Anayasa Mahkemesi'nden Eleştirilere Sert Cevap
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Devam Etmekte Olan Davalarla İlgili Yapılan Eleştirilere Karşı, "Mahkemenin Görevini Yerine Getirirken Verdiği Kararlara Karşı İnsani ve Ahlaki Hiçbir Değer Tanımadan Pervasızcı Yapılan Eleştiri ve Açıklamaları Kınıyoruz" Açıklamasında Bulundu.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, devam etmekte olan davalarla ilgili yapılan eleştirilere karşı, "Mahkemenin görevini yerine getirirken verdiği kararlara karşı insani ve ahlaki hiçbir değer tanımadan pervasızcı yapılan eleştiri ve açıklamaları kınıyoruz" açıklamasında bulundu.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, mahkemeye yapılan başvurularda her türlü siyasal düşüncenin ve çekişmenin dışında kalınarak, Anayasa ve yasalarda belirtilen hukukun üstünlüğüne dayalı tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde vicdani kanaatlere göre karar verildiği bildirildi. Anayasa'nın 6. maddesinde 'egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu, Türk milletinin egemenliğini Anayasa'nın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanacağı' ve 9. maddesinde ise 'yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı izahtan varestedir' ibaresi bulunduğu ifade edilen açıklamada, mahkemenin belirtilen söz konusu sınırlar çerçevesinde yetkisini kullandığı ve büyük bir özveri içinde görevini yerine getirmeye çalıştığı ifade edildi. Toplumu ilgilendiren önemli siyasal sorunlar hakkında ilgili ve yetkili organlarca demokratik bir ortamda çözüm aranması demokratik parlamenter sürece daha uygun iken, yargı organlarınca çözüme zorunlu bırakılmasının çağdaş dünyada hiç arzu edilmeyen bir süreç olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bu sonuca rağmen mahkememiz görevini yerine getirmekten bir an olsun tereddüt göstermemiştir. Çağdaş demokrasilerde tüm kurumların yetki ve sorumlulukları belirlenmiş olup, bunların birbirleriyle rekabet içinde ve husumet güdüleriyle çalışmaları arzu edilmediği gibi kabul de edilemez. Verilen kararlar bilimsel ve hukuksal düzeyde elbette eleştirilebilir. Ancak mahkememizin manevi şahsiyeti, başkan ve üyelerin de özel hayatları dahil her türlü değerlerin hiçbir sