Tupac Shakur Yazıları

Tupac Shakur

Tupac Shakur

Ünvan: Amerikalı Rapçi, Aktör, Şair, Senarist Ve Yapımcı

Doğum Tarihi: 16.06.1971 / 13.09.1996

Tupac Shakur Kimdir?

Tupac Shakur (gerçek adıyla Tupac Amaru Shakur), Amerikalı rapçi, aktör, şair, senarist ve yapımcıdır. 2Pac, Pac ve Makaveli adlarıyla da bilinir. 16 Haziran 1971 tarihinde New York, ABD'de doğmuş ve 13 Eylül 1996'da Las Vegas, Nevada'da ölmüştür. 25 yaşında hayatını kaybeden Tupac Shakur, kısa ömrü boyunca rap müziğin önde gelen isimlerinden biri haline gelmiştir. 2007 itibarıyla 75 milyonun üzerinde albüm satmayı başarmış ve En Çok Satan Müzik Sanatçıları listesine girmiştir. Rolling Stone dergisi tarafından Tüm Zamanların En Büyük 86. Sanatçısı seçilmiştir. Şarkılarının birçoğunun ana teması varoşlardaki şiddet ve zorluklar, ırkçılık, sosyal sorunlar ve Doğu Yakası-Batı Yakası kavgasında diğer rapçilerle yaşadığı sürtüşmelerdi.

Tupac Shakur'ün ölümü hala net olarak aydınlatılmamış bir suikast sonucu gerçekleşmiştir. 7 Eylül 1996'da Las Vegas'ta bir dövüş maçını izledikten sonra, arabasına dönerken açılan ateş sonucu 4 kez vurulmuştur. Hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra solunum ve kalp yetmezliği tanısıyla hayatını kaybetmiştir. Bilim insanlarının ölümü ile ilgili hâlâ şüphesi vardır.

Doğum adı Lesane Parish Crooks olan Shakur'un ismini annesi daha sonra "Tupac Amaru Shakur" olarak değiştirdi. 'Tupac Amaru' Hintçe "parlayan yılan", 'Shakur' ise Arapça "şükür" demekti. Shakur, üvey babasının soyadıydı. Annesi Afeni Shakur ve yengesi Assata Shakur, Kara Panter Partisinde etkin rol almaktaydı. Tupac daha sonra Changes adlı şarkısında bu gruptan bahsetmektedir. Siyahlara karşı olan tutum yüzünden partiyle ilgisi olan annesi hapse atıldı. Tupac'ın çocukluk ve ilk gençlik yılları fakirlik içinde geçti. Annesiyle beraber üç kere taşınmak ve şehir değiştirmek zorunda kaldılar.

Kariyerinin ilk yıllarında Tupac, katıldığı Digital Underground isimli grupta ilk başlarda sahne elemanı ve arka plan dansçısı olarak görev yaparken daha sonra MC'liğe geçti. İlk resmî şarkısı olan Same Song'u Shock G ile seslendirdi. Grubun başarılı olmasıyla Tupac, 2Pacalypse Now adlı ilk albümünü çıkardı. Albüm çok başarılı olmasa da Brenda's Got A Baby gibi başarılı ve etkili şarkılara sahipti. Etkileyici rol yeteneği sayesinde "Juice" isimli filmde rol almayı başardı. 1993 yılında ikinci albümü olan Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z.'ı çıkardı. Albüm bir öncekine göre daha başarılıydı. Tupac'ın rol kariyeri ise Janet Jackson'la oynadığı Poetic Justice filminde doruğa çıktı. Above The Rim adlı filmde de rol alarak oyunculuğunu geliştirdi.

Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları, bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandı. Kadının bu iddiasını Tupac asla kabul etmedi ve olayın gönüllü olarak geliştiğini söyledi. Mahkeme sonucunda Tupac 1,5 - 4,5 yıl hapse mahkûm oldu. 8 ay hapis yattıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı. 5 Nisan 1996'da kefaletle serbest kalma koşullarına uymadığı için mahkeme tarafından tarihi daha sonra açıklanmak üzere 120 gün hapse mahkûm oldu. Kasım 1994'te tecavüz davasının sonucunun açıklanmasından bir gün önce, kimliği hâlâ bilinmeyen kişiler tarafından New York'taki stüdyosunun önünde 5 el vuruldu ve 30 bin dolar değerindeki mücevherleri çalındı. Shakur bu olayda eski bir arkadaşı olan ve o sırada stüdyoda bulunan rapçi Biggie Smalls'ı ve yine stüdyoda bulunan Sean Combs'u suçladı. 15 Haziran 2011 tarihinde bir mahkûm, Tupac'ı vurması için Czar Entertainment'in sahibi James Rosemond tarafından kiralandığını ve bunu yaptığı için çok pişman olduğunu açıkladı. Vurulduktan günler sonra Tupac, doktorların uyarılarına rağmen hastaneden çıktı. 14 Şubat 1995'te hapse girdi ve hapisteyken Me Against the World albümünü çıkardı. Bu albüm Tupac'ın o güne kadarki en iyi albümüydü. Listelerde 4 hafta bir numara olarak kaldı ve o güne kadar bir haftada en çok satan erkek rapçi albümü oldu. Hapisteyken Keisha Morris ile evlendi fakat daha sonra 1996 yılında boşandılar. Hapiste 8 ay kaldıktan sonra Tupac kefaletle serbest kalmak için başvuruda bulundu fakat 1,4 milyon dolar kefalet ücretini karşılayamadığı için talebi reddedildi. Hapisteki 11. ayından sonra Death Row Records'un sahibi Suge Knight tarafından ödenen kefaletle serbest bırakıldı. Tupac ile yapılan anlaşma neticesinde Suge Knight'ın ödeyeceği kefalete karşılık Tupac şirket adına üç albüm çıkaracaktı.

Serbest kaldıktan sonra Tupac derhâl şarkıları kaydetmeye başladı. Outlaw Immortalz adında yeni bir grup kurdu. Kısa zamanda yeni şirketindeki Dr. Dre'nin üzerinde çalıştığı California Love adlı parçasına eşlik etti. 13 Şubat 1996 tarihinde dördüncü albümü olan All Eyez On Me'yi piyasaya sürdü. Albüm 2 diskten oluşuyordu ve yeni anlaşmasındaki üç albümün ikisini kapsıyordu. Albüm çok başarılı oldu ve günümüze kadar 9 milyonun üzerinde sattı. Tupac Death Row'daki artan problemlere rağmen aralıksız şarkı kaydetmeye devam etti. Yüzlerce şarkı kaydetti ve bu şarkılarının çoğu öldükten sonra çıkan albümlerinde kullanıldı. 4 Temmuz 1996'da Outlawz grubuyla beraber Biggie ve yandaşlarına hakaretler yağdırdığı ünlü şarkısı Hit'em Up'ı yayınladı. Film kariyeri ise Bullet, Gridlock'd ve Gang Related filmleriyle devam etti. Son iki film ölümünden sonra yayınlandı. Hapisteyken Niccolò Machiavelli'nin kitaplarını okuyup çok etkilendi ve takma adını Makaveli olarak değiştirdi. Bu isimde The Don Killuminati: The 7 Day Theory albümünü çıkardı. Önceki albümlerine göre farklı bir tarzda oluşturuldu. Daha çok duygusal, acı ve öfke içerikli şarkılardan oluşan bir albüm oldu. Tupac bu albüm için şarkıları üç günde yazıp kaydetti ve dört günde de üretti. Toplam yedi günde bitirdiği albüm adını buradan aldı.

Tupac'ın müziği ve felsefesi çoğu Amerikalı, Afrikalı-Amerikalı ve dünya vatandaşları Kara Panter Grubu, Siyah milliyetçiliği, eşitlikçiler ve özgürlükçülerle birlikte özdeşleşmiştir. İlk albümü 2Pacalypse Now'da sosyal sorunlar, eşitsizlik, açlık ve polis şiddeti üzerine müzik yapan Tupac, ikinci albümü olan Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z. 'da da aynı tarza devam etti fakat "Keep Ya Head Up" gibi şarkılarda duygusal taraflarını da gösterdi. Bu albümden sonra çıkan her albümde Tupac agresifliğini bir doz daha artırdı. Sosyal eşitsizlik, kontrolsüz öfke, şefkat, umut ve eğlence gibi birbirinden tutarsız temalar üstüne oluşturulan 1995'teki albümü Me Against The World'ün ardından 1996'da albümü All Eyez On Me'yi çıkardı. Bu albümdeki "Ambitionz Az A Ridah", "I Ain't Mad At Cha" "California Love", "Picture Me Rollin'" ve "Life Goes On" gibi şarkıların bulunduğu birçok şarkı klasik olarak kabul edildi. Bu albüm öncekilerden tamamen farklı bir tarza sahipti. Sosyal yönden sorunları aktaran şarkıların yanında çoğu şarkı parti müzikleri ve havalı olup hayatın tadını çıkarma üzerine kuruluydu. Tupac hayli başarılı olan albümdeki tarzını "hayatı kutlamak" olarak açıklamıştı. Gençken ilham aldığı ve beğendiği kişiler arasında Kate Bush, Culture Club, Sinead O'Connor ve U2 gibi İngiliz ve İrlandalı pop müzisyenleri vardı.

Tupac sürekli okuyan bir kişiydi. William Shakespeare, Niccolò Machiavelli, Donald Goines, Sun Tzu, Kurt Vonnegut, Mikhail Bakunin, Maya Angelou, Alice Walker ve Khalil Gibran gibi çeşitli yazarlardan ilhamlar almış ve etkilenmişti. Tupac hiçbir zaman kendini hangi dine ait olarak gördüğünü belirtmedi ama 'Only God Can Judge Me' gibi şarkılarındaki sözlerinden ve The Rose That Grew from Concrete gibi şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla tanrıya inanıyordu. Birçok analizci bu yüzden onu deist olarak tanımlar. Karma yasasına inanırdı fakat yalın olarak ölümden sonra yaşama ve örgütlü dinlere inanmazdı.

Ailesi hakkında: Annesi Afeni Shakur, Tupac'a hamileyken Kara Panterler davası nedeniyle hapisteydi. Tupac'ın daha anne karnında başlayan hapishane ziyaretlerinin onun peşini yaşam boyu bırakmaması acı bir ironi olarak görülmektedir. Afeni'nin hapse girme nedeni ise bazı bankalara ve büyük mağazalara bomba koyduğu suçlamasıydı. Biyolojik babası William Garland'dır. Tupac biyolojik babasının ölmüş olduğunu bilerek büyüdü. Ancak 1994 yılında New York'ta uğradığı silahlı saldırının ardından hastaneye gelen ziyaretçilerden biri Tupac'a babası olduğunu söylediği zaman Tupac'ın hayatında yeni bir dönem başlamış oldu. William Garland da Tupac'ın çevresindeki birçok kişi gibi Kara Panterler'in bir üyesiydi. Tupac son yılında babasıyla görüşmüş olsa da gerçek babasını Mutulu Shakur olarak kabul ettiği bilinen bir gerçektir. Mutulu Shakur, Afeni Shakur'un ikinci eşi ve Tupac'ın gerçek babası kabul ettiği adamdır. 1981 yılında karıştığı iddia edilen üç ölümlü silahlı soygun suçundan hüküm giyerek cezaevine girdi ve 16 Aralık 2022 tarihinde şartlı tahliyeyle salıverilmiştir. Tupac'ın ölümünden sonra dostlarıyla bir araya gelerek Dare To Struggle adlı bir anma albümü yayınlanmasına önayak oldu. Albüm ABD'de bulunan siyasi tutuklulara ithaf edilmişti. Amcası Lumumba Shakur, Mutulu Shakur'un kardeşi ve Kara Panterler'in aktif bir üyesiydi. Mutulu'nun tutuklanıp hapse girmesinden önce Louisiana'da vurularak öldürüldü. Diğer amcası Zayd Shakur da ailenin birçok üyesi gibi Kara Panter'di ve New Jersey'de bir silahlı çatışmada öldürüldü. Vaftiz babası Geronimo Pratt, Kara Panter'ler davasından dolayı birkaç yıl cezaevinde yatmıştı. Yengesi Assata Shakur, 1973 yılında Zayd Shakur ile birlikte New Jersey'de polis tarafından durduruldu. Çıkan silahlı çatışmada Zayd ve bir polis ölünce Assata yakalanarak hapse gönderildi. Kendisinin hapiste öldürüleceği ihbarı üzerine 1979 yılında Kara Panter'ler tarafından hapishaneden kaçırıldı ve Küba'ya götürüldü. Şu anda Küba'da yaşamaktadır. Ayrıca Tupac'ın aslında ölmediği ve yengesi Assata Shakur ile birlikte Küba'da yaşadığı söylentiler arasında bulunuyor. Kız kardeşi Set Shakur, "Coast Trippin" filminin müzikleri olan "Snake Eyez" albümünde şarkı söyledi. Erkek kardeşi Mopreme Shakur, Tupac'ın aynı babadan erkek kardeşi ve Maurice Harding'in takma adıdır. Tupac'la birlikte Thug Life grubunda çalıştı. Boşandığı eşi Keisha Morris ile Tupac hapisteyken evlendi. Tupac'la ilk kez 1994 Haziran'ında tanışmışlardı. Çıkmaya başladıktan üç ay sonra Tupac ona evlenme teklifi etti ve evlendiler. Tupac hapisteyken Arizona'ya taşınmak ve Star adında bir kız ya da Michelangelo adında bir erkek çocuğa sahip olmak istediğini söylüyordu. Tupac tahliye olduktan bir süre sonra ayrıldılar. Nişanlısı Kidada Jones, Tupac öldürüldüğü sırada onun nişanlısıydı ve yakında evlenmeyi planlıyorlardı. Kidada, çok ünlü müzisyen ve yapımcı Quincy Jones'un kızıdır. Quincy Jones da Tupac'ın ölümünün ardından dostu Tupac Amaru Shakur 1971-1996 adlı bir anma kitabının derlenmesine önayak oldu.

Tupac'ın yer aldığı gruplar: Born Busy (8. sınıftayken MC New York takma adıyla Ace Rocker ve DJ Plain Terror'la beraber), Underground RailRoad (2Pacalypse Now albümündeki bütün şarkıların yapımcılığını yapmıştır), Digital Underground (Tupac 18'indeyken Shock G ve ChopMaster J'in kurduğu gruba katıldı), 2 from the Crew (1986'da Marin City'de kurulan grup), Strictly Dope (San Fransisco'da Leila Steinberg'le tanıştıktan sonra Ray Luv ile kurduğu grup), Thug Life (2 From The Crew grubunun devamı niteliğinde) ve Outlawz (Hussein Fatal, Kadafi, Kastro, Komani, Napoleon, E.D.I. Mean, Big Syke ve Storm üyelerinden oluşuyordu).

