Fransa'da başörtüsü yasakları Müslüman kadınların iş bulmasını zorlaştırıyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Fransa'da 2004'te okullarda başlayan başörtüsü yasağı, kamu ve özel sektörde Müslüman kadınların eğitim ve iş imkanlarını daralttı. Sosyoloji doktora öğrencisi İman El Feki, başörtülü kadınların iş bulmakta zorlandığını ve bazen çalışmak için başörtüsünü çıkardığını söyledi.

Birçok alanda başörtüsü yasaklarının uygulandığı Fransa'da başörtülü Müslüman kadınların eğitim ve istihdam imkanları kısıtlanıyor.

Anadolu Ajansının (AA) "Avrupa'da ayrımcılık" başlıklı dosya haberinin dördüncü bölümünde, Fransa'da başörtüsüne yönelik kısıtlamaların Müslüman kadınlar üzerindeki etkileri ele alındı.

Fransa'da 15 Mart 2004 tarihli kanunla başörtüsü yasağı, ilkokul ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için uygulanmaya başlandı.

Ardından peçe, kamusal alanda 2010'da tamamen yasaklandı, uymayanlara 150 avro para cezası getirildi.

Fransa'da 2012'de okul gezilerine refakat eden annelere de başörtüsü yasağı getiren genelge yürürlüğe girdi.

Tartışılan genelge, 2013'te Danıştayın başörtülü anneler lehine karar vermesiyle yürürlükten kaldırıldı.

2024'te olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapan Fransa, kendi sporcu delegasyonuna başörtüsü yasağı uyguladı.

Kamu hastaneleri dahil, kamu çalışanlarının başörtüsü takmasına izin verilmeyen Fransa'da avukatlar da duruşmalara başörtüsüyle katılamıyor.

Başörtülü öğrenciler devlet üniversitelerinde eğitim alırken ve bu konuda bir yasağa maruz kalmazken özel sektörde başörtüsü yasağı uygulayıp uygulamamak, her firmanın kendi inisiyatifiyle aldığı kurallara bağlı.

Ülkedeki kamu havuzlarında "burkini" adı verilen tesettür mayosuna izin verilmezken son yıllarda bazı şehirlerin plajlarında burkini giyilmesine yerel makamların kararıyla yasak getirildi.

Mandelieu-la-Napoule kentinde bu yıl, Carry-le-Rouet kentinde 2025'te, Nice kentinde ise 2016'da plajlarda tesettürlü mayo giyme yasağı farklı yargı kararlarıyla kaldırıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dönemindeki farklı hükümetler, Müslümanların sosyal ve eğitim hayatını etkileyen adımlar attı.

Fransız hükümeti, 2023'te ise abaya ve entari tarzı uzun elbiselerin "laikliğe aykırı" olduğu gerekçesiyle yükseköğretim dışındaki tüm okullarda giyilmesini yasakladı.

Dönemin İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, 26 Mart 2025'te Paris'teki miting sırasında "Yaşasın spor ve dolayısıyla kahrolsun başörtüsü." ifadesini kullandı.

Retailleau'nun bu cümlesi, muhalefetin tepkisine neden oldu.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yetkilileri, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmaları halinde kamusal alanda başörtüsü yasağı getireceklerini açıkladı.

Son olarak Galatasaray Üniversitesinde eğitim gören bir öğrenci, Erasmus programı kapsamında eğitim görmeye hak kazandığı Fransa'daki Sorbonne Üniversitesine ilişkin öğrenci vizesi başvurusunda başörtülü biyometrik fotoğrafının kabul edilmediğini, kendisinden başını açmasının istendiğini ve üç ayrı başvurusunun da sonuçsuz kaldığını belirtti.

Başörtülü kadınların eğitim, spor ve memuriyet dahil birçok alandan dışlandığı Fransa'da başörtüsüne yönelik yasaklar, Müslüman kadınların eğitim ve kariyer seçimlerini şekillendiriyor.

