Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Bahçeli: 7 Şubat 2027'de olağan kongremizi gerçekleştireceğiz

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Bahçeli: 7 Şubat 2027'de olağan kongremizi gerçekleştireceğiz
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin kongreye gideceğini açıkladı. 15. Olağan Kongresi'nde il ve ilçe kongrelerinin tamamlandığını belirten Bahçeli, "Partimizin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır." dedi.

  • MHP'nin 15. Olağan Büyük Kurultayı 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek.
  • MHP'nin il ve ilçe kongreleri Türkiye genelinde tamamlandı.
  • Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin kurultay takvimini açıkladı. Türkiye genelinde yürütülen teşkilat çalışmalarında il ve ilçe kongrelerinin tamamlandığını belirten Bahçeli, MHP'nin 15. Olağan Büyük Kurultayı için hazırlıkların son aşamaya geldiğini duyurdu.

BAHÇELİ, KONGRE TARİHİNİ AÇIKLADI

Bahçeli, parti yönetiminin aldığı karar doğrultusunda MHP’nin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirileceğini ifade etti. Büyük kurultayda partinin yeni yönetim kadroları ve gelecek döneme ilişkin politika hedefleri netlik kazanacak.

Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde:

"Milliyetçi Hareket Partisi, köklü tarihinden aldığı güç, zamanla edinmiş olduğu önemli tecrübelerle ile milletinden aldığı emanete duyduğu sarsılmaz sorumlulukla, Türkiye’nin geleceğine yürüyüşünü kararlılıkla sürdürmektedir. 15.Olağan Kongre süreci için, İl ve ilçe kongrelerimizi büyük bir olgunluk, birlik ve kardeşlik iklimi içerisinde tamamlamış bulunuyoruz.

"MHP DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZLIĞINI TEMEL MESELE OLARAK GÖRMEKTEDİR"

22 Ekim tarihinde gerçekleştirilen İl Başkanları Toplantımızın ardından, bugün Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerimizin ve Milletvekillerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz toplantıda; ülkemizde ve bölgemizde meydana gelen siyasi, sosyal ve jeopolitik gelişmeler bütün yönleriyle ele alınmış, Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve karşı karşıya bulunduğu meseleler kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi, tarih boyunca taşıdığı milli sorumluluğun şuuruyla, dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin bekasını, milletimizin huzur ve refahını, devletimizin bağımsızlığını ve Türk dünyasının birlik ve dirliğini temel mesele olarak görmektedir. Bizim yürüyüşümüz, aziz milletimizin iradesinden beslenen, Türk milletinin tarihinden güç alan ve Türkiye’nin geleceğine yönelen kutlu bir yürüyüştür.

Milliyetçi Hareket Partisi, milleti tarafından kendisine tevdi edilen sorumluluğun gereğini yerine getirmekten hiçbir şart altında geri durmayacaktır. Türkiye’nin önündeki her türlü engelin aşılması, milli birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendirilmesi, ülkemizin bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması ve Türk dünyasının ortak geleceğinin inşası için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de milletinin emrinde, Türkiye’nin hizmetinde ve Türk milletinin istikbalinin yanındadır.

"7 ŞUBAT 2027'DE BÜYÜK KURULTAYI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"

Bu anlayış ve sorumlulukla, Partimizin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu kutlu yürüyüşün önümüzdeki dönemde üstleneceği sorumlulukları ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu meseleleri değerlendirirken, millî irademizi, devletimizin bekasını ve milletimizin istikbalini ilgilendiren gelişmeleri bütün yönleriyle ele almaktayız.

"TÜRKİYE, YAKIN ÇEVRESİ ÜZERİNDEN KUŞATMAYA MARUZ BIRAKILMAK İSTENİYOR"

Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki komşuları ve yakın çevresi üzerinden çok yönlü bir stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak istendiğini dikkatle takip ediyoruz. Doğu Akdeniz’den Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Kafkasya’ya ve Türkistan’a uzanan geniş jeopolitik sahada yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin milli güvenliğini, egemenlik haklarını ve bölgesel sorumluluklarını doğrudan ilgilendirmektedir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Türkiye Cumhuriyeti, güçlü devlet geleneği, kurumsal hafızası ve devlet tecrübesiyle karşı karşıya bulunduğu gelişmeleri bütün boyutlarıyla değerlendirmekte ihtiyaç duyulan tedbirleri zamanında almakta, milli menfaatlerini koruma iradesini kararlılıkla ortaya koymaktadır. Türkiye’yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemek, hareket alanını daraltmak ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmak isteyen hesaplar, devletimizin tarihi birikimini ve milletimizin iradesini hesaba katmak zorundadır.

MEKKE ANTLAŞMASI VE BEDİR MUTABAKATI

Bizim coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir. Son günlerde; Mekke Antlaşması ile başlayan, Bedir Mutabakatı ile taçlanan tarihi yürüyüşümüz; inancımızın, dayanışma anlayışımızın ve medeniyet tasavvurumuzun gönül coğrafyamızdaki sorumluluğuna işaret etmektedir. Bu tarihi mirasın yüklediği vazife, milletimizin iradesinden alınan yetkiler ve devletimizin imkânları çerçevesinde, uluslararası hukukun ve meşruiyetin gerekleri gözetilerek yerine getirilmektedir.

"TÜRKİYE, DENİZ YETKİ ALANLARINDAKİ MEŞRU MENFAATLERİNİ SAVUNUYOR"

Türkiye, ihtiyaç duyulan her durumda kendi güvenliğini koruyacak, milli haklarını savunacak ve bölgesel istikrarın tesisine katkı sunacak güçlü bir iradeye sahiptir. Öte yandan; Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hakları ve bölgesel iş birliği bakımından önemli bir gelişmedir.

Bu gelişmenin bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirmesi, Doğu Akdeniz’deki çıkar mücadelelerinin ve nüfuz hesaplarının mahiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, uluslararası hukuktan doğan haklarını korumakta, deniz yetki alanlarındaki meşru menfaatlerini savunmakta ve kendi geleceği hakkında başkalarının karar vermesine müsaade etmemektedir. Türkiye, gerektiğinde diplomatik imkânlarını kullanan, gerekli hukuki ve siyasi adımları atan, millî güvenliğini ilgilendiren meselelerde sorumluluğunu yerine getiren bir devlettir.

"TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ, BAĞIMSIZ DEVLETLERİMİZİN EGEMENLİĞİNE DAYANMAKTADIR"

Diğer taraftan, Türkiye’yi Türk dünyasından ayrı değerlendiren, Türkiye’siz bir Türk dünyası hesabını hayata geçirmeye çalışan yaklaşımları da dikkatle izliyoruz. Türk devletleri arasındaki ilişkiler, dışarıdan kurgulanacak siyasi projelere, jeopolitik hesaplara ve ayrıştırıcı tasarımlara indirgenemeyecek kadar derin bir tarihi zemine sahiptir. Türk dünyasının geleceği; bağımsız devletlerimizin egemenliğine, karşılıklı saygıya, eşit ortaklığa, güvene ve kardeşlik hukukuna dayanmaktadır.

Önümüzdeki hafta Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, işte bu tarihi sorumluluğun ve ortak gelecek iradesinin önemli bir tezahürü olacaktır.

Türk dünyasının gücünü karşılıklı güven ve dayanışma içerisinde bulması gerektiği açıktır. Bu birlikten rahatsızlık duyanların beklentileri, kardeş devletlerimizin ortak iradesi karşısında karşılık bulamayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’i Ankara’daki zirveye davet etmesi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin taşıdığı tarihi ve stratejik değerin muhafazası bakımından ayrıca önemlidir.

"TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ BAĞLAR, GEÇİCİ ANLAŞMAZLIKLARIN ÖTESİNDEDİR"

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar, günlük siyasi gelişmelerin ve geçici anlaşmazlıkların ötesinde ortak tarih, dil, kültür, karşılıklı güven ve milletimizin gönül birliği üzerinde yükselmektedir. Devletler arasında farklı değerlendirmeler ve çözüm bekleyen meseleler elbette ki ortaya çıkabilir. Asıl önemli olan, bu meseleleri kardeşlik hukukunu zedelemeden, karşılıklı anlayış ve doğrudan diyalog yoluyla çözüme kavuşturacak iradeyi gösterebilmektir. Türkiye ile Azerbaycan’ın birbirine duyduğu güvenin korunması; iki devlet arasındaki dayanışmanın sürdürülmesi ve Türk dünyasının müşterek geleceğinin güvence altına alınması bakımından vazgeçilmezdir.

