FAO'daki işini kaybeden Davis, Gazze çalışmaları nedeniyle cezalandırıldığını söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

FAO Direktörü ABD'li Benjamin Davis, Gazze'ye ilişkin teknik çalışmaları ve saygı duruşları nedeniyle cezalandırıldığını söyledi. 26 yıldır FAO'da çalışan Davis, sözleşmesinin 30 Eylül'den sonra uzatılmadığını ve tarafsızlık ihlali gerekçesiyle işini kaybettiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünde (FAO) Kırsal Dönüşüm ve Cinsiyet Eşitliği Direktörü olarak görev yaparken İsrail'in Gazze'de uyguladığı açlığa dikkati çeken çalışmaları ve eylemleri sebebiyle işini kaybettiğini belirten kıdemli yönetici ABD'li Benjamin Davis, FAO'daki yetki alanları dahilinde teknik çalışmalar yaptığı için cezalandırıldığını söyledi.

Merkezi, İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan FAO'da 26 yıldır çalışan Davis, "tarafsızlık kurallarını ihlal ettiği" gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesi dolayısıyla işini kaybetmesi ve de FAO'nun Çinli Genel Direktörü Çü Dongyü'nün isim vermeden kendisine dair; "Burada insan hakları oyunu oynamanıza izin vermeyeceğiz. Elbette insan hakları çok önemlidir ancak Cenevre'de bununla ilgilenen bir insan hakları kurumu var. Eğer insan haklarıyla ilgilenmek istiyorsanız, oraya gidin. İşte bu yüzden, bazı üst düzey üyeler burada siyasi oyunlar oynadığında onları işten çıkarıyorum." ifadelerini kullanmasına ilişkin AA'ya konuştu.

Davis, "Sözleşmemin uzatılmamasının temel nedenleri; Gazze konusunda yürüttüğümüz teknik çalışmaların yanı sıra Gazze'de açlık ve kıtlık içindeki insanlara dayanışma amacıyla düzenlenen saygı duruşlarına katılmamdı. Sözleşmem 30 Eylül'den sonra uzatılmadı ve emekliye ayrılmaya zorlandım." dedi.

FAO'nun işten çıkarılmasına gerekçe olarak uluslararası kamu görevlilerinin davranış kurallarını ihlal etmiş olmasını gösterdiğini dile getiren Davis, "Özellikle tarafsızlık ilkesine uymamak ve liderlik konularıyla ilgili ihlallerden söz edildi." ifadesini kullandı.

Davis, ilk olarak, son bir yıldır Gazze'de açlık ve kıtlık çeken insanların durumuna dikkati çekmek amacıyla düzenlenen saygı duruşlarını organize etmekle suçlandığını anlatırken şunları kaydetti:

"Bu saygı duruşları, yetkilendirilmiş faaliyetlerdi ve ben de katılıyordum ancak organizatörü ben değildim. İkinci olarak, Mayıs 2025'te, Gazze konusunda yürüttüğümüz teknik çalışmalara atıfta bulunuldu. Bu kapsamda Gazze'deki gıda mevcudiyetini ve kişi başına düşen kalori miktarını analiz etmiş, ayrıca bu durumun uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku açısından sonuçlarını incelemiştik. Bana, FAO'nun herhangi bir ülkede uluslararası insancıl hukuku inceleme yetkisinin bulunmadığı söylendi."

İşini kaybetmesinde İsrail'in etkisi var mı?

Sözleşmesinin yenilenmeyeceği dolayısıyla işini kaybettiği kendisine tebliğ edildiğinde neler hissettiği sorulan Davis, "Şaşırdım ve üzüldüm çünkü bunun çok adaletsiz olduğunu hissettim. Açlık ve kıtlık durumundan bahsettiğim, FAO'daki yetki alanımız dahilinde teknik çalışmalar yaptığım için cezalandırıldığımı hissettim. Bu çalışmayı yürüttüğüm için cezalandırıldığımı, bir anlamda ifşa edildiğimi hissettim. Bu yüzden bunun haksızlık olduğunu hissettim." yorumunu yaptı.

FAO'daki işini kaybetmesinde İsrail'in bir etkisi olup olmadığı sorulan Davis, "Sözleşmemin feshedilmesinde İsrail'in herhangi bir etkisi olup olmadığını söyleyemem. Elimde buna dair bir kanıt yok ancak çalışmalarımıza dair iki kez resmen şikayette bulundular. Ayrıca, İsrail heyetinden daimi temsilci yardımcısının, Ekim 2025'teki saygı duruşlarından biri sırasında fotoğraf çektiği de bir gerçek." yanıtını verdi.

