Doç. Dr. Güncel Öztürk

Yaş alan yüzde “zamanı durdurmak” mı, “iyi yaşlanmak” mı?

09.02.2026 16:11
Haber Detay Image

Yüzümüzde zamanın izleri belirmeye başladığında çoğu kişinin aklına benzer bir soru gelir: Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü, yoksa bu süreci daha dengeli ve sağlıklı bir şekilde karşılamak mı gerekir? Günümüzde estetik anlayış, bu soruya daha net bir yanıt veriyor. Amaç artık yüzü geçmişe döndürmek değil; kişinin mimiklerini, ifadesini ve karakterini koruyarak yaş almasını desteklemek.

Zaman yüzde nasıl iz bırakır?

Yüz yaşlanması; yalnızca ciltteki kırışıklıklarla sınırlı değildir. Zamanla cilt altı yağ dokusunda azalma, bağ dokularında gevşeme ve kemik yapılarda hacim kaybı görülür. Bu değişimler yüz hatlarının aşağı doğru yer değiştirmesine, ifadede yorgunluk ve ağırlık hissine yol açabilir.

Bu süreç kişiden kişiye farklı hızlarda ilerler; genetik yapı, yaşam tarzı ve çevresel faktörler belirleyici rol oynar.

"Zamanı durdurmak" neden gerçekçi değil?

Yaşlanma, hepimizin geçtiği doğal bir süreçtir ve tek bir müdahaleyle tamamen "yok sayılabilecek" bir durum değildir. Bu nedenle estetik planlamada hedef, yüzün karakterini ve ifadesini koruyarak daha dengeli bir görünüm elde etmektir.

Doğru hasta seçimi ve doğru teknikle yapıldığında, cerrahi işlemler de dahil olmak üzere estetik yaklaşımlar; yüz hatlarını yeniden düzenlemeyi, sarkma ve hacim kaybı gibi yaşla ilişkili değişimleri daha uyumlu bir şekilde ele almayı amaçlar. Burada önemli olan, kişinin yüz anatomisine ve beklentisine uygun bir planlama yapmaktır.

Bu bakış açısıyla modern estetik anlayış, "yaşı silmek" gibi bir hedef yerine, yüzün doğal ifadesini koruyan, kişinin daha dinlenmiş ve dengeli görünmesini destekleyen sonuçlara odaklanır.

İyi yaşlanmak ne anlama gelir?

İyi yaşlanmak; yüzün kendi anatomisine saygı duyan, mimikleri koruyan ve kişinin yaşına uygun bir görünümü hedefleyen bir yaklaşımdır. Burada amaç, yüzü sabitlemek değil; zamanla oluşan değişimleri yumuşak geçişlerle ele almaktır.

Bu anlayışta küçük dokunuşlar, yüzün genel dengesini bozmadan planlanır ve tek bir bölgeye değil, yüzün tamamına bütüncül bakılır.

Yaşam tarzının rolü göz ardı edilemez

Yüz yaşlanması yalnızca estetik müdahalelerle yönetilemez. Güneşten korunma, düzenli uyku, dengeli beslenme ve stres yönetimi, cilt sağlığının önemli parçalarıdır. Bu alışkanlıklar, estetik yaklaşımların da daha anlamlı sonuçlar vermesine katkı sağlar.

Bu süreç nasıl ele alınabilir?

Kişinin yüz yapısı, yaşı ve beklentileri değerlendirildikten sonra; cilt kalitesini destekleyen uygulamalar, mimik kaynaklı çizgiler için daha sınırlı yaklaşımlar veya yüzün bazı bölgelerinde hacim dengesini gözeten işlemler gündeme gelebilir. Cerrahi yöntemler ise ancak ihtiyaç halinde ve daha ileri yaşlanma bulgularında değerlendirilir.

Yaş almak, durdurulması gereken bir süreç değil; doğru yönetildiğinde yüzle birlikte olgunlaşan doğal bir yolculuktur. Günümüz estetik anlayışı zamanı durdurmaya çalışmak yerine, yüzün kendi hikayesini bozmadan iyi yaşlanmasını hedefler. Çünkü gerçek gençlik, mimiklerde değil; yüzle kurulan uyumda saklıdır.

Yazarın Tüm Yazıları