7 Eylül 1996 tarihinde Tupac, Suge Knight ve Death Row Records grubu Las Vegas'ta bulunan MGM Grand Oteli'nde Mike Tyson - Bruce Seldon boks maçını izlemeye gittiler. Maçtan sonra grup, otelin lobisinde Crips çetesinden Orlando Anderson'u gördü. Çıkan kavgada James Rosemond grubu Orlando Anderson'u feci şekilde dövdü. Olaydan sonra Tupac ve Suge Knight eğlenmek için Club 662 isimli kulübe gitmek üzere hazırlandılar. Tupac, Suge Knight'ın sürdüğü BMW 750iL araçta ön koltukta oturuyordu ve arkalarında da arkadaşlarından ve korumalarından oluşan uzun bir konvoy vardı. Vurulmasından 20 dakika önce araç kırmızı ışıkta dururken, fotoğrafçının biri Tupac'ın ünlü son fotoğrafını çekmiştir. Saat 23:15'te Suge Knight'ın aracı kırmızı ışıklarda dururken aracın sağından yaklaşan beyaz bir Cadillac, Suge ve Tupac'ın yanında durdu ve arka koltukta oturan kimliği belirsiz biri tarafından mermi yağmuruna tutuldu. Tupac'a 4 adet mermi isabet etti. Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti. Suge Knight ise sadece başına aldığı sıyrıkla kurtuldu. Tupac derhal hastaneye kaldırıldı. Birçok ameliyata alındı. İç kanamayı durdurabilmek için doktorlar son çare olarak sağ akciğerini aldılar. Tupac'ın durumu kritikliğini sürdürdü ve yaşam destek ünitesine bağlandı. 6 gün süren mücadeleden sonra Tupac'ın vücudu pes etti ve 13 Eylül 1996 tarihinde saat 16:03'te öldü. Resmi ölüm sebebi olarak birden fazla kurşun yarasına bağlı solunum ve kalp yetmezliği açıklandı. Tupac'ın vücudu yakılarak küllerinin bir kısmı annesi tarafından Los Angeles'ın üzerine serpiştirildi, bir kısmı da grubu Outlawz'un üyeleri tarafından uyuşturucuya karıştırılarak çekildi. Ölümünün sonrasında hakkında yüzlerce spekülasyon yapıldı. Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanmaktadır. Hakkında 7 Gün Teorisi ortaya atıldı. Ölümünden sonra da albümleri çıkmaya devam etti. Ölümü konusunda hala delil yetersizliği ve şüpheler vardır. Bu kadar sene geçmesine rağmen suçlu veya suçlular bulunamamıştır.

Tupac'ın onursal başarıları ve efsanesi arasında şunlar yer alır: 1995'te çıkan Me Against The World, şarkıcı hapisteyken albümü 1 numaraya çıkaran ilk albüm oldu. 1996'da Tupac bir yılda iki 1 numara albüm (All Eyez On Me ve The Don Killuminati: The 7 Day Theory) çıkaran ilk rapçi oldu. 80 milyona yakın albüm satışıyla tüm zamanların en fazla albüm satan rap sanatçılarından biridir. 2002 yılında Hip-Hop Onur Listesine alındı. MTV'nin 2003 yılında yaptığı bir yarışmada izleyiciler tarafından en iyi rapçi seçildi. 2004 yılında Vibe dergisindeki ankette tüm zamanların en büyük rapçisi seçildi. 2005 yılında Rolling Stone dergisi 'Tüm zamanların ölümsüz 100 sanatçısı' sıralamasında 6. sırada gösterildi. 2010 yılında Tupac'ın Dear Mama şarkısı ABD Ulusal Kayıt Sicil Dairesi tarafından 25 şarkılık listeye alındı. Papalık tarafından Changes adlı şarkısı onurlandırıldı. 2012 yılında ESPN'in yaptığı anket sonucunda tüm zamanların en iyi rapçisi seçildi. 15 Nisan 2012 tarihinde, Tupac'ın hologramı Coachella Müzik Festivali'nde Snoop Dogg ve Dr. Dre ile beraber sahneye çıkıp Hail Mary ve 2 of Amerikaz Most Wanted adlı şarkıları canlı performans olarak sergiledi.