İzmir'de Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı yüzde 42,6'ya yükseldi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
İZSU'nun 18 Ekim verisine göre Tahtalı Barajı'nda doluluk yüzde 42,6'ya çıktı; geçen yıl aynı tarihte yüzde 2,5'ti. Uzman, kuraklık riskinin sürdüğünü, kısa süreli şiddetli yağışların barajlara etkisinin sınırlı kaldığını söyledi.
İzmir'in içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı, dip seviyeyle başladığı yılın yeni yağışlı dönemine yüzde 40'ın üzerinde dolulukla girdi.
Kuraklık nedeniyle 2025'in sonunda su miktarı kritik seviyelere gerileyen kentteki barajlar, kış ve bahar aylarındaki etkili yağışlardan nasibini aldı.
İzmir, yaz aylarında çok fazla yağış almadı. Ege Bölgesi'nin yaz yağışları, 2025 yılı yaz mevsimi yağışlarına göre yüzde 46 artsa da İzmir çevresinde yaz yağışları mevsim normallerine göre yüzde 80'den fazla azaldı.
Yazın ardından sonbahara giren kentte yağışlar kendini hissettirmeye başladı.
Kentin içme suyu ihtiyacının karşılanmasında en önemli kaynaklardan olan ve Aralık 2025'te yüzde 0,13 ile en dip seviyeyi gören baraj, bu yıla yüzde 0,14 doluluk oranıyla girdi.
Kış ve ilkbahar aylarındaki yağışlarla canlanan Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı arttı.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 18 Ekim'deki verilerine göre barajdaki doluluk yüzde 42,6'ya ulaştı. Geçen yıl aynı tarihteki doluluk ise yüzde 2,5 olarak ölçülmüştü.
"Kuraklık riski sürüyor"
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, AA muhabirine, Ege Bölgesi'nde yaz mevsiminde yağışlar geçen yıla oranla artış gösterse de kuraklık riskinin sürdüğünü söyledi.
Sıcaklıkların arttığını ve yağış rejimi dengesinin bozulduğunu belirten Özkan, iklim salınımlarına bağlı olarak 4-5 yıllık periyotlarda kurak ve yağışlı dönemlerin birbirini izlediğini kaydetti.
Özkan, yağışların baraj seviyelerine etkisine değinerek, "Yağışlarımız güzel geliyor ama bu yağışlar kısa süreli şiddetli geldiğinde, yağmur suyunu hasat edemediğimiz durumlarda maalesef barajlarımıza çok bir etkisi olmuyor, yüzeysel akışla denizlere kaybediyoruz." dedi.
Geçen yıl yaşanan kuraklığın ardından kaybolan suyun hemen geri kazanılamayacağını dile getiren Özkan, özellikle kasımda başlayacak yağışların toprağı nemlendirerek ocak ve mart ayları arasında yer altı suları ve barajları beslemesi gerektiğini ifade etti.
Özkan, iyimser senaryoda 2027 yılının ocak ve mart ayları arasındaki yağışların barajların ana su seviyesini belirleyeceğini belirterek, "Mevsim normallerinde yaklaşık 0,5 derece ile 2 derece aralığında bir ortalama sıcaklık artışı olacağı öngörülüyor. Demek oluyor ki buharlaşmanın artmasını bekleyeceğiz. Dolayısıyla gelen yağışları toprağa ulaştırıp su kaynaklarına iletemezsek, bu suyu muhafaza edemezsek buharlaşmayla kaybedeceğiz." diye konuştu.
Kısa süreli ve şiddetli yağışların Ege ve Marmara bölgeleri başta olmak üzere ülke geneli için risk oluşturduğuna dikkati çeken Özkan, derelerin ve altyapı kanallarının düzenli temizlenmesi, yerel yönetimler ile kamu kurumlarının entegre sistemlerle taşkın risklerine karşı koordineli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.












