Op. Dr. Ufuk Askeroğlu Yazıları

Op. Dr. Ufuk Askeroğlu

Dolgu / botoks mu, cerrahi mi: hangisi ne zaman?

21.05.2026 14:56
Haber Detay Image

Muayenehaneye giren her üç kişiden biri aynı soruyu soruyor: "Benim için dolgu yeterli olur mu, yoksa ameliyat mı gerekir?" Sorunun arkasında genellikle bir umut yatıyor — belki de daha az müdahaleyle aynı sonuca ulaşma isteği. Bu umut anlaşılır. Ama çoğu zaman yanlış bir çerçevede soruluyor.

Dolgu ve botoks ile cerrahi, rakip seçenekler değildir. Farklı sorunlara verilen farklı yanıtlardır.

Botulinum toksin — yani botoks — kasın geçici olarak aktivitesini azaltarak dinamik kırışıklıkları yumuşatır. Alın çizgileri, gözler çevresindeki ifade hatları, kaş pozisyonu üzerinde etkilidir. Etkisi geçicidir; ortalama üç ila altı ay arasında sürer. Dolgu maddeleri ise hacim kaybını telafi etmek, kontur oluşturmak ya da yüzey düzensizliklerini gidermek için kullanılır. Her ikisi de invazif olmayan ya da minimal invazif yöntemler olarak sınıflandırılır. Doğru endikasyonda, doğru elde uygulandığında değerli araçlardır.

Peki cerrahi ne zaman devreye girer?

Cilt fazlalığı, ciddi sarkma veya anatomik yapıda köklü bir değişim söz konusu olduğunda, enjektabl yöntemler yeterli olmaz. Bunu bir metaforla açıklamak gerekirse: Botoks ve dolgu, bir binanın boyasını tazelemek gibidir. Cerrahi ise taşıyıcı duvarlarla ilgilenir. Boya ne kadar kaliteli olursa olsun, duvarlar çökmüşse işe yaramaz.

Ancak burada konunun asıl provokatif boyutuna gelmek istiyorum.

Son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle "dolgu ve botoks her şeyin çözümü" algısı tehlikeli biçimde yaygınlaştı. Yanlış endikasyonla uygulanan dolgu maddeleri; doku nekrozuna, görme kaybına ve kalıcı asimetrilere yol açabilen ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Literatür bu vakaları belgeliyor. Yine de "iğne ile oldu, ne olacak ki" düşüncesi hâlâ kırılabilmiş değil.

Öte yandan cerrahi de her zaman cevap değildir. Gereğinden erken yaşta, gereksiz endikasyonla yapılan ameliyatlar; hem estetik hem de psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir. "Madem yapacaksın, büyük olanı yap" mantığı cerrahinin değil, aceleciliğin ürünüdür.

Dolgu mu, botoks mu, cerrahi mi sorusunun tek doğru cevabı şudur: Kişiye, zamana ve anatomiye göre değişir. Kırk yaşında harika sonuç veren bir yöntem, aynı kişiye on yıl sonra yetersiz kalabilir. Yirmi beş yaşında mükemmel olan bir plan, elli yaşında bambaşka bir tablo gerektirebilir.

Bu yüzden doğru soru "hangisi daha iyi?" değil, "benim için şu an hangisi uygun?" olmalıdır. Ve bu sorunun cevabı, sosyal medya yorumlarında değil; ayrıntılı bir klinik değerlendirmede yatıyor.

Estetik tıp bir menü değildir. Her seçeneğin bir endikasyonu, bir sınırı ve bir riski vardır. Bunu bilmek, en az prosedürün kendisi kadar önemlidir.

Yazarın Tüm Yazıları