Birbirimize bu kadar kolay ulaşabildiğimiz bir çağda, birbirimize gerçekten yakınlaşmak neden bu kadar zor?
Mesajlaşıyoruz, konuşuyoruz, flört ediyoruz. Günaydın mesajları atıyor, geceleri uzun uzun sohbet ediyoruz. Ama konu bir ilişkiye isim koymaya geldiğinde herkes bir adım geri çekiliyor. Birini hayatımızda istiyoruz ama sorumluluğunu almak istemiyoruz. İlgi göstermek istiyoruz ama bağlanmaktan korkuyoruz. Kaybetmek istemiyoruz ama seçmeye de yanaşmıyoruz. Sanki artık sevgili olmak değil, birinin hayatında ihtimal olarak kalmak daha kolay. Çünkü ilişki emek ister, açıklık ister, sorumluluk ister. Oysa adı konmamış ilişkilerde kimse hesap vermek zorunda değildir. Herkes istediği kadar yaklaşır, istediği zaman uzaklaşır.
Peki, gerçekten ilişki istemiyor muyuz, yoksa yanlış kişiye bağlanmaktan korktuğumuz için doğru kişiye bile mesafeli mi davranıyoruz? Belki de mesele sevgili olmak istememek değil. Mesele, birini hayatımıza alırken özgürlüğümüzü kaybedeceğimizi düşünmek. Ama unutmamak gerekiyor: Birine bağlanmak, kendinden vazgeçmek değildir. Sevmek, özgürlüğün sonu değil; iki insanın birbirini özgürce seçebilmesidir.
Belki de artık kimse sevgili olmak istemiyor değil; herkes sevilmek istiyor ama incinme ihtimalini göze almak istemiyor. Ve belki de seçenekler fazla olduğundan her gün başka biriyle konuşmak daha cazip geliyor olabilir.
Kendinize cici bakın.
Sevgilerimle...










