Türkiye’nin dört bir yanında bugünlerde iş dünyasının önemli gündemlerinden birisi de oda ve borsa seçimleri…
Ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarında gerçekleştirilen bu seçimler, kentlerin ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu kuruluşlar, üyelerine sundukları hizmetlerin yanı sıra üretimden ticarete, ihracattan yatırıma, tarımdan sanayiye kadar şehir ekonomisinin geleceğine yön verebilecek önemli yapılardır.
Dolayısıyla bu seçimlerde sandığa giren yalnızca isimler değildir.
Bir anlamda tecrübe, güven, kurumsal hafıza ve gelecek vizyonu da sandığa girer.
Birçok ulusal ve uluslararası platformda büyük bir özveriyle tanıtmaya çalıştığım memleketim Tarsus’ta da kıyasıya bir seçim atmosferi yaşandı.
Tarsus Ticaret Borsası’nda aylardır merakla beklenen seçimlerde, kolay kolay rastlanmayacak bir sonuç ortaya çıktı. Her iki liste de eşit sayıda oy aldı. Ardından İlçe Seçim Kurulu tarafından hâkim huzurunda gerçekleştirilen kura sonucunda, Ziraat Odası Başkanı Veyis Avcı ve ekibi yeni dönemde meclis çoğunluğunu elde etti.
Seçim sonrasında Avcı’nın kullandığı bir ifade ise bence son derece kıymetliydi:
“Dostluk kazandı.”
Kıyasıya bir mücadeleyle geçen bir seçimin ardından verilmesi gereken mesaj da tam olarak buydu.
Umarım bu anlayış, diğer oda ve borsa seçimlerinde de tüm adayların ortak yaklaşımı olur.
Veyis Avcı’yı kamuoyu bugün tanımış değil.
Uzun yıllardır Tarsus Ziraat Odası Başkanlığı görevini sürdüren Avcı, tarımın ve üreticinin sorunlarıyla doğrudan temas hâlinde olan, Tarsus’un tarımsal yapısını sahadan bilen bir isim.
Bu nedenle Avcı’nın seçimde aldığı desteği, yıllardır verilen emeğin, üreticiyle kurulan bağın ve sahada oluşturulan güvenin bir karşılığı olarak görüyorum.
Çünkü bir göreve aday olmakla o göreve yıllar içerisinde hazırlanmış olmak arasında ciddi bir fark vardır.
Tarsus gibi güçlü bir tarımsal üretim geleneğine sahip bir kentte, uzun yıllar Ziraat Odası Başkanlığı yapmış bir ismin Ticaret Borsası’nda da sorumluluk üstlenecek olması, beraberinde önemli bir tecrübe birikimini getiriyor.
Üstelik bugün tarım artık yalnızca toprağı işlemekten ibaret değil. Üretim maliyetleri, pazarlama, lojistik, finansman, ihracat, teknoloji, iklim değişikliği ve katma değerli üretim, tarım ekonomisinin ayrılmaz parçaları.
Tam da bu nedenle Ziraat Odası, Ticaret Borsası ve Ticaret ve Sanayi Odası arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının ve ortak bir vizyon geliştirilmesinin son derece kıymetli olacağını düşünüyorum.
Bir kentin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine, eğitim olanaklarının güçlenmesine katkı sunabilecek bu üç önemli meslek kuruluşunun birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi, Tarsus’un potansiyelini daha güçlü biçimde ortaya çıkarabilir.
Bu ortak irade, önümüzdeki dönemde Tarsus’u Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri hâline getirebilir.
Üreticinin daha güçlü olduğu, tarımsal ürünlerin daha yüksek katma değerle pazarlandığı, ihracat kapasitesinin arttığı ve Tarsus’un üretim gücünün ekonomik değere daha fazla dönüştürüldüğü bir yapının oluşturulması, hepimizin ortak beklentisi olmalı.
Bu beklentilerin karşılık bulması ise üreticinin ihtiyaçlarını doğru anlayan, kurumlar arasında iş birliğini geliştiren ve hedeflerini somut çalışmalarla hayata geçiren bir yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır.
Sayın Veyis Avcı’yı ve ekibini bu anlamlı başarılarından dolayı tebrik ediyor; yeni dönemin Tarsus Ticaret Borsası’na, üreticilerimize ve memleketim Tarsus’a hayırlı olmasını diliyorum.
Ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirilecek oda ve borsa seçimlerinde de tüm adaylara başarılar diliyorum.










