Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Diyarbakır'da Dr. Gedikoğlu, osteoporozun çoğu hastada kırıkla anlaşıldığını söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Diyarbakır'da Dr. Gedikoğlu, osteoporozun çoğu hastada kırıkla anlaşıldığını söyledi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Diyarbakır'da ortopedi uzmanı Erdal Gedikoğlu, osteoporozun çoğu hastada kırıkla fark edildiğini ve belirti vermeden ilerleyebildiğini söyledi. Gedikoğlu, menopoz sonrası kadınlar ve yaşlılar için yılda en az bir kemik taraması, günde bir saat yürüyüş ve dengeli beslenme önerdi.

Uzmanlar, osteoporozun özellikle kalça, el bileği ve bel kırıklarının önemli nedenleri arasında yer aldığını belirterek, halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini söyledi.

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli ortopedi uzmanı Dr. Erdal Gedikoğlu, kalça kırıkları, el bileği kırıkları ve beldeki kırıkların en sık altta yatan nedeninin osteoporoz olduğunu dile getirdi. Osteoporozun, halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen, kemik mineral yoğunluğunun ve kemik kalitesinin zayıflamasıyla ortaya çıkan, basit bir travmayla dahi hastalarda çok ciddi komplikasyonlara neden olabilecek kırıkların görüldüğü bir hastalık grubu olduğunu kaydeden Op. Dr. Gedikoğlu, osteoporozda hastaların çoğunlukla hastaneye ancak kırıkla başvurduğunu gördüklerini ifade etti. Op. Dr. Gedikoğlu, "Çoğu hastamız, kemik taramasının rutin sağlık politikalarımız kapsamında yapıldığını bilmediği için kemik taraması yaptırmıyor. Biz özellikle menopoz sonrası kadınların ve yaşlı popülasyonun yılda en az bir kez kemik tarama testi yaptırmasını öneriyoruz. Kemik kalitesi her zaman yaşlanmaya bağlı olmayabilir. Bazen hormonal nedenlerden dolayı da kemik kalitesi düşebilir. Bu nedenle osteoporoz genel olarak sadece yaşlıların hastalığıymış gibi bilinse de hormonal bozukluklardan dolayı gençlerde de gördüğümüz oluyor" dedi.

"Kemik kalitemizin ancak hareketle artabileceğini biliyoruz"

Özellikle hastaların hareketsiz bir yaşam sürdüğünü söyleyen Gedikoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Çağımızın teknolojileriyle birçok şeyi artık tabletlerle, telefonlarla, araçlarla ve makinelerle yaptığımız için sedanter, yani hareketsiz bir yaşam oluştuğunu görmekteyiz. Biz de bu konuda hastalarımıza özellikle yürüme konusunda, günde en az bir saat yürümeleri konusunda uyarılarda bulunuyoruz. Kemik kalitemizin ancak hareketle artabileceğini biliyoruz. Çoğunlukla sinsi seyreden bir hastalık olduğu için osteoporoz doğrudan ağrı nedeni değildir. Bu nedenle biz öncelikle basit bir travmayla kırık oluşan hastalarımızın özellikle hepsine rutin DEXA dediğimiz kemik yoğunluğu ölçümünü yaptırıp, osteoporoz teşhisini koyduktan sonra tedavilerine başlıyoruz. Dünya Sağlık Örgütünün bahsettiği gibi, 75 yaş üzerindeki hastalarımıza da rutin olarak DEXA yaptırıyoruz. Hastaların beslenmesi de bu konuda önemli. Çünkü artık fast-food ağırlıklı bir beslenme şekli oluştuğu için çoğu hastamız karbonhidrat ve yağlarla beslendiğinde kemik kalitemiz yeterince sağlam olmuyor. Biz özellikle kırıklarda bile dengeli beslenmenin kırığın daha çabuk iyileşmesini sağlayacağını hastalarımıza söylüyoruz. Dengeli beslenmeden kastımız, hastalarımızın çoğu zaman kırık olduğunda hep kelle paça, haşlama tarzı protein ağırlıklı beslenmeyi tercih etmeleri. Ancak biz sadece protein değil, yeşil sebzelerdeki vitamin ve minerallerin, süt ve süt ürünlerindeki minerallerin ve vitaminlerin de önemli olduğunu söylüyoruz. Bunların hepsi kemiğin yapısına girdiği için dengeli bir şekilde alınmalarını öneriyoruz. Kötü alışkanlıklar da burada çok önemli. Özellikle sigara ve alkolden uzak durmalarını bekliyoruz. Hastalarımızın bir an önce ayağa kalkmaları için fizik tedavi uzmanlarıyla ve fizyoterapistlerimizle beraber gerekli müdahaleler yapılıyor. Bunlar da bir ekip işi olarak yürütülüyor ve hastanemizde bunu gayet güzel bir şekilde yapmaktayız."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.