Erakçi: ABD'nin İran politikası tekrar eden bir film
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD'nin ekonomik yaptırım tehditlerini 'tekrar eden bir film' olarak nitelendirdi ve Tahran'ın bu senaryolarla başa çıkabileceğini belirtti. Washington'un yeni seçenek üretemediğini savundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "ekonomik operasyon" olarak nitelendirdiği girişimlerin ABD'nin politikalarında tekrarlanan bir senaryodan ibaret olduğunu savunarak, "Bu, defalarca izlediğimiz tekrar bir film. Bununla nasıl mücadele edeceğimizi biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Erakçi'nin sosyal medya hesabına göre, Dışişleri Bakanı, "Hükümet Haftası" münasebetiyle, İran devriminin lideri Ayetullah Humeyni'nin başkent Tahran'daki türbesinde konuştu.
ABD'nin İran'a yönelik politikalarına ilişkin Erakçi, Washington'un daha önce "askeri operasyon" ve saldırı tehditlerinde bulunduğunu ancak şimdi yeniden eski planlarına döndüğünü dile getirdi.
"Vuracağız, şunu yapacağız, bunu yapacağız" şeklindeki tehditlerden yeniden aynı eski planlara dönmesinin ABD'nin çaresiz durumda olduğunun bir göstergesi olduğunu savunan Erakçi, ABD'nin İran halkı karşısında yeni bir seçenek üretemediğini dolayısıyla Washington'un sürekli daha önce uygulanan ve sonuç vermeyen planları gündeme getirdiğini ifade etti.
Erakçi, "İran'ın büyük milleti karşısında akıllarına başka bir çare gelmiyor ve sürekli tekrarlanan planları yeniden sahneye koyuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin İran'la ilişkilerinde tek yolun karşılıklı saygıya dayalı görüşmeler ile adil ve onurlu bir çözüm olduğunu belirten İranlı Bakan, "İran halkıyla saygılı bir şekilde konuşmaktan ve adalet ile onura dayanan bir çözüm bulmaktan başka bir yol olmadığını bilmeliler." ifadelerini kullandı.
Washington yönetimi, yarın yapacağı açıklamayla, Tahran'a yönelik yeni bir mali yaptırım paketini duyuracağını bildirmişti.
İran-Irak Savaşı'nın ilk yıllarında, İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ile Başbakan Muhammed Cevad Bahoner'in hükümet binasına düzenlenen bombalı saldırıda 30 Ağustos 1981'de öldürülmeleri nedeniyle bu dönem ülkede "Hükümet Haftası" olarak anılıyor.







