Sultan Alparslan Yazıları

Sultan Alparslan
Ünvan: Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun İkinci Sultanı
Doğum Tarihi: - / 24.11.1072
Sultan Alparslan Kimdir?
Alp Arslan (Fars alfabesi ile yazımı: آلپ ارسلان ; y. 1029-1030 - 24 Kasım 1072), Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ikinci sultanı olan ve Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya gelişlerini ve mücadelesini yöneten askeri komutan ve hükümdardır. Doğum adı Muhammed bin Davud Çağrı'dır. 1071 yılında Bizans İmparatorluğu hükümdarı Romen Diyojen ile yaptığı Malazgirt Muharebesi'ndeki başarısından dolayı tanınmaktadır.
Büyük Selçuklu Devleti'nin kurucularından Horasan Valisi Çağrı Bey'in oğlu ve Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in yeğeni olan Alp Arslan, bu devletin kuruluş dönemindeki güç koşullarda yetişti. Doğum tarihi için kaynaklarda 20 Ocak 1029, 10 Ocak 1030 ve 1032-1033 gibi farklı tarihler yer almaktadır. Tarih yazarlarının çok yiğit bir savaşçı olarak tanımladıkları hükümdar çok küçük yaşta ata binip ok atmayı öğrendi. Dandanakan Savaşı'nın akabinde toplanan Merv Kurultayı'nda çocuk yaşta Tuğrul Bey'in hizmetine girdi ve bu görevde önemli devlet işlerinde sözü dinlenen biri oldu. İlk gençlik yıllarında arkadaşlarından oluşan kendi birliğiyle katıldığı savaşlardaki başarısıyla dikkati çekti. Babası Çağrı Bey'in 1043'te hastalanması üzerine Horasan'a dönerek veliaht ilan edildi ve aynı yıl Gaznelilere karşı Toharistan'ı başarıyla savundu. Daha sonra Karahanlı Hükümdarı Arslan Han'ı yenilgiye uğrattı ve babası tarafından Selçuklu Devleti'nin doğu sınırının koruyucusu ilan edildi. Babasının ölümünden sonra Horasan valiliğini üstlendi.
Tuğrul Bey 1063'te ölünce Selçuklu ülkesinde taht kavgaları başladı. Oğlu olmayan Tuğrul Bey, vasiyetinde Çağrı Bey'in oğullarından Süleyman'ın tahta geçmesini vasiyet etmişti. Selçuklu veziri Amîdülmülk bu vasiyeti yerine getirdi ve Rey kentinde Süleyman'ı sultan olarak tahta çıkardı. Ancak Çağrı Bey'in öteki oğlu Alp Arslan ve Arslan Yabgu'nun oğlu Kutalmış ile bazı emir ve şehzadeler Süleyman'ın sultanlığını tanımadılar. Kazvin şehrinde Alp Arslan adına hutbe okundu. Kutalmış'ın Rey önüne gelerek şehri kuşatması üzerine, vezir Amid-ül Mülk, Alp Arslan'dan yardım istediği gibi, hutbeyi de onun adına okuttu. Kutalmış, Alp Arslan ile Damgan yakınlarında yaptığı savaşta hayatını kaybetti. Alp Arslan Rey şehrinde Selçuklu Devleti tahtına çıktı. Daha sonra Amid ül-Mülk'ü azlederek, yerine Nizamülmülk'ü tayin etti.
İlk seferini 1064 yılında Gürcistan, Azerbaycan ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne yaptı. Bu seferde oğlu Melikşah, kardeşi Emir Yakuti ve veziri Nizamülmülk de bulunuyordu. Bizans'ın elinde bulunan Kars ve Ani bölgesine kadar ilerleyerek buraları ele geçirdi. Ani'nin fethi neticesinde Abbasi Halifesi Kaim bi-Emrillah, Sultan'a "Ebu'-Feth" (Fetihlerin babası) lakabını vermiştir (1064). 1065 yılı sonlarında Üst-yurt ve Mangışlak taraflarına bir sefer düzenledi. Bölgedeki Kıpçaklarla Türkmenleri idaresi altına aldı. Dedesi Selçuk Bey'in Cend kentindeki mezarını ziyaret edip, Merv kentine döndü (Mayıs 1066). 1067 yılında Kirman meliki olan kardeşi Kavurd'un isyanı sebebiyle Kirman üzerine yürüdü. Melik Kavurd öncü kuvvetleri mağlup olduğu zaman kalesine çekildi ve bir elçi göndererek affedilmesini istedi. Sultan bu isteği kabul ederek, hatasına rağmen Kavurd'u affetmiştir ve Kirman Meliki olarak kalmasına izin vermiştir. 1068 yılında tekrar isyan eden Kavurd'un üzerine sefer düzenlese de ordudaki askerler arasında Kavurd yandaşlarının olabileceği sezgisiyle geri çekilmiştir.
Anadolu'da ise Tuğrul Bey tarafından başlatılan Türkmen akınları devam etmekteydi. Emir Afşin 1067 yılında Kayseri'yi ele geçirdi ve yağmaladı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru Romen Diyojen Türkleri Anadolu'dan çıkartmak için 1068 yılında sefere çıktı ve Halep'e kadar ilerledi. Ancak bu hareket Türklerin akınlarının ilerlemesinde engel olmadı, hatta Amorium kenti ele geçirildi. İmparator Diyojen ikinci bir sefere çıktı ve bu sefer Fırat Nehri kenarına kadar ilerledi. Selçuklu akıncıları başka kollardan akınlara devam ederek Malatya'ya hücum ettiler ve 1069 yılında ilk kez Konya'yı fethettiler.
Sultan Alp Arslan 1068 yılında ikinci defa Kafkasya seferine çıkmak zorunda kaldı. Gürcü kralı IV. Bagrat; Alanlar ile birleşerek Müslüman devleti olan Şeddadiler arazisine girmiş, Erran'ı istila ve yağma edip Gence'ye kadar ilerlemişlerdi. Sultan Alp Arslan 1068 yılında Erran'a geldi. Şeddâdî emiri Fazl ile Şîrvân emiri Ebu'l-Esvâr itaatlerini bildirdikten sonra Gürcistan'a girdi, Şekki bölgesini aldı. IV. Bagrat ise, Selçuklular ile savaşa cesaret edemeyerek kaçtı. Selçuklular bu seferde Tiflis, Kartli, Şirak, Vanand, Gugark, Arran, Gence ve Kars'ı ele geçirdi. Sonuç olarak Bagrat aman dileyerek Alp Arslan'a tâbi oldu.
Mekke Şerifi Muhammed b. Ebî Hâşim 1070 yılında Alp Arslan'ın huzuruna gelerek, Mekke'de hutbenin Abbasi Halifesi ve Selçuklu Sultanı adına okunduğunu bildirdi. Sultan Alp Arslan, Fatımi devleti veziri Nâsır ed-Devle b. Hamdân'dan aldığı bir davet üzerine adı geçen devleti ortadan kaldırmak ve Mısır'ı ele geçirmek maksadıyla bir sefer düzenledi ve önce Bizans topraklarına girdi. Sultan ilk olarak Malazgirt ve Erciş'i ele geçirdi. Diyarbakır bölgesinde Süveyda (Siverek) ve Tulhum başta olmak üzere birçok kaleyi ele geçirdi. Daha sonra 1071 yılında Bizans hakimiyetindeki Urfa'yı iki ay boyunca kuşattı, 50.000 dinarlık haraç alarak kuşatmayı kaldırdı. Urfa'dan Haleb'e hareket eden Sultan burayı kuşatarak Mirdasoğullarından Mahmûd tarafından şehrin anahtarlarını teslim aldı ve onu affederek makamını bağışladı. Şam'a yönelen Sultan; Bizans imparatoru Romen Diyojen'in büyük bir ordu toplayarak Müslüman topraklarına sefere çıktığını haber aldı ve süratle geri döndü. İki ordu Malazgirt Ovasında karşılaştı. Sultan Alp Arslan komutasındaki Selçuklu ordusu kendinden sayıca üstün olan Bizans ordusunu hilal taktiğiyle mağlup etti ve Bizans imparatoru Romen Diyojen'i esir aldı. Alp Arslan, imparatorun canını bağışlamış, onu sadece yıllık vergiye bağlayıp bir süre esir tutmuştur. Fidyesi ödenen Romen Diyojen ülkesine döndüğünde tahtından indirilmiş ve gözlerine mil çekilerek sürgüne gönderilmiş; yaralarının enfeksiyonu sonucu ölmüştür.
Sultan Alp Arslan batıda olduğu kadar doğuda da topraklarını genişletmeye çalışmıştı. Karahanlılar arasındaki iç mücadele ve Selçuklu topraklarına yaptıkları baskınları önlemek üzere 1072 yılının Eylül ayı sonlarında büyük bir orduyla Türkistan bölgesine sefere çıktı. Ceyhun Nehri'ni geçtikten sonra Barzam (Berzem) kalesini kuşattı ve teslim aldı. Huzuruna çıkan kale kumandanı Yusuf El Harezmi tarafından çizmesine sakladığı bir hançerle ağır şekilde yaralanan Alp Arslan, dört gün sonra 24 Kasım 1072'de öldü. Mezarının Merv şehrinde olduğu düşünülmekle birlikte tam yeri bilinmemektedir.