2011'de yapılan ihalelerde Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikalarının yer aldığı portföyü 656 milyon dolarla Ak-Can Şeker, diğer portföyde yer alan Elbistan, Malatya, Erzincan ve Elazığ'daki şeker fabrikalarını ise 266 milyon dolarla Kolin-Limak Ortak Girişim Grubu almış; ancak toplam 922 milyon dolarlık satış, 2012'de başkanlığını dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından iptal edilmişti.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 23.02.2018
Dha Yurt Bülteni-3
10 FABRİKA, 922 MİLYON DOLARA SATILMIŞ ANCAK İPTAL EDİLMİŞTİ Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca 2008'de özelleştirme kapsamında alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikaları; 2009'da yapılan ihaleyle 606 milyon dolara Ak-Can Şeker'e satılmış ancak itiraz üzerine ihale Danıştay tarafından iptal edilmişti. Satıştan vazgeçmeyen Özelleştirme İdaresi'nce 2 yıl sonra 10 şeker fabrikası, 2 ayrı portföyde satışa çıkarıldı. 2011'de yapılan ihalelerde Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikalarının yer aldığı portföyü 656 milyon dolarla Ak-Can Şeker, diğer portföyde yer alan Elbistan, Malatya, Erzincan ve Elazığ'daki şeker fabrikalarını ise 266 milyon dolarla Kolin-Limak Ortak Girişim Grubu almış; ancak toplam 922 milyon dolarlık satış, 2012'de başkanlığını dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından iptal edilmişti.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 23.02.2018
Zmo Başkanı Güngör: Özelleştirme Durumunda, Üretim Gerektiği Gibi Olmayacak
10 FABRİKA, 922 MİLYON DOLARA SATILMIŞ ANCAK İPTAL EDİLMİŞTİ Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca 2008'de özelleştirme kapsamında alınan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikaları; 2009'da yapılan ihaleyle 606 milyon dolara Ak-Can Şeker'e satılmış ancak itiraz üzerine ihale Danıştay tarafından iptal edilmişti. Satıştan vazgeçmeyen Özelleştirme İdaresi'nce 2 yıl sonra 10 şeker fabrikası, 2 ayrı portföyde satışa çıkarıldı. 2011'de yapılan ihalelerde Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba'daki şeker fabrikalarının yer aldığı portföyü 656 milyon dolarla Ak-Can Şeker, diğer portföyde yer alan Elbistan, Malatya, Erzincan ve Elazığ'daki şeker fabrikalarını ise 266 milyon dolarla Kolin-Limak Ortak Girişim Grubu almış; ancak toplam 922 milyon dolarlık satış, 2012'de başkanlığını dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından iptal edilmişti.
Özelleştirme Yüksek Kurulu - 22.02.2018
Torba Tasarı" Plan ve Bütçe Komisyonunda Kabul Edildi (5)
Karayolları Genel Müdürlüğünün ihtiyaç fazlası taşınmazları, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilecek.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Özelleştirme Yüksek Kurulu Haberleri | Özelleştirme Yüksek Kurulu Haber - Haberler - Özelleştirme Yüksek Kurulu haberleri, son dakika özelleştirme yüksek kurulu haber ve gelişmeleri burada. YÖK, Şehir Üniversitesi'nin Marmara Üniversitesi'ne devrine karar verdi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 27.1.2021 14:19:06. #1.14#
title