Almula Merter Churm Yazıları

Almula Merter Churm
Almula Merter Churm
Yazarın Profili
08.09.2026 07:59

Serhat Kılıç; Aldığını öğrendiğini geri vermeyi bilen ADAM

Haber Detay Image

Serhat Kılıç, otuz yılı aşkın bir emeğin sahibiydi. Devlet Tiyatrosu sahnelerinden başlayıp İstanbul’un bağımsız tiyatrolarına, oradan da milyonların izlediği dizilere ve sinemaya uzanan bir yolculuktu onunki. Kimi zaman bir mahalle plakçısı, kimi zaman bir imam, kimi zaman tarihin içinden çıkıp gelen bir karakter oldu; hangi role bürünürse bürünsün, izleyeni inandırmayı bildi. Çünkü onun için oyunculuk asla kolay bir iş değildi; bir zanaattı, sabırla, disiplinle, yıllar içinde yoğrulan bir emekti. Kendi adını taşıyan bir okul kurup genç yeteneklere ders vermesi de bunun en açık kanıtıydı: aldığını, öğrendiğini geri vermeyi bilen bir sanatçıydı.

Hastalıkla mücadele ederken bile sahneden, kameradan kopmamaya çalıştı. Sağlığı el vermediği halde son ana kadar yeni bir projeye emek vermeye çalışması, onun mesleğine olan bağlılığının bir başka göstergesiydi. Ve bir gün, kimsenin haberi olmadan, sessizce aramızdan ayrıldı. Geride ailesi, sevdikleri, meslektaşları ve onunla birlikte büyüttüğü bir kariyer bıraktı.

Ama ne yazık ki acının üzerinden daha günler bile geçmeden, ekranların ardına saklanmış, bilmediği bir hayat hakkında konuşmaya kendini yetkili görenler türedi. Bir insanın nasıl yaşadığını, neyle mücadele ettiğini, hangi acıları sessizce taşıdığını bilmeden hüküm veren, spekülasyon üreten, dedikoduyu haber gibi paylaşan bir kalabalık oluştu. Sanki herkes birdenbire hem tanık hem savcı hem yargıç kesildi. Oysa hiçbiri o evde değildi, hiçbiri o hastalığı yaşamadı, hiçbiri o yalnızlığı bilmiyordu.

Bir insanın ölümünün ardından konuşmanın da bir edebi, bir vicdanı vardır. Tanımadığın bir hayata dair attığın her kelime, aslında seni anlatır; bilgiyi değil, empati yoksunluğunu ele verir. Merak başka şeydir, yargılamak başka. Üzülmek başka şeydir, linç etmek başka. Ve ne yazık ki bu topraklarda, bir sanatçı toprağa henüz verilmeden, onun adı üzerinden kurulan cümleler çoğu zaman saygıdan çok merakı, empatiden çok magazini önceler.

Serhat Kılıç’ı sahnede bıraktığı izlerle, kamera karşısında verdiği emekle, yetiştirdiği öğrencilerle hatırlayalım. Ardında kalanlara düşen, spekülasyon değil sabırdır; yargı değil saygıdır. Gerçek zaten zamanla ortaya çıkacaktır; bizim bugün yapabileceğimiz tek şey, bir insanın anısına layık bir sessizlik ve saygıyla eğilmektir.

Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.

Yazarın Yazıları