New York: Amerika'daki Türkler'in Gururu Ahmet Ertegün Hayatını Kaybetti

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Manhattan'da Rolling Stones Tarafından Verilen Bir Konser Sırasında Kuliste Düşerek, Talihsiz Bir Kaza Geçiren "Atlantic Records" Plak Şirketinin Kurucusu ve Başkanı Ahmet Ertegün, New York Presbiterian Hospital'da Geçirdiği Beyin Ameliyatından Sonra Bugün Hayatını Kaybetti.

Manhattan’da Rolling Stones tarafından verilen bir konser sırasında kuliste düşerek, talihsiz bir kaza geçiren "Atlantic Records" plak şirketinin kurucusu ve başkanı Ahmet Ertegün, New York Presbiterian Hospital'da geçirdiği beyin ameliyatından sonra bugün hayatını kaybetti.

Ertegün, İhlas Haber Ajansı'na verdiği son röportajında, Türkiye'deki vergi mükelleflerinin verdiği paralarla büyüdüğünü, bu yüzden hayatta sahip olduğu herşeyi Türk işçisine borçlu olduğunu ifade etmişti. New York'taki çalışma ofisinde İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ertegün, Türkiye'de hiç bulunmamasına karşın dünyanın dört bir yanındaki Türk elçiliklerinde büyüdüğünü belirterek, "Türkiye'deki vergi mükelleflerinin verdiği paralarla büyüdük, bu yüzden Türk iççisine borçluyum. Çünkü sahip olduğum bana herşeyi onlar sağladı, eğitimim, yetişmem hatta müzikteki pek çok ilham kaynağım" dedi.

Ertegün, küçük yaşlarda annesinden dinlediği Türk popu ile Amerikan zenci müziği arasında ortak bir ruh bulduğunu söylerken, "Annem de bir müzisyendi. Bir çok enstrümanı çalar ve çok güzel şarkı söylerdi ve Türk pop müziğini çok severdi. Bu sayede, çocukluğumda çok şey duydum. Bu tür müziği (Türk popu, sanırım) sevdiğimi söylemeliyim. Türk popu, kendine has bir tür ruh taşır ve Zenci Amerikan müziğindeki pek çok benzer duygu buluyorum. İkisi arasında bir bağ (ilişki) var" diye konuştu.

Ertegün, sanat kariyerine girişine kardeşinin öncülük ettiğini hatırlatırken, "Kardeşim Nesuhi, genç bir adam olarak bir çok genç entellüktelle arkadaşlık ederdi. Küçük bir çocukken, kardeşim, benden 4, 5 yaş büyük biri olarak, benim hayattaki rolüm için bir modeldi. Bana, şiir, sanat, felsefe, edebiyat ve daha ziyade de müzik hakkında bir çok şey öğretti" dedi.

Caz'ın dünyaya yeni bir müzik anlayışı getirdiğini de söyleyen Ertegün, "Bu müzik ilk duyulduğunda, kısa sürede her ülkenin ikinci müziği oldu. Bu, İtalyanlar çok güzel müzik yapmaz yada Rusların çok güzel müzikleri yoktur demek değildir. Elbette, güzel müzik yaparlar. Harika müzikleri vardır. Ancak, onların müzikleri bütün dünyada popüler olmadı. Bütün dünyada popular oldu Zenci müziğidir. Hakikatte zencilerin keşfettiği müzikten gelen geniş bir pop müzik panoramamız var. Bu, Zencilerin tüm dünyaya hediye ettiği bir sanat şekli" şeklinde konuştu.

