Op. Dr. Ufuk Askeroğlu Yazıları

Op. Dr. Ufuk Askeroğlu
Op. Dr. Ufuk Askeroğlu
Yazarın Profili
05.08.2026 16:52

Çökük göz görünümünde “yaşayan doku” yaklaşımı

Haber Detay Image

Çökük Göz Tedavisinde Yeni Yaklaşım: İnfratemporal Yağ Transpozisyonu

Göz çevresi, yüz ifadesini ve kişinin genel görünümünü belirleyen en önemli anatomik bölgelerden biridir. Zamanla gelişen yaşlanma süreci veya yapısal nedenlerle üst göz kapaklarında oluşan hacim kaybı, "çökük göz" (sunken eyes) olarak tanımlanan görünüme yol açabilir. Bu durum, kişi yeterince dinlenmiş olsa bile daha yorgun, yaşlı ve cansız bir yüz ifadesine neden olabilir.

Çökük göz görünümünün tedavisinde enjekte edilebilir dolgular ve yağ enjeksiyonları gibi farklı yöntemler uygulanmaktadır. Ancak dolgu maddelerinin zamanla etkisini kaybetmesi veya transfer edilen yağ dokusunun bir kısmının vücut tarafından emilmesi nedeniyle kalıcılık konusunda bazı sınırlılıklar söz konusu olabilir.

Peki, serbest yağ enjeksiyonundan farklı olarak kendi kan dolaşımı korunan bir yağ dokusunun üst göz kapağına taşınması mümkün müdür?

İnfratemporal Yağ Transpozisyonu Nedir?

İnfratemporal yağ transpozisyonu, üst göz kapağındaki hacim kaybının giderilmesinde kişinin kendi yağ dokusundan yararlanılan endoskopik bir cerrahi yöntemdir.

Bu yöntemde, şakak bölgesinin alt kısmında bulunan ve kan dolaşımı korunan yağ dokusu, üst göz kapağındaki hacim kaybının olduğu bölgeye taşınır.

Klasik yağ enjeksiyonlarından farklı olarak kullanılan yağ dokusu, kan dolaşımından tamamen ayrılmaz. Besleyici damarları korunarak yeni bölgesine taşındığı için canlılığını sürdürmesi amaçlanır.

Klasik Yağ Enjeksiyonunda Neden Emilim Olabilir?

Klasik yağ enjeksiyonunda kişinin vücudundan alınan yağ hücreleri, serbest doku olarak hacim kaybı bulunan bölgeye enjekte edilir.

Bu hücrelerin yeni bölgede yaşamlarını sürdürebilmeleri için yeniden damarlanması gerekir. Yeterli kan dolaşımı sağlanamadığında transfer edilen yağın bir kısmı zaman içinde vücut tarafından emilebilir.

Literatürde klasik yağ enjeksiyonlarında transfer edilen yağ dokusunun yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 50'sinin ilk yıl içerisinde emilebildiği bildirilmektedir. Bu oran kişiden kişiye değişebilir ve bazı hastalarda ek uygulamalar gerekebilir.

İnfratemporal Yağ Transpozisyonu Nasıl Uygulanır?

İşlem, saçlı deri içerisinde planlanan yaklaşık 2 santimetrelik bir kesi aracılığıyla endoskopik yöntemle gerçekleştirilir. Kesi saç çizgisi içinde kaldığı için dışarıdan görünürlüğünün en aza indirilmesi amaçlanır. Üst göz kapağı üzerine doğrudan kesi yapılmaz.

Cerrahi giriş noktasından ilerlenerek kemik dokusunun altından bir tünel oluşturulur. İnfratemporal yağ dokusu, besleyici damarları korunarak bu tünel aracılığıyla üst göz kapağındaki hacim kaybı bulunan alana taşınır.

Endoskopik kamera sayesinde cerrahi alan büyütülerek görüntülenir ve yağ dokusunun yerleşimi hastanın anatomik yapısına göre planlanır.

Yöntemin Temel Özellikleri

İnfratemporal yağ transpozisyonunun öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Kişinin kendi yağ dokusu kullanılır.
  • Yağ dokusunun kan dolaşımı korunur.
  • Üst göz kapağına kesi yapılmaz.
  • Cerrahi giriş saçlı deri içerisinden gerçekleştirilir.
  • Yaklaşık 2 santimetrelik sınırlı bir kesi kullanılır.
  • Kemik altından oluşturulan tünel aracılığıyla yağ dokusu taşınır.
  • Endoskopik görüntüleme sayesinde cerrahi planlama doğrudan görüş altında yapılır.
Serbest Yağ Enjeksiyonundan Farkı Nedir?

Klasik yağ enjeksiyonunda yağ dokusu serbest hücreler hâlinde transfer edilirken, infratemporal yağ transpozisyonunda yağ dokusu damar bağlantıları korunarak bir bütün olarak taşınır.

Bu nedenle iki yöntem arasında temel fark, dokunun transfer edilme biçimidir.

Serbest yağ enjeksiyonunda hücrelerin yeni bölgede yeniden damarlanması gerekirken, pediküllü doku transferinde mevcut kan dolaşımının korunması hedeflenir.

Bununla birlikte cerrahi sonuçların her hastada aynı olmayacağı; kişinin anatomik yapısı, doku özellikleri ve iyileşme sürecine bağlı olarak farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.

Her Çökük Göz Aynı Şekilde Tedavi Edilmez

Üst göz kapağındaki çöküklük yalnızca hacim kaybına bağlı gelişmez.

Kemik yapısı, kaş pozisyonu, yağ dokusunun dağılımı, cilt kalitesi ve doğal yaşlanma süreci de göz çevresinin görünümünü etkileyebilir.

Bu nedenle tedavi planlanmadan önce kemik ve yumuşak dokular birlikte değerlendirilmelidir. Hacim kaybının ön planda olduğu ve infratemporal yağ dokusunun anatomik olarak uygun bulunduğu hastalarda pediküllü yağ transpozisyonu cerrahi seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir.

Sonuç

İnfratemporal yağ transpozisyonu, üst göz kapağındaki hacim kaybının giderilmesinde kişinin kendi kan dolaşımı korunan yağ dokusundan yararlanılan endoskopik bir cerrahi yaklaşımdır.

Bu yöntemin temel amacı yalnızca çöküklüğü doldurmak değil, göz çevresindeki doku ilişkisini kişinin anatomik yapısına uygun şekilde yeniden düzenlemektir.

Not: Cerrahi yöntemin uygunluğu, beklenen sonuçlar ve olası riskler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle işlem kararı, ayrıntılı muayene ve uzman hekim değerlendirmesi sonrasında verilmelidir.

Yazarın Yazıları