"Okulda dini simgeleri yasaklayan 2004 yasasının bunda büyük payı var"

Strazburg Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde doktora öğrencisi İman El Feki, aşırı sağcıların başörtüsünü kamusal alanda yasaklama teklifinin şaşırtıcı olmadığını belirterek, "RN partisinin uzun zamandır bu teklifi var." dedi.

El Feki, "Bu, uzun süren münazaralar, polemikler ve dolayısıyla aynı zamanda kanuni yasaklar dizisinin bir parçası. Biliyoruz ki okulda dini simgeleri yasaklayan 2004 yasasının bunda büyük payı var." ifadelerini kullandı.

Bu yasağın kamudaki meslekler başta olmak üzere iş dünyasına yayıldığına dikkati çeken El Feki, "Burada yine, son derece Fransız usulü bir tarafsızlık söz konusu." dedi.

Okul gezilerinde refakatçi olan başörtülü annelerin hedef alındığına işaret eden El Feki, Fransa'daki başörtüsü yasağının özel sektöre de yayıldığını, bugün firmaların iç tüzüklerine başörtüsü yasağını ekleyebildiklerini belirtti.

"Başörtüsü ile iş bulamıyorlar"

El Feki, "2004'te bu ilk yasanın, daha sonra Müslüman kadınlar için birçok alanda başörtüsü kısıtlamalarına yol açtığını görüyoruz. Bu da bugün başörtüsü takan kadınların hayatını zorlaştırıyor çünkü (başörtüsü) ile iş bulamıyorlar." şeklinde konuştu.

Genç Müslüman kadınların eğitim tercihlerini giderek başörtüsünü göz önünde bulundurarak yaptıklarını anlatan El Feki, spor müsabakalarında başörtüsüne izin verilmediğini, aynı şekilde başörtülü kadınların havuzlara da giremediklerini belirtti.

El Feki, 2004'ten bu yana Müslüman kadınların bedeni üzerindeki kontrolün birçok alana yayıldığını dile getirerek, Fransa'da başörtüsünü seçen Müslüman kadınların daha en başından itibaren mesleki ve hatta eğitim olanaklarının kısıtlı olduğunu söyledi.

Bazı kadınların ileride serbest mesleklerde çalışırken başörtülerini takabilme şanslarının daha fazla olması için eğitim süresi boyunca başörtülerini çıkarmak zorunda kalabildiklerine dikkati çeken El Feki, söz konusu kadınların "sancılı seçim" süreçlerinden geçtiklerini vurguladı.

"Başörtüsü takan Müslüman kadınların tamamının başka alternatifler bulma imkanı yok ve maalesef bazen çalışmak için başörtüsünü çıkarmak zorunda kalıyorlar ve akşam işten çıkarken yeniden takıyorlar." diyen El Feki, bazen insanların maddi durumları nedeniyle bunu yapmak zorunda kaldıklarına işaret etti.

"Kadınlara yönelik İslamofobik ayrımcılıklar, Fransa'da onlarca yıldır organize ediliyor"

Bir yandan birçok başörtülü kadının serbest mesleklere, girişimciliğe ve başörtüsü takmalarını kolaylaştıran mesleklere yöneldiklerini anlatan El Feki, bazı Müslüman kadınların ise sevdikleri mesleği yapmak için yurt dışına taşınmayı seçtiklerini söyledi.

El Feki, başörtülü kadınların lojistik ve temizlik gibi farklı işlerde çalışabildiklerini belirterek, "Hangi sektörde olursa olsun İslamofobik şiddetin kadınlar için zor olduğunu düşünüyorum." dedi.

Fransa'da Müslüman kadınların halihazırda hayatın neredeyse her alanında kısıtlamalara maruz kaldıklarını dile getiren El Feki, "Özellikle kadınlara yönelik İslamofobik ayrımcılıklar, Fransa'da onlarca yıldır organize ediliyor, yasal hale getiriliyor ve yalnızca RN partisi ile gelecekteki bir riskten ibaret değil." dedi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.