TMSF Başkanı Ertürk: "Hesap Verebilirlik Sadece Yasal Değil, Aynı Zamanda Ahlaki Bir Zorunluluktur da"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Ahmet Ertürk, Türkiye'nin Hangi Alanında Boşluklar, Yanlışlıklar Varsa, TMSF'nin O Alan Girmek Zorunda Olduğunu Belirterek, "Türkiye'de Müzik Eserleri, Müzik Eser Sahiplerinin Haklarını Koruduğunu İddia Eden 5 Tane Kuruluş Var. Bu 5 Kuruluş Bizden Milyonlarca Dolar Topluyor. Bu Milyonlarca Doların Diyoruz Ki, 'Hesabını Verin Arkadaşlar, Nereye Harcadınız B...

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, Türkiye'nin hangi alanında boşluklar, yanlışlıklar varsa, TMSF'nin o alan girmek zorunda olduğunu belirterek, "Türkiye'de müzik eserleri, müzik eser sahiplerinin haklarını koruduğunu iddia eden 5 tane kuruluş var. Bu 5 kuruluş bizden milyonlarca dolar topluyor. Bu milyonlarca doların diyoruz ki, 'Hesabını verin arkadaşlar, nereye harcadınız bunları?" diye konuştu.

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) desteğiyle düzenlenen "Kamu Sektörü ve Yöneticilik" panelinde konuşan Ertürk, TMSF başarılı olmasında dayandığı anlayışları değerlendirerek, başarının temel ilkelerinin, aynı zamanda kamu yönetiminin sahip olduğu bazı zaaflardan uzak durmaya da işaret ettiğini kaydetti. Ertürk, iddialı, kararlı, etkin, hesap verebilir ve şeffaf olmak gibi olumlu özelliklerin, kamu yönetiminin sahip olduğu olumsuz özellikleri dışında, onlardan ayrı bir konum olarak ortaya çıktığını söyledi.

-"TMSF, KAMU BÜROKRASİSİ GİBİ KAMUOYUNU YOK SAYMADI"-

Başarı için iddialı olmanın şart olduğunu belirten Ertürk, "4 yıl önce bu işe başladığımızda, kamu bürokrasisinin hastalıklarını aşarak, Türkiye'ye bir başarı hikayesi gösterme vizyonu koyduk. Bunu gerçekten de gösterdik, ama bu iddiayı hep söyledik, hep toplumla paylaştık, kendi arkadaşlarımızla paylaştık, onların da bu iddiayı içselleştirmelerini sağladık" dedi. Ertürk, iddialı olmanın yanı sıra kararlılığın da olması gerektiğine dikkat çekerek, bunun için üç yıllık bir stratejik plan hazırladıklarını ve 3. yılın sonunda planın hedeflerini fazlasıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. Planın hedeflerinin doğrudan rakamsal hedefler olduğunu bildiren Ertürk, rakamsal hedeflerin yanı sıra, iletişim dili geliştirerek, iddia ve kararlılıklarını topluma yansıttıklarını anlattı.

Ertürk, kamuoyunun, kamu bürokrasisi tarafından yok sayıldığına ve kendilerinin bunu yapmadığına işaret ederek, "Toplumun bize verdiği somut görevi en iyi şekilde yerine getirmekle yükümlüyüz. Bunun için de kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyuyoruz ve bunu da özel bir iletişim stratejisi izleyerek gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

-"ANKARA, BU KADAR ÇOK ÇALIŞMASA BELKİ, TÜRKİYE DAHA İLERİ GİDEBİLİRDİ"-

Etkinsizliğin, kamunun çok ciddi bir hastalığı olduğunu söyleyen Ertürk, "Ankara, hafta sonları hep çalışır. Hep cumartesi, pazar, geceleri saat 10'dan, 11'den önce çıkmazlar. Ama Ankara, bu kadar çok çalışmasa belki, Türkiye daha ileri gidebilirdi. Muhtemelen Türkiye'yi nasıl durdururuz diye bu kadar çok çalışıyorlar. Yani çok çalışmak yetmiyor, etkin çalışmak, etkin olmak gerekiyor. Bunun yolu, performansa dayalı bir çalışma düzeni kurmak" dedi. Ertürk, kamunun, performansa dayalı iş yapma yöntemine ihtiyaç duyduğunu aktararak, başarıların, performansa dayalı, stratejik planlamanın esas alındığı bir vizyon ve misyon duygusuyla hareket edilen bir çalışma düzeniyle sağlandığını vurguladı.

