Ev kadınlarının emeğine sosyal güvence düzenlemesi

Kapsamlı bir kanun teklifi, ev kadınlarının emeğinin sosyal güvence kapsamına alınmasını öngörüyor. Teklif, ev işlerinin sigortalılık süresi sayılması, emeklilikte kolaylıklar, ücretsiz psikolojik destek ve bakım hizmetleri gibi düzenlemeler içeriyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin kadınların görünmeyen emeğini görünür kılacağını ve toplumsal bir dönüşüm sağlayacağını belirtiyor.
Ev kadınlarının emeğini sosyal güvence altına almayı amaçlayan kapsamlı bir kanun teklifi TBMM'ye sunuldu. Evde harcanan emeğin görünür hale getirilmesini ve kadınların uzun yıllardır yaşadığı sosyal güvence sorunlarına kalıcı çözümler getirilmesini hedefleyen teklif, SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın köşesinde değerlendirildi.
Karakaş, mevcut mevzuatın yalnızca ücret karşılığı çalışanları işçi saydığını, ev kadınlarının emeğinin yok sayıldığını belirtti. TÜİK'in 2025 yılı Zaman Kullanımı Araştırması'na göre kadınlar ev işi ve bakıma günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkekler ise yalnızca 58 dakika ayırıyor. Teklifin anayasal ve uluslararası hukuk dayanaklarına sahip olduğu, bakım yükünün kadının sırtından alınıp devlete ve topluma yayılması gerektiği kaydedildi.
Kanun teklifi, 40 madde ile ev kadınlarının İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve SGK kapsamına alınmasını öngörüyor. Öne çıkan düzenlemeler arasında; evdeki karşılıksız bakım ve temizlik emeğinin sigortalılık süresi sayılması ve emekliliğe yansıması, hasta ve yaşlı bakanlara ücretsiz psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık verilmesi, kamu tarafından mola bakımı sağlanması, sürekli bakım verenlere yılda en az 30 gün ücretsiz geçici bakım/izin hakkı tanınması, malullük aylığında %70 ve bakıma muhtaç durumda %80 oranının uygulanması, kadınlarda 55, erkeklerde 60 yaşından sonra emeklilik bağlama oranının %90'a yükseltilmesi, ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primlerinin Hazine tarafından ödenmesi, geçmiş sigortasız yılların borçlanılabilmesi, ev emekçileri ve ailelerinin genel sağlık sigortasından primsiz faydalanması, evlere temizlik veya bakıma giden kadınların İş Kanunu güvencesine alınması ve kıdem tazminatı ile izin haklarının tanınması yer alıyor.
Ayrıca 30 günden uzun süren ev işlerinde yazılı iş sözleşmesi zorunluluğu getirilmesi, mobbing, şiddet ve tacizin yasaklanması, ev sahibinin koruyucu ekipman sağlama zorunluluğu, evde bakım yardımında hane geliri yerine bakım yükünün ağırlığının esas alınması ve primin Hazinece ödenmesi, İş Kanunu'ndaki ev hizmetlerini kapsam dışı bırakan maddenin kaldırılması, belediyelere kreş, yaşlı bakımevi ve mola evi açma görevi verilmesi ile ev emekçilerinin Bağ-Kur (4/b) statüsünde devlet ödemeli sigortaya kavuşturulması da teklifin dikkat çeken maddeleri arasında.
Yazıda, ev kadınlarının emeğinin ülkenin görünmeyen en büyük ekonomik ve toplumsal harcı olduğu, bu emeğin geçici yardımlarla değil anayasal hak temelinde kalıcı reformlarla güvenceye alınması gerektiği ifade edildi. Muhalefet tarafından sunulan teklifin siyasi rozetlerin ötesinde toplumun ortak vicdan sınavı olduğu ve Meclis'teki her milletvekilinin milyonlarca kadının sesine kulak vermesinin tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.












