Azerbaycan Milletvekili Tenzile Rüstemhanlı'dan Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine ilişkin: "Bu dostluğu bozmaya çalışanların hedefi, bölgesel ve küresel bir güce dönüşen Türk Devletleri Teşkilatı'dır”
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Azerbaycan Milletvekili Tenzile Rüstemhanlı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği bozmaya çalışan güçler olduğunu savunarak, 30 Ekim'de düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin önemini vurguladı ve "Hedef, hem bölgesel hem de küresel bir güce dönüşmekte olan Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasıdır. Enerji projelerinin hayata geçirilmesi, Azerbaycan'ın Asya'da nüfuzunun artması, Türk devletleriyle Azerbaycan'ın, Türkiye'nin ilişkilerinin gelişmesi elbette dış güçleri rahatsız eder" dedi.
Haber : Nilgün Hande ÖZTÜRK
(ANKARA) - Azerbaycan Milletvekili Tenzile Rüstemhanlı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği bozmaya çalışan güçler olduğunu savunarak, 30 Ekim'de düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin önemini vurguladı ve "Hedef, hem bölgesel hem de küresel bir güce dönüşmekte olan Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasıdır. Enerji projelerinin hayata geçirilmesi, Azerbaycan'ın Asya'da nüfuzunun artması, Türk devletleriyle Azerbaycan'ın, Türkiye'nin ilişkilerinin gelişmesi elbette dış güçleri rahatsız eder" dedi.
Azerbaycan Milletvekili ve Azerbaycan- Türkiye Evi Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35'inci yıl dönümü dolayısıyla kendi internet sitesinde yayımladığı "Bağımsızlığımız ebedidir, Azerbaycan-Türk kardeşliği sarsılmazdır" başlıklı yazısında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ortak tarih, dil, kültür ve kardeşlik bağlarına dayandığını vurguladı. Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki dayanışmanın 1918'de Bakü'nün kurtuluşundan Karabağ Zaferi'ne kadar pek çok tarihsel süreçte güçlendiğini belirtti.
Yazısında, son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri zedelemeye yönelik girişimlere tepki gösteren Rüstemhanlı, bazı kişi ve grupların açıklamalarının iki ülke halkının genel tutumu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik hakaretleri eleştiren Rüstemhanlı, Türkiye-Azerbaycan birlikteliğinin Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Rüstemhanlı, söz konusu yazısı ve Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin gerildiğine yönelik kamuoyuna yansıyan iddialar hakkında ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
"TÜRKİYE VE AZERBAYCAN OLMADAN TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI VE TÜRK DÜNYASI OLMAZ"
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışan güçler olduğunu savunan Rüstemhanlı, şunları söyledi:
"Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde zaman zaman iki kardeş devletin arasına fitne fesat sokmak isteyen, yurt dışına bağlı bazı güçler oluyor. Hem Türkiye'de var hem Azerbaycan'da var. Biz bunu izliyoruz. 2009 yılında aynı şeyler yaşanmıştı. Bursa'da Azerbaycan bayrağına hakaret olmuştu. O zaman da böyle bir fitne fesat tohumu ekilmişti. Sınırların açılması konusu gündeme gelmişti. Elbette o zaman sosyal medya bu kadar aktif değildi, bu kadar yaygın değildi.
Şimdi sanki bir düğmeye basılmış gibi ne kadar Türk düşmanı güç varsa, Türkiye ile Azerbaycan'ın düşman olmasını isteyen güçler varsa hepsi, bir iftira makinesinin arkasına oturmuş, hakaretler havada uçuşuyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na hakaret ediliyor, Cumhurbaşkanı'na siyonist deniliyor. Azerbaycan'ın dış politikasını eleştirmek başka bir şeydir, bunu yapabilirsiniz ama bunu hakaret şeklinde yapmak...
Bizim İran gibi bir komşumuz var. Karabağ Savaşı'nda Ermenistan'ın yanında duran, Azerbaycan'ın Türkiye ile birlikte, kardeş kardeşe, omuz omuza vererek kazandığı bu modern Türk zaferini hazmedemeyen bir İran var. Perde arkasından istediklerini yapmaya çalışıyorlar. Başörtüsünü de bahane ederek Azerbaycan'da din adı altında masum görünmeye çalışıyorlar. Güya çok masum yüzler bunlar. Böyle bir şey yapmaları... Aslında Azerbaycan'da böyle bir sorun yok. Herkes dinini rahatça yaşayabiliyor.
"AZERBAYCAN ÇOK HOŞGÖRÜLÜ BİR ÜLKEDİR"
Azerbaycan çok hoşgörülü bir ülkedir. İnsanların inançlarına kimse karışmaz. Azerbaycan'a gelenler zaten bunu biliyor. Şimdi asıl mesele, Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışan güçlerin büyük hedefleri olmasıdır. Onların en büyük hedefi, gelişmekte olan, hem bölgesel hem de küresel bir güce dönüşmekte olan Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasıdır. Bunun altında yatan budur.
