Op. Dr. Ufuk Askeroğlu Yazıları

Op. Dr. Ufuk Askeroğlu
Op. Dr. Ufuk Askeroğlu
Yazarın Profili
20.08.2026 20:34

Göz çevresindeki çöküklükte görünenden daha fazlası olabilir

Haber Detay Image

Göz çevresindeki çöküklük ve yorgun görünüm her kişide aynı nedenle ortaya çıkmaz. Bir kişide kemik yapının oluşturduğu gölge ön plandayken, başka bir kişide üst göz kapağındaki hacim kaybı ya da orta yüz dokularının aşağı doğru yer değiştirmesi daha belirleyici olabilir.

Bu nedenle göz çevresine yönelik planlamada yalnızca görünen bölgeye değil, bu görünümün altında yatan anatomik yapıya odaklanmak gerekir.

Endoskopik görüntüleme yöntemleri de kemik ve yumuşak dokuların daha ayrıntılı değerlendirilmesine olanak sağlayarak kişiye özel planlamanın önemli bir parçası haline gelebilir.

Üst göz çevresinde kemik yapı neden önemli?

Çökük göz görünümünün kemik anatomisiyle ilişkili olduğu kişilerde supraorbital kemik hattı değerlendirilir.

Göz çukurunun üst kısmında bulunan bu kemik çıkıntısı bazı yüzlerde daha belirgin olabilir ve üst göz kapağında gölgelenmeye neden olabilir.

Endoskopik supraorbital kemik şekillendirme yaklaşımında bu bölgenin kontrollü biçimde yeniden düzenlenmesi amaçlanır.

Kemik çıkıntısının belirginliğinin azaltılmasıyla göz çukuru kenarı ile üst göz kapağı arasındaki geçişin daha dengeli hale gelmesi ve üst göz kapağındaki dış kavisin yeniden desteklenmesi hedeflenebilir.

Buradaki temel fark, yalnızca yumuşak dokuya hacim eklemek yerine çökük görünümün oluşmasında etkili olan kemik anatomisinin de ele alınmasıdır.

Yapılacak düzenlemenin kapsamı kişinin göz çukuru yapısı, yüz oranları ve yumuşak doku özelliklerine göre belirlenir.

Kan dolaşımı korunmuş yağ dokusu nasıl kullanılıyor?

Üst göz kapağındaki hacim kaybında değerlendirilebilecek yöntemlerden biri infratemporal yağ transpozisyonudur.

Bu yaklaşımda şakak bölgesinin hemen altında, kulağın üst ve ön kısmında bulunan yağ yastıkçığı, kendisini besleyen damar bağlantıları korunarak üst göz kapağındaki hacim kaybının bulunduğu alana taşınır.

Dokunun besleyici damarlarından tamamen ayrılmadan taşınmasına “pediküllü” veya “saplı doku” yaklaşımı adı verilir.

Böylece dokunun mevcut kan dolaşımının korunması ve yeni bölgedeki canlılığının devam etmesi hedeflenir.

Bu özellik yöntemi klasik yağ enjeksiyonundan ayırır. Klasik yağ enjeksiyonunda yağ hücrelerinin yeni bölgede yeniden damarlanması gerekirken, pediküllü doku transferinde mevcut damar bağlantısının korunması amaçlanır.

Ancak dokunun yeni bölgedeki davranışı ve oluşacak görünüm kişinin anatomik yapısına, doku özelliklerine ve iyileşme sürecine göre farklılık gösterebilir.

Göz altı ile orta yüz neden birlikte değerlendiriliyor?

Göz altındaki çukurluk yalnızca alt göz kapağındaki hacim kaybından kaynaklanmayabilir.

Orta yüz dokularının aşağı doğru yer değiştirmesi, yanak bölgesindeki hacim azalması ve tutucu bağların gevşemesi göz kapağı ile yanak arasındaki geçişi daha belirgin hale getirebilir.

Bu nedenle göz altı değerlendirilirken orta yüzün konumu da dikkate alınmalıdır.

Endoskopik göz altı onarımında kişinin kendi yağ dokusundan yararlanılarak göz kapağı ile yanak arasındaki geçişin daha dengeli hale getirilmesi hedeflenebilir.

Uygun kişilerde bu yaklaşım endoskopik orta yüz germe ile birlikte ele alınabilir. Orta yüz dokularının anatomik konumlarına doğru taşınması amaçlanırken, göz altındaki çöküklük ve basamaklanma da aynı bütün içerisinde değerlendirilebilir.

Hangi işlemlerin birlikte uygulanacağı kişinin yüz anatomisi, yaşlanma bulguları, doku yapısı ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Endoskopik yaklaşım nasıl uygulanıyor?

Endoskopik işlemlerde mikro kameralar yardımıyla ilgili bölge büyütülmüş şekilde görüntülenebilir.

Girişler genellikle saç çizgisinin içerisinde planlanan yaklaşık 2 santimetrelik kesilerden yapılır. Kesilerin saçlı deri içerisinde konumlandırılması dışarıdan görünürlüklerinin azaltılmasını amaçlar.

Uygulanacak yönteme bağlı olarak üst veya alt göz kapağı üzerine doğrudan kesi yapılmadan ilgili bölgelere ulaşılabilir.

Endoskopik görüntüleme sayesinde kemik ve yumuşak dokular doğrudan izlenebilir ve yapılacak düzenlemeler işlem öncesinde oluşturulan kişiye özel plan doğrultusunda gerçekleştirilebilir.

İyileşme süresi ise yapılan işlemlerin kapsamına, kişinin genel sağlık durumuna, doku özelliklerine ve bireysel iyileşme hızına göre değişebilir.

Her göz çevresi için aynı yaklaşım doğru olmayabilir

Göz çevresindeki yaşlanma belirtileri aynı görünse bile altında yatan anatomik neden kişiden kişiye değişebilir.

Kemik yapının ön planda olduğu kişilerde kemik şekillendirme, üst göz kapağındaki hacim kaybının belirgin olduğu kişilerde kan dolaşımı korunmuş yağ dokusu transferi, göz altı ve orta yüz değişikliklerinin birlikte bulunduğu kişilerde ise kombine endoskopik yaklaşımlar değerlendirilebilir.

Burada temel amaç yalnızca bir çöküklüğü doldurmak ya da bir bölgeyi tek başına değiştirmek değildir.

Kemik, bağ dokuları, yağ yastıkçıkları ve orta yüz arasındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Çünkü göz çevresinde doğal görünümü belirleyen şey tek bir yapı değil, bütün bu anatomik unsurların birbirleriyle olan dengesidir.

Yazarın Yazıları