Bir kıyafeti beğenmediniz. Sorun değil. Çünkü birkaç gün sonra zaten yeni bir trend çıkacak. Onu da sevmezseniz, bir sonrakini beklersiniz. İlla ki bir tanesine uyum sağlarsınız. Günümüzde moda endüstrisinin bize verdiği mesaj net: Sürekli ilerle, sürekli yenisini ara, sürekli tüket. Peki gerçekten istediğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz şey bu mu?
Geçmişte sosyal medya bu kadar yaygın değilken trendler yıllarca, hatta bazen on yıllarca hayatımızda kalabiliyordu. İnsanlar bir sezon aldıkları kıyafetleri en az birkaç sezon giyiyor, onları farklı şekillerde kombinliyor ve zamanla kendi tarzlarını oluşturuyordu. Bugün ise dijital medya ve erişimin kolaylaşması sayesinde moda maruziyeti hiç olmadığı kadar hızlandı. Bir hafta önce her yerde gördüğümüz bir parça, birkaç hafta sonra "eskidi" hissi vermeye başlayabiliyor.
İlginç olan şu ki çoğu zaman trendden sıkılan şey aslında kıyafetin kendisi değil, zihnimizin işleyişidir. Beynimiz yeniliğe karşı oldukça duyarlıdır. Yeni bir şey görmek kısa süreli bir heyecan yaratır. Ancak bu heyecan hızla azalır ve yerini yeni bir arayış alır. Böylece bir sonraki trend, bir sonraki alışveriş ve bir sonraki "olmazsa olmaz" ürün devreye girer.
Bu döngü, modadan çok psikolojiyle ilgilidir ve bu mekanizmayı moda endüstrisi oldukça iyi kullanıyor. Çünkü sürekli yenisini arayan zihin, elindekinden tatmin olmakta zorlanır. Bir süre sonra dolap büyür ama "Giyecek hiçbir şeyim yok." hissi değişmez. Sorun kıyafet sayısı değildir; sürekli değişen beklentidir. Oysa stil, trendlerden farklıdır. Trendler dışarıdan gelir. Stil ise içeriden oluşur.
Trend, herkesin aynı anda giymeye başladığı parçadır. Stil ise sizi siz yapan seçimlerin toplamıdır. Bu yüzden gerçekten güçlü bir stil, bir trend sona erdiğinde yok olmaz.
Elbette trendleri takip etmekte yanlış bir şey yok. Kontrol bizim elimizde olduğu sürece moda eğlencelidir, ilham verir ve kendimizi ifade etmenin yaratıcı yollarından biridir. Ancak her yeni akımın peşinden koşmaya başladığımızda zamanla kendi sesimizi duymakta zorlanabiliriz.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şudur: "Bu parçayı gerçekten sevdiğim için mi istiyorum, yoksa herkes giydiği için mi?"
Çünkü bazen en iyi stil kararı, bir sonraki trende geçmek değil; zaten size yakışanı fark etmektir.









