Dijital varlıklar için işler, geçtiğimiz yılın ekim ayından bu yana iyi gitmiyor. Tarihi zirve fiyatından (yaklaşık 126.200 dolar) gelen kayıplarla Bitcoin, son dokuz ayda %50'nin üzerinde değer erozyonuna uğradı. Mevcut gündem ise şimdilik kayıpların geri kazanılmaya başlanabileceğine ilişkin güçlü bir ipucu ortaya koymuyor ve 2026'nın üçüncü çeyreğinde temel dinamiklerde bir değişim yaşanmaması hâlinde kripto para birimlerinin baskı altında kalmaya devam edebileceğine işaret ediyor. Tabii ki bu belirleyici değişkenler arasında jeopolitik gündem ve para politikasının seyri öne çıkıyor.
Piyasa hacmi açısından en büyük kripto varlık olan Bitcoin'in, daha dar çerçeveden bakıldığında, mayıs ayının ortalarında 82.500 dolar civarında başlayan düşüşü haziran sonu itibarıyla yaklaşık %30'a ulaştı. Kayıpların arkasında ise büyük oranda küresel piyasaların risk iştahını bozan Orta Doğu'daki gelişmeler yer aldı.
Şubat ayının sonunda patlak veren ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık hâlen devam ediyor. Katar'ın başkenti Doha'da görüşmeler yürüten Trump'ın müzakerecileri, İran ile sürdürülen temaslarda ilerleme kaydedildiğini belirtse de bunun alt düzeyde bir görüşme olduğu ifade ediliyor. Doha'da yapılacak toplantılar konusunda piyasalar umutluydu. Ancak İran, ABD'li üst düzey yetkililerle görüşülmeyeceğini açıkladı. İran Meclisi Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, mutabakat zaptındaki beş maddenin uygulanmaması hâlinde müzakerelere başlamayacaklarını belirtti. Yani iki ülke arasındaki sorunlu süreç hâlen devam ediyor gibi görünüyor.
Diğer taraftan, geçtiğimiz yıla göre piyasalarda ABD Merkez Bankası'nın (FED) politika faizine ilişkin beklentilerde önemli değişiklikler yaşandı. Bu yıl kaç kez faiz indirimi yapabileceği konuşulan FED'in şimdi ise ne zaman faiz artıracağı merak ediliyor. Tabii ki bu beklentilerde Orta Doğu'daki çatışmaların enflasyon üzerindeki etkisi önemli rol oynuyor. Yeni Başkanı Kevin Warsh ile haziran ayında ilk toplantısını gerçekleştiren Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC), eylül ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına gidebileceği fiyatlanıyor. Finansal koşulları sıkılaştırabilecek FED'in olası faiz artırım süreci, kripto para birimleri açısından destekleyici bir unsur olarak görülmüyor. Piyasalar ayrıca Warsh'ın bugün Portekiz'de Türkiye saatiyle 16.00'da yapacağı konuşmayı merakla bekliyor. Başkan'ın faiz kararlarına ilişkin ipuçları vermesi hâlinde bunun etkileri varlık fiyatlarında görülebilir.
Bu iki temel dinamiğin yanına yapay zekâ şirketlerinin performansı ve Wall Street'in seyri gibi önemli değişkenler de eklenebilir. Ayrıca Bitcoin hazine şirketlerinin portföylerine yeni BTC eklemek yerine bilanço düzeltme sürecine yönelme eğilimleri, ekosistemin kendi dinamikleri açısından da talep eksikliği oluşturabileceğine işaret ediyor. ABD'de işlem gören spot BTC ETF'lerinden yaşanan çıkışların giderek artması da ek bir negatif unsur olarak öne çıkıyor.
Kısa vadeli görünüm açısından teknik analiz tarafına dönersek, Bitcoin fiyatının 200 haftalık basit hareketli ortalamanın (SMA) bulunduğu 62.600 dolar seviyesinin altında kaldığı sürece baskı altında kalmaya devam edebileceğini söyleyebiliriz. Fibonacci göstergesinin kritik düzeltme seviyelerinden biri olan 0,618 seviyesi, Bitcoin'de yaklaşık 58.800 dolara denk geliyor. Bu seviyenin de kaybedilmesi hâlinde (yazının hazırlandığı sırada spot fiyat yaklaşık 58.720 dolar seviyesindeydi) 57.000 ve 54.000 dolar desteklerinin hızlı şekilde test edilebileceğini düşünüyoruz.
Diğer taraftan, fiyatın en azından kritik 60.000 dolar pivotunun üzerine toparlanmasını sağlayabilecek bir gelişme yaşanması hâlinde, 60.800, 62.600 ve 64.400 dolar direnç seviyelerine doğru tepki yükselişleri görülebilir. Daha geniş perspektiften bakıldığında ise fiyatın baskı altında kalmaya devam etmesi durumunda, bir diğer Fibonacci düzeltme seviyesi olan 0,786'nın bulunduğu yaklaşık 40.000 dolar seviyesi de gündeme gelebilir. Mevcut koşullar altında bu senaryo tamamen göz ardı edilebilecek bir olasılık olarak değerlendirilmemelidir. Bitcoin'in bu senaryodan kaçınabilmesi için piyasa dinamiklerinde ve beklentilerde önemli değişikliklerin yaşanması gerekecek.
Kısa vadeli yatırım görünümüne döndüğümüzde ise önümüzdeki iki günün kritik öneme sahip olduğunu görüyoruz. Bu süreçte belirleyici gelişmeler yaşanabilir. Bunlardan ilki, daha önce de değindiğimiz gibi FED Başkanı Kevin Warsh'ın yapacağı konuşma; diğeri ise yarın açıklanacak ABD'nin haziran ayı istihdam verileri olacak. Ayrıca ABD ile İran arasındaki sürecin seyri de en önemli katalizörlerden biri olmayı sürdürüyor. Bu temel gelişmelerle birlikte teknik görünümün de yönünü bulması bekleniyor.









