Denizde Kaybolan Gencin Ailesinin Bitmeyen Umudu
Ordu'nun Fatsa İlçesinde, Fatsalı Çiçek Ailesi, Oğulları Onur'un 28 Eylül 2005 Tarihinde Çalıştığı Balıkçı Teknesinden Denize Düştüğünün Söylenmesinin Ardından Tam 706 Gündür, "Oğlumuz Bir Gün Gelir" Umuduyla Gözyaşı Döküyor.
Ordu'nun Fatsa ilçesinde, Fatsalı Çiçek ailesi, oğulları Onur'un 28 Eylül 2005 tarihinde çalıştığı balıkçı teknesinden denize düştüğünün söylenmesinin ardından tam 706 gündür, "Oğlumuz bir gün gelir" umuduyla gözyaşı döküyor.
Fatsalı Onur Çiçek, düğün parası biriktirmek için bir balıkçı teknesinde tayfa olarak çalışmaya başladığı ve 28 Eylül 2005 tarihi gecesi denize düştüğü ve bu tarihten buyan kayıp olduğu öğrenildi. Onur Çiçek'in babası Mustafa Çiçek, "Misafirlerim vardı, 22.30 sularında biraderim aradı, 'olaydan haberin var mı?, Onur denize düşmüş' dedi. Biz hemen Samsun Sahil Güvenlik'e giderek araştırmalar yaptık. Balıkçı teknesi yetkilileri ile görüştük, denize düştüğünü gören bir Allah kulu yok. Ağ örüyorlarmış,
havada yağışlıymış herkes kamaraya geçmiş, Onur'un gemide olmadığı sayımda ortaya çıkmış" dedi.
2 yıldır Giresun, Ordu, Samsun ve Sinop illeri sahilinde aramadıkları yer kalmadığını söyleyen Baba Mustafa Çiçek, "Gitmediğimiz yer kalmadı. 4 taksi karadan, 2 tane kayık denizden aramadık yer kalmadı. Ayaklarımıza kara sular indi ama hiçbir şey bulamadık. Bir elbise parçası bile bulamadık. Biz ölüsünü bulamadığımız için her gün umutla bekliyoruz. Allah'tan ümit kesilmez. Bize kimse, 'oğlumuzun düştüğünü gördük' demiyor. Düğün için altınları almıştık, sevdiği bir kız vardı, düğün yapacaktık. Dükkan
açacaktık. Onur, 'katkım olsun' diye balığa gitti ve böyle oldu" diye konuştu.
Onur Çiçek'in gözü yaşlı annesi Melek Çiçek ise 2 yıldır acıyla yaşadığını ifade ederek, "Ağlamakla geçiyor günlerim. Bir telefon çalsa yüreğim hopluyor. Telefonlar geliyor. Geçtiğimiz günlerde birisi aradı, Afyon'dan aradığını söyledi. Oğlum Onur'un sesine çok benziyordu. O anda doldum ve konuşamadım. İkinci telefona eşim çıktı, telefon kapandı. Bu telefonlarla içimize umut doğuyor. Yolda yürümeyi unuttum. Oğlumun arkadaşlarını görsem dizlerim boşalıyor. Bir gün eve gideceğim diye otogara gitmişim,
bazen hafızamı kaybediyorum. Başbakan'a bile mektup yazdım, ev sahiplerinin sayesinde ayakta duruyoruz" şeklinde konuştu.
(MY-SA-MEF-Y)