Onu bozmak istiyorlar. Çünkü Türkiye ve Azerbaycan olmadan bir Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyası olmaz. Türk dili birliği olmaz. Öncü güçler Azerbaycan ve Türkiye olduğu için hedefleri o birliği bozmaktır. Buna izin vermemek lazım. Ben ömrünün büyük bir bölümünü Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine vermiş birisi olarak söylüyorum, Türkiye sadece bizim müttefikimiz değildir. Türkiye, sadece kardeş devletimiz değildir. Türkiye hiçbir devletle kıyaslanamaz. Hiçbir stratejik müttefikle kıyaslanamayacak derecede Azerbaycan'ın kendisidir, kardeşidir.
Ne büyük kardeş ne küçük kardeştir. Bu böyle bilinsin. Bizim kendimizdir. Türkiye'de de halkta böyle bir sorun var mı? Ne Türk halkında ne Azerbaycan halkında böyle bir sorun var. Şimdi bazı güçler bu dostluğu, bu kardeşliği, bu birliği, bu birlikteliği bozmak için harekete geçmişler.
Ben düşünüyorum ki Türkiye'nin aklıselim insanları, aydınları, milletvekilleri... Zaten arka arkaya Türkiye'de açıklamalar yapılıyor. Bugün ben Twitter sayfalarında gördüm. Azerbaycan'ın bağımsızlığı, kıpkırmızı, her taraf Azerbaycan ve Türkiye bayraklarıyla dolu. İşte birlik budur. Bunu göstermek lazım."
"ŞEHİTLERİMİZİN KANIYLA MÜHÜRLENMİŞ BİR BAĞIMIZ VAR BİZİM"
İki ülke arasındaki kardeşliğin bozulamayacağını vurgulayan Rüstemhanlı, şöyle devam etti:
"Ben düşünüyorum ki bu geçici bir süreçtir. Hepsi geçip gidecektir. Bizim kardeşliğimiz bakidir. Azerbaycan-Türkiye birliğini bozmaya kimsenin gücü yetmez. Çünkü bakınız, bu kardeşliğin temel taşında öyle bir gönül bağı var ki onu koparmaya kimsenin gücü yetmez. Şehitlerimizin kanıyla mühürlenmiş bir bağımız var bizim. Bu kadar yani. Biz birbirimiz için şehit vermişiz. Bu bağı nasıl koparacaksın? Mümkün değil. Bunların hepsi geçer.
Ben düşünüyorum ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev, Türk dünyasının ve Türk birliğine giden yolda bu devletlerin en önemli öncü liderlerindendir. Birbirlerine saygıları, sevgileri sonsuzdur. O büyük sevgi... Bütün bu olaylar bir mesajla çözülebilecek bir sorundur. Her şey yerine oturacaktır. Azerbaycan ve Türkiye kısa bir zamanda yine Türk birliğine liderlik edecektir. Önemli olan budur ve o devam edecektir."
"AVRUPA'NIN FONLARI VAR, AMERİKA'NIN BU BİRLİĞİ İSTEMEYEN GÜÇLÜ FONLARI VAR"
Rüstemhanlı, değerlendirmesinde bahsettiği "dış güçleri" şöyle tanımladı:
"Ermenistan, İsrail, İran, Avrupa'nın fonları var. Amerika'nın bu birliği istemeyen güçlü fonları var. Hepsi bu konuda çalışıyorlar. Neden olmasın? Bu ilk değil ki. Her zaman var bu güçler. Türkiye'de de var, Azerbaycan'da da var. Türkiye'de Türk-Azerbaycan kardeşliğini, Türk dünyasını seven kimse Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na hakaret etmez. Ama ona hakaret edenler, emin olun ki o dış güçlere bağlıdırlar."
Rüstemhanlı, 30 Ekim'de düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi öncesinde iki ülke arasında gerilim iddialarının gündeme gelmesiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
"Hedef Türk Devletleri Teşkilatı'dır. Bakın, Zengezur Koridoru geliyor. Enerji projelerinin hayata geçirilmesi, Azerbaycan'ın Asya'da nüfuzunun artması, Türk devletleriyle Azerbaycan'ın, Türkiye'nin ilişkilerinin gelişmesi elbette o dış güçleri rahatsız eder. Dünyaya hükmetmek isteyen ama bunu başaramayan güçler bu birliği bozmaya çalışıyor. Buna müsaade etmemek lazım. Biz de etmeyeceğiz. Yani hem Türkiye'de hem de Azerbaycan'da buna müsaade edilmez, edilmemeli."
"BİR MESAJLA ÇÖZÜLECEK SORUNDUR, BİZ DÜŞMAN OLABİLİR MİYİZ"
Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki sorunların bir mesajla çözülebileceğine ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:
"Bir alo diyecek kadar yakın olan bir kardeşin hal hatırını soracak kadar bir mesaj lazım. Bu kadar yani. Bu kadar. Bundan öteye gitmez. Biz düşman mı olabiliriz? Mümkün mü bu? Her iki cumhurbaşkanımız da dünyaca ünlü siyasi liderlerdir. Bu meseleye her iki taraf el atar ve bu sorun çözülür. Benim bir arzum var. Bizde atalarımızdan kalma bir söz vardır. Derler ki, 'Düşman değirmenine su taşınmasın.' Bizim şu anda buna çalışmamız lazım. Ellerini ovuşturarak bu olayları izleyenlerin, düşman değirmenine su taşınmasın."


