TMSF de dahil olmak üzere bütün kurumlarda bir çatışma yönetimine ihtiyaç olduğunu kaydeden Ertürk, TMSF'de karşı tarafın borçlu bir zümreden oluştuğunu ifade etti. "Bu borçlu zümre çok da masum bir zümre değil. Bu borçlu zümre kasıtlı olarak planlı olarak, bilinçli olarak bazı fiiller işlemiş toplum aleyhine, kamu aleyhine. Biz bunlarla bir çatışma içindeyiz" diyen Ertürk, TMSF tarafından iyi yönetilen bu çatışma sonunda iyi sonuçlar alındığını belirtti.

-"HESAP VEREBİLİRLİK AHLAKİ ZORUNLULUKTUR"-

Ertürk, şeffaflık konusunda, kamunun gözü önünde olduklarını ve en küçük işin bile gazetelere, kamuoyuna yansıdığına işaret ederek, bununla beraber hesap verebilirlik kavramına daha aşina olduklarını dile getirdi. Hesap verebilirliğin sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlaki bir zorunluluk da olduğunu vurgulayan Ertürk, "Kamuoyuna ve yasama organına karşı sorumluyuz. Bir departmanımız, binlerce soru önergesine, onbinlerce bilgi edinme başvurusuna sürekli yanıt veriyor. Bütün işlerimizde yargı denetimine de açığız" diye konuştu.

-"TÜRKİYE'DE SANATÇI HAKLARINI KORUYAN 5 KURULUŞA SORUYORU: TOPLANAN PARALARI NE YAPIYORSUNUZ?"-

Sadece bir tarihte kendi şahsına açılmış 55-60 dava bulunduğunu kaydeden Ertürk şöyle konuştu, "Dün mesela müzik piyasasıyla ilgili bir açıklama oldu. Şimdi bütün müzik sektörü dava açmak için girişimlere başladı. Türkiye'nin herhangi bir alanına, hangi alanında boşluklar varsa, yanlışlıklar varsa, o alana girdiğinizde, biz girmek zorundayız, niye müzik sektörüyle ne ilgim var iyi bir müzik dinleyicisi olmak dışında, çünkü medya organlarına sahibiz, medya organlarında müzik eserleri çalınıyor. Türkiye'de müzik eserleri, müzik eser sahiplerinin haklarını koruduğunu iddia eden 5 tane kuruluş var. Ve bunun sınırı yok yani yarın 6 olur, 7 olur, 8 olur. Bu 5 kuruluş bizden milyonlarca dolar topluyor. Bu milyonlarca doların diyoruz ki, 'Hesabını verin arkadaşlar, nereye harcadınız bunları? Sanatçılara verdiyseniz ne verdiniz? Bu paraları ne yaptığınız?' Sadece biz milyonlarca dolar para ödüyoruz. Bununla yetinmiyorlar, bizi mahkemeye, ben dahil kişisel olarak bir çok arkadaşımız hakkında suç duyurusunda bulundular. Şimdi mahkemelerde kendimizi savunmak durumundayız. Diyoruz ki evet biz mahkemelerde savunalım, siz de gelin topluma hesap verin, 'Kimsiniz, ne yapıyorsunuz bu paraları?' Şimdi bunu söylediğimiz için, hakkımızda dava açacaklarını söylediler. Bekliyoruz."

Ertürk, telif hakları konusuna medyayla olan ilişkilerden dolayı girdiklerini söyleyerek, piyasanın şeffaflık ve hesap verilebilirlik üzerine kurulu olmasını istediğini belirtti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da konuyla ilgili hesap verme zorunluluğu olduğunu dile getiren Ertürk, konunun takipçisi olacağının da altını çizdi. (ANKA)

(DG/NB/ZG)

Kaynak: ANKA / Güncel