İki insanın birbirini merak etmesi, gün içinde mesajlaşması, geceleri uzun uzun konuşması mı? Yoksa bütün bunların ötesinde, birbirinin hayatında gerçek bir yer edinmesi mi?
Günümüzde textuationship, mesajlaşma üzerinden kurulan ancak çoğu zaman adı konmayan yakınlıkları tanımlıyor. İki insan konuşuyor, gülüyor, birbirini özlüyor gibi hissediyor. Fakat iş, bu yakınlığı gerçek hayata taşımaya geldiğinde belirsizlik başlıyor. Bazen bir mesajı beklerken, aslında bir insanın bizi seçmesini bekliyoruz. Birkaç kelimeye anlamlar yüklüyor, söylenmeyenleri kendimiz tamamlıyoruz. Karşımızdaki kişiye değil, onunla yaşama ihtimaline bağlanabiliyoruz. Oysa iletişim kurmak, ilişki kurmak anlamına gelmiyor. Birinin hayatında bulunmakla, yalnızca mesajlarında yer almak arasında görünmeyen bir mesafe var. Belki de mesele, her yakınlığa bir isim koymak değil; o yakınlığın içinde kendimize ne kadar dürüst kalabildiğimizdir. Çünkü belirsizlik bazen iki insanın birbirini tanıma süreci, bazen de birinin umut ederken diğerinin hiçbir sorumluluk almadan kalabildiği bir alandır. Sonuçta bir ilişki, yalnızca birbirine yazan iki insanın değil, birbirinin hayatında yer almayı seçen iki insanın arasında kurulur. Ve belki de asıl soru şu: Biz gerçekten bir ilişki mi yaşıyoruz, yoksa yalnızca gerçekleşmesini istediğimiz bir ihtimali mi sürdürüyoruz?
Bazen bir ilişkinin yokluğu değil de, var olduğuna inanmak insanı yorabilir. Hayatında varlığını göstermeyen kişileri ve ilişkileri; 3 Ekim’de Akrep burcunda başlayan 14 Kasım Terazi burcunda bitecek olan Venüs retrosunda bırakmayı başarabilirsin. Hayat sanmaktan, daha hızlı ilerliyor. Ve sen, bir ihtimali düşünmekten çok yaşamayı fazlasıyla hak ediyorsun.
Kendinize cici bakın.
Sevgilerimle.