Bir diğer taraftan; tekrar hatırlatmak isterim ki: Türkiye’nin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümsüzlüğe mahkûm edilmiş bir ülke olduğu düşüncesi, Türkiye’nin sahip olduğu devlet tecrübesi, siyasi irade ve çözüm üretme kapasitesiyle bağdaşmamaktadır. Türkiye’de son zamanlarda gündemde tutulmak istenen meselelerin, asıl gelişmeleri gölgelemek ve kamuoyunun dikkatini başka yönlere çevirmek amacıyla kullanıldığını da göz ardı etmiyoruz.

Bu nedenle, ülkemizin önceliklerini gölgeleyebilecek her türlü gelişmeyi dikkatle değerlendirmek ve milli meseleler karşısında sorumluluk bilinciyle hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, bu şuurla hareket etmektedir.

"BİZİM İÇİN ESAS OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN EGEMENLİĞİNİ KORUMAKTIR"

Allah’a Şükür ki her bir mensubumuz, Cumhur İttifakı’nın taşıdığı siyasi sorumluluğun ve milletimize karşı üstlendiğimiz tarihi vazifenin idrakindedir. Bizim için esas olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini korumaktır. Millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, milletimizin huzur ve refahını yükseltmek temel önceliklerimiz arasındadır. Türk dünyasının geleceğine kalıcı katkılar sunmak da tarihî sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçasıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin geçirmiş olduğu kritik süreçlerde edindiği önemli tecrübeleriyle, Türkiye’nin bugünkü meselelerine çözüm üretmeye, geleceğin şartlarını okumaya ve Türk milletinin istikbaline hizmet etmeye devam edecektir.

Tarihimizin yüklediği sorumluluğu, milletimizin bize emanet ettiği vazifeyi ve geleceğe karşı taşıdığımız mesuliyeti yerine getirmeyi azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün yapılan MYK-MDK ve Milletvekilleri ortak toplantısına katılan dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor başarılar diliyorum. Bu vesileyle aziz milletimi, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan kardeşlerimi hürmetle selamlıyorum."

Kaynak: Haberler.com
Haberler.com
2000

Yorumlar (5)

Haber YorumlarıBehlül Kaçar:

Adınız gibi milliyetçi olun, milletin arkasında durun, fonlardan milyarları götürenlerin tarafında değil.

Yorum Beğen4
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıhaydar topçu:

Boş boşuna kongre sen tek adaysın

Yorum Beğen1
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıbekir yapici:

Bunlarinki 73, 77, ve 78 yaslarina ragmen kendilerinin haricinde baska adayi kabul etmedikleri formalite icabi yapilan kongreler, laf cambazliginda üstlerine uzman yok , yillardir yediginiz sizin olsun bu ülkeyi 1 metre öteye götüren ne yaptiniz diye sorulsa eminim cevap bulamazlar, üfürmelere bakarsaniz zannedersinizki cumhuriyetimiz ve ülkemiz bunlarin sayesinde ayakta duruyor sanki gitseler ölseler cumhuriyet cökecek ülke yok olacak,bu ülkede cumhuriyeti kuranlar öldü darbeler oldu hainler geldi gitti ama cumhuriyet ayakta halka emanet kaldi, dinazorlar olmasa umut belki genc dinamik yeni fikirler heyacanlar ülkeye refah huzur getirir.

Yorum Beğen0
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıali ihsan Akyol:

Ya hadi git. MHP parti mi sende kendini lider mi sanıyorsun. Olağan kongreimis bütün mafya liderleri doğal delege

Yorum Beğen0
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla
Haber Yorumlarıadem sevindik:

Son kullanma tarihi geçmişleri siyasetten atın.Hani bir uzun eşşek vardı yaş 70 iş bitmiş çekilsin gitsin diyordu ne oldu kendinin yaşı 70 oldu adamak kolay ödemek zor.

Yorum Beğen0
Yorum Beğenme0
yanıtYanıtla

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.