Atlantik Şirketi'ni çok çalışma ve şansla hayata geçirdiklerini söyleyen Ertegün, bir çok ünlü yıldızla yakın arkadaş olmanın kendi markasını oluşturmada çok büyük destek sağladığını da ifade ederek, "Kardeşim kendi markasına başladı, Crescent (hilal) Records deniyordu, Crescent bayrağı ve New Orleans'ın sıfatı olan The Crescent City'den geliyordu. New Orleans'a Crescent City diyorlardı. O, Crescentti çünkü Türk ve Crescentti çünkü o, New Orleans idi. Atlanik şirketini ilk olarak 1947'de kurdum. Temelde, orjinal Atlantik şirketini üçümüz pek çok çalışma, çalışma ve şans ile kurduk. Şans diyorum çünkü bir plak yaptığınızda, herkesçe alınan bir plak olacağını bilmek çok zordur. Sahip olduğunuz şey, fikir sahibi olmaktır. Şarkılarımız olmak zorunda. Sanatçılarınız olmak zorunda. Müzisyenleriniz olmak zorunda ve onlara ne çalmaları ve nasıl çalmaları gerektiğini söyleyen birine sahip olmalısınız. Bu, çok kolay yapılan bir şey değil. Bir çok büyük yıldızla zaten arkadaş olduğumuz için çok şanslıydık. Tamamı şans değil, çünkü onlar kendi markamızda topladığımız sanatçılardı" diye konuştu.

- "SİYAHLARIN, BEYAZ TOPLUMA GAREZLERİ VAR"

Ertegün, Amerika doğumlu olmadığı için zencilerle yakın ilişki kurma şansı bulduğunu söyleyerek, "Amerika'da yabancı olmak bir açıdan bana yardım etti çünkü bir şekilde siyahlarla ilişki kurma yeteneğim oldu. Amerika doğumlu biri için yapması zor olan bir şeydir bu. Çünkü, siyahlar, eşitliğe ve insan haklarına inanan ancak kendilerini bundan mahrum bırakan beyaz toplumun elinde yıllar boyunca maruz kaldıkları muameleye karşı bir garezleri var. Hep sevdiğim Türk klasik pop müziğine kendimi derinden borçlu hissediyorum. Bu müzikte, Atlantik Records'da yaptığımız pek çok müzikte kattığımız bir tür soul duygusu var" dedi.

Ertegün, vefat eden dünyaca ünlü müzik yapımcısı Arif Mardin'le yakın arkadaşlıklarını İHA muhabiri ile paylaşırken, şöyle konuştu: "Söylemem gerekir ki Atlantik Record'da arkadaşlık kurduğum bütün insanlar içinde en önemlisi Arif Mardin'di, sahip olduğumuz en muhteşem producerlardan biriydi. Herşeyin ötesinde, bizim işimizde çok nadir rastlanan biriydi. Eski ekolden bir İstanbul beyefendisi olarak son aristokrattı. Aslında bir anomali vardı, Amerika'da bir kayıt stüdyosunda hit plaklar yapan bu tür bir insanı bulmak oldukça tuhaftır. Oldukça mütevazı biriydi. Büyük bir aristokrattı fakat bu yönünün bir kısmı da alçak gönüllülüğüydü. Kendisiyle çalışan her sanatçı tarafından çok sevilirdi. Başarısının sebeplerinden biri, sanırım, onunla çalışan her sanatçı ve her müzisyen ne kadar nazik, ne kadar insancıl, aynı zamanda da ne kadar centilmen biri olduğuna inanamazdı".

- "MARDİN, TÜRK MİRASININ AHLAKİ ERDEMLERİNİ SOMUTLAŞTIRAN ADİL BİR ADAMDI"

Arif Mardin'in ailesinin yetişme tarzına uygun görmedikleri bir meslek seçtiği için gerçekten çok şaşırdığını da ifade eden Ertegün, "Onu büyük bir petrol şirketinin batfcler olmadı. Bütşkanı ya da Türkiye'yi temsil eden bir büyükelçi olarak görmeyi tercih ederlerdi, ailesindeki pek çok insan gibi. Arif, Kemalist açıdan çağdaş biriydi. İnanç özgürlüğüne, konuşma özgürlüğüne, insan haklarına inanan biriydi, kilise ve devletin karışımında kesinlikle karşıydı. Türk politikasının ince ayrıntılarına takılmayan bu türden çok güçlü siyasi fikirleri vardı. Ülkesini herşeyde tanıdığım herkesten daha fazla temsil ederdi. Gururlu bir adamdı, Türk mirasının bir parçası olduğunu düşünmekten hoşlandığımız ahlaki erdemleri somutlaştıran adil bir adamdı" dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Dünya