FAO Genel Direktörü Çü'nün sözlerine tepki

FAO Genel Direktörü Çü Dongyü'nün isim vermeden kendisinin durumuna ilişkin yaptığı açıklama hakkındaki görüşleri de sorulan Benjamin Davis, "Dürüst olmak gerekirse bu daha şoke ediciydi çünkü insan hakları meselesini bir tür oyun oynamak olarak gördüğümü ima etti. Beni, insan hakları konusunda oyun oynamakla suçladı. İnsan haklarının, Cenevre'deki kurumların alanına girdiğini söyledi. Bana göre bu, BM'nin ne olduğunu ve BM kuruluşlarının ne yaptığını tamamen yanlış anlamak anlamına geliyor." diye konuştu.

Davis, FAO'nun gıda ve tarım alanında görev yapan teknik bir kuruluş olduğunu ancak çalışmalarını insan hakları temelli bir perspektifle yürütmesi gerektiğine işaret ederek "Sonuçta bu, BM Şartı'nın bir parçasıdır ve gıda hakkından daha temel bir hak yoktur, değil mi? Bu nedenle tarımı veya gıdayı, hukuki çerçeveleri, insanların gıdaya erişimini, eşitsizliği, dışlanmayı ve insanların gıda hakkını hayata geçirmesini zorlaştıran bütün bu unsurları dikkate almadan ele almak çok zordur." değerlendirmesini yaptı.

Davis, görev süresi yaz aylarında dolacak Çü'den sonra göreve dönme ihtimaline dair soruya da şu yanıtı verdi:

"Açıkçası bilmiyorum. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi için oldukça uzun ve karmaşık bir kurumsal süreç gerekiyor. Genel direktörün görev süresi gelecek haziran ayında sona erecek. Adayların bu konulardan bazılarının yani kurum içindeki meselelerin ve bence son derece kritik sorunların üzerine gitmelerini umuyorum. Özellikle de insan haklarının, FAO'nun çalışmalarındaki rolüne ilişkin görüşlerini güçlü bir şekilde ortaya koymalarını istiyorum. Çünkü bunun gerçekten temel önemde olduğunu düşünüyorum. İnsan hakları, FAO'nun misyonunun temelini oluşturuyor. Adayların bu konuyu ele almalarını ve seçim sürecinin bir şekilde insan haklarının ve gıda hakkının FAO'nun çalışmalarında yeniden merkezi bir konuma gelmesini sağlamasını umuyorum."

"BM'yi güçlendirmeye son derece ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum"

FAO'da kendisinin yaşadığı deneyim dışında BM'nin genel olarak Gazze'de nasıl bir sınav verdiği sorulan Davis, şunları kaydetti:

"Gazze'de yapılan soykırımın ve BM'nin buna kapsamlı bir şekilde yanıt vermekte yaşadığı güçlüğün, BM'nin bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalmasına yol açtığını düşünüyorum. Sonuçta yalnızca Gazze'de değil, Sudan'da ve diğer ülkelerde de insani yardım sağlama ve çatışmalardan etkilenen insanların haklarını dile getirme konusunda halen gerçek bir yetkiye sahip olan tek kurum, BM. Ayrıca çatışmanın tüm taraflarına uluslararası hukuka ve savaş hukukuna uymaları, açlığı bir savaş silahı olarak kullanmamaları çağrısında bulunabilecek konumda. BM'nin, bu rolü yerine getirmekte zorlanmasını herkesin izlediğini düşünüyorum. Ancak yine de BM olmasaydı, durum çok daha kötü olurdu. Bu yüzden, BM'nin, esasen bu rolünü engelleyen güçlü ülkelerin aşırı etkisi olmadan, oynaması gereken rolü oynayabilmesi için BM'yi güçlendirmeye son derece ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum."

Davis ayrıca, geçen hafta FAO'daki iş gününün çıkışında ekip arkadaşları ve diğer çalışanların kendisini çıkışta alkışlarla uğurladığının hatırlatılması üzerine, FAO'dan son kez ayrılırken yalnız olmadığını hissettiğini söyledi.

Bu arada, Benjamin Davis'in ayrılığına ilişkin çıkan haberler ve bu durumla alakalı yönetilen sorulara, FAO'dan henüz bir yanıt gelmedi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.