Sedat Şahin Yazıları

Sedat Şahin

Sedat Şahin

Doğum Yeri: Samsun / Türkiye

Doğum Tarihi:

Sedat Şahin Kimdir?

Sedat Şahin (d. 1964; Bafra, Samsun), organize suç örgütü mensubudur. Şahinler olarak bilinen mafya grubunun lideridir. Samsun'un Bafra ilçesindendir. 17 yaşına dek ailesi ile Hollanda'da ikamet etmiş, babası Şehmi Şahin'in ani ölümü sonrası dayısı Rıfat Kocaman tarafından annesi Gülfidan Şahin ve kardeşleri ile birlikte Türkiye'ye getirilmiştir. Sedat Şahin'in adı kriminal olarak 1984'e kadar geri gitmektedir. Yeraltı dünyasına Lucky-S gemisinde yakalanan uyuşturucunun sahiplerinden olduğu iddia edilen Osman Ayanoğlu'nun koruması olarak girmüş, Ayanoğlu'nun öldürülmesi sonrası kardeşleri ve dayısının çocukları Kocaman kardeşler ile birlikte müstakil bir tahsilat çetesi olarak faaliyet göstermişlerdir.

Sedat Şahin ismi ilk olarak 1993 yılında, Çağlayan'da bir arabanın içinde vurulan yakın adamları Cihan Kaplan ve Esabil Karataş'a yönelik suikastten sorumlu tuttuğu Hacı Çapan'ın öldürülmesi ile duyuldu. Gerçek adı Mehmet Nafi Çapan olan Hacı Çapan, 1996 yılında hastaneden taburcu olduğunda vurularak öldürülmüştü. Sedat Şahin, soygun haraç alma gibi olayların da aralarında bulunduğu üç ayrı suçtan gıyabi tutuklu olarak uzun süre arandı. Hakkında Bursa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş 6 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Şahin'in Alaattin Çakıcı tarafından desteklendiği öne sürüldü. 90'ların başlangıcından 2000'lere kadar Alaattin Çakıcı tarafından desteklenmiştir. 2000'lerin başında Sedat Şahin'in Alaattin Çakıcı'nın yakın dostu bir diğer mafya Erol Evcil ile sorun yaşaması üzerine, Alaattin Çakıcı'nın avukatı ile görüşmesi sırasında "Erol haklı Sedat haksızsa Erol'u 150 Sedat'a değişmem. Bizde blöf ölüm getirir." söyleminin kendisine ulaşması sonrası Sedat Şahin Çakıcı tarafından hediye edilen S600 Model zırhlı Mercedes'i, Çakıcı ise Şahin'in gönderdiği Lincoln Navigator marka aracı iade etti. Sedat Şahin ve Alaattin Çakıcı'nın geçmişe dayanan dostluklarının bozulmasına neden olan karşılıklı atışmalar bir süre medyada yer aldı.

30 Ekim 1991 günü Aksaray'daki Duygu Otel'de husumetlisi zannettiği Asayiş Büro'da görevli polis memuru Osman Özer'i vurarak öldürmüş, bu olaydan ötürü 3 yıldır firari durumdayken Temurtaşlar cinayeti sonrasında düzenlenen operasyonda ele geçirilmiş ve polis memurunu kendisinin değil otel lobisinde tartıştığı kişilerin vurduğunu söylemiştir. Bu olaydan ötürü yargılandığı davada kendisine avukat tutanların Sarıalioğlu (Saral) ailesi mensupları olduğu iddia edilmiştir.

1984'te Sedat Şahin'in iki adamı Cihan Kaplan ve Esabil Karataş; Gaziantepli uyuşturucu kaçakçısı Mehmet Nafi (Hacı) Çapan ve Hüseyin Temurtaş'ın 10 kilogram uyuşturucusunu Avrupa'da sattı. Ancak Kaplan ve Karataş, Hacı Çapan ve Hüseyin Temurtaş'ın 730 milyon lirasını vermedi. Uzun süre bekleyen Hacı Çapan ve Hüseyin Temurtaş, 1993'te Sedat Şahin'in iki adamı Cihan Kaplan ve Esabil Karataş'ı Bahçelievler'de Hüseyin Temurtaş'ın oğlu Ramazan Temurtaş'a araçları içerisinde öldürttüler. 1993'te iki adamı öldürülen Sedat Şahin, intikam için harekete geçti. 6 Ocak 1994'te Sedat Şahin'in adamları Mustafa Sönmez, Zekeriya Kocaman ve Dursun Ali Kılıç, Hüseyin Temurtaş ve oğlu Çetin Temurtaş'ı Çağlayan'da araçları ile seyrettikleri sırada başka bir araçtan kalaşnikof silahlarla ateş açarak öldürdüler. Olay sonrası Sedat Şahin ve 9 adamı yakalandı. Sedat Şahin, Hüseyin Temurtaş ve oğlu Çetin Temurtaş'ı öldürtmekten dolayı tutuklu bulunduğu sırada Hüseyin Temurtaş'ın ortağı Hacı Çapan'ı da öldürtmek istiyordu. 8 Aralık 1994'te Hacı Çapan aracıyla seyir halindeyken Sedat Şahin'in adamları tarafından aracı tarandı. Hacı Çapan yaralı olarak kurtuldu. İntikam için direten Sedat Şahin, Hacı Çapan'ın peşini bırakmadı. Hacı Çapan 4 Ekim 1996'da Maslak Intercontinental Hastanesi çıkışında 34 Gülüm 003 özel plakalı aracına bindiği sırada Sedat Şahin'in kardeşi Vedat Şahin ve adamları tarafından öldürüldü. Olay mahallinde bulunan Vedat Şahin kaçarken adamları Çapan'ı izleyen polislerce yakalandı.

1996 yılında Bafra'da Sedat Şahin'in kardeşi Nihat Şahin'i vurarak ağır yaralayan Okan Öztürk 1998 yılında Samsun'da Şahinler çetesince vurularak öldürüldü.

1994'te Hüseyin ve oğlu Çetin Temurtaş'ın öldürülmesinden sorumlu olmasına rağmen Sedat Şahin, 1997'de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 1997 serbest bırakılmasına rağmen İstanbul emniyeti Sedat Şahin'i tutuklamak için harekete geçti ancak Sedat Şahin Almanya'ya kaçtı. Sedat Şahin Almanya'da Alman polisi tarafından ortaklaşa yürütülen operasyon sonucunda Berlin'de bulunan ve yeni doğum yapan eşi Buket Erener'in ziyaretine gittiği sırada 22 Eylül 1998'de sahte İtalyan pasaportuyla yakalandı. 2 yıl Avrupa'da tutuklu kalan Şahin, Türkiye'nin Interpol kararı çıkartılmasıyla 10 Nisan 2000'de Türk İnterpol görevlilerinin nezaretinde uçakla Türkiye'ye getirildi ve 11 Nisan 2000'de hakkında İstanbul DGM'ce verilen "Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak" suçundan gıyabi tutukluluğu vicahiye çevrildi. Bu kararla tutuklanan Sedat Şahin, Bafra'da "sahtecilik" suçundan yargılanarak aldığı 3 yıl, Bursa'da "Adam yaralamaya azmettirmek" suçundan aldığı 6 yıl 12 aylık kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle Niğde Cezaevi'ne gönderildi. Kardeşi Vedat Şahin ile beraber cezaevine gönderildi. Mustafa Bülent Arslan, Bilal Akın, Oktay Cincioğlu ve Okan Öztürk'ün de Şahinler tarafından öldürüldüğü tespit edilip dava dosyasına eklendi. 7 kişinin ölümünden sorumlu olmasına rağmen Mart 2000'de Türkiye'ye iade edilen Sedat Şahin; 7 ay sonra Ekim 2000'de tahliye oldu. O dönemki avukatı Atalay Cebesoy idi. Sedat Şahin'in Alaattin Çakıcı sayesinde tahliye olduğu öne sürülmektedir.

Sedat Şahin ismi gündeme son olarak Saral ailesiyle beraber geldi. Şahin ve Saral grupları arasında ilk çatışma, polis kayıtlarına göre şöyle gelişti: Saral'ın adamı Mert Altan Sarıyıldız ile Şahin'in yeğeni Zekeriya Kocaman aralarında anlık başlayan bir tartışma sonucu silahlı çatışmaya girerler. Sarıyıldız'ın açtığı ateş sonucu Kocaman felç olur. Şahin bundan Saral'ı sorumlu tutar. Aralarında yapılan görüşmelerde Saral bunu kabul etmez, ancak tetikçi Mert Altan Sarıyıldız ile birlikte İtalya'ya gider. Orada tutuklanır. Tahliye olduktan sonra da Roma'da sokak ortasında Şahin'in adamlarınca 31 Ocak 2005'te öldürülür. Sedat Şahin'in şifreli telefon görüşmelerinde, Saral'ın öldürülmesi için "vatandaşın ciğeri lazım" dediği, öldürüldüğünü duyunca da "sigarayı bıraktırdım" ifadesini kullandığı öne sürülüyor. Bu olayı soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla başlatılan Sahra operasyonunda, Sedat Şahin'in de aralarında bulunduğu 53 kişi yakalandı. Bu kişilerden yirmisi tutuklandı. Telefon dinlemelerindeki şifreler çözülünce Şahin'in talimatıyla Hüseyin Saral'ın öldürüldüğü iddianamede yer aldı. Sedat Şahin için 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. 2005 yılında 8 ilde 102 kişi gözaltına alınarak gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda; Sedat Şahin, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kasten adam öldürmeye azmettirmek, yağma, hürriyeti tahdit" suçlarından 3 kez müebbet ve 40 yıl 5 ay hapisle cezalandırıldı. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülen duruşmaya başka suçtan tutuklu sanıklar Sedat Şahin ve kardeşi Vedat Şahin’in de aralarında olduğu 15 sanık katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, haklarında beraat kararı verilmesini talep etti. Davayı karara bağlayan mahkeme, sanık Sedat Şahin’in “Adnan Acar’ın öldürülmesine azmettirmek, Murat Polat’ın öldürülmesini azmettirmek, Hüseyin Saral’ın öldürülmesini azmettirmek" suçlarından 3 kez müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Şahin, ayrıca “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, yağma, hürriyeti tahdit ve Necdet Selimoğlu’nun öldürülmesine teşebbüs" suçlarından 40 yıl 5 ay hapisle cezalandırıldı. Sedat Şahin’in kardeşi Vedat Şahin de “Murat Polat’ın öldürülmesini azmettirmek" suçundan müebbet hapisle cezalandırıldı. Fakat Yargıtay'ca görülen temyiz duruşmalarında Şahin ve kardeşleri delil yetersizliğinden beraat etmiş, 6 yıllık tutuklu yargılanma sonucu 2011 yılında CMK düzenlemesi sonucu tahliye olmuşlardır.

Saral ailesiyle Sedat Şahin arasında yaşanan bu gerginliğin sonucu olarak birçok çatışma meydana geldi. Son olarak araya Sami Hoştan girerek tarafları barıştırdı. Mart 2005'te tahliye olan Sedat Şahin, bir gün sonra İstanbul'da düzenlenen operasyonla 30 adamıyla birlikte yeniden gözaltına alındı. Şahin, Kadıköy'de bir işyerinin kurşunlanması, bir kişinin öldürülmesi ve silahlı çatışmaya girilmesi olaylarından tekrar tutuklandı.

Sedat Şahin Temmuz 2021'den itibaren İzmir'de Buca Cezaevinde mahkûm olmuştur. 3 Kasım 2022 tarihinde yapılan mahkeme duruşmasında, Kamber Ocaklı davasından tahliye kararı almasına rağmen Sedat Şahin, diğer davalarından dolayı cezaevinde kalmaya devam etmiştir. 8 yıl cezaevinde kalan Sedat Şahin 21 Temmuz 2023'te tahliye oldu. Şahin'in tutukluluk dosyası İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeydi. Şahin'in avukatları adli tatile yakın bir tarihte Şahin'in tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti adli tatile 1 gün kala Şahin'in tutukluğuna devam kararı verip sonraki gün adli tatile girdi. 10. Ağır Ceza Mahkemesine 2 nöbetçi hakim atandı. Şahin'in avukatları adli tatilin ilk günü tekrar tahliye kararı istedi. Bu tür durumlarda karar verme mercii 11. Ağır Ceza Mahkemesi olması gerekirken usule uyulmadı. 10. ağır ceza mahkemesinin nöbetçi hakimleri 21 Temmuz 2023'te Sedat Şahin'in tahliye kararını verdi. Tahliye kararı veren hakim Hakan Türkön önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanlığı'na, kısa süre sonra da Yargıtay üyeliğine atandı. Sedat Şahin tahliye edildikten kısa süre sonra MHP lideri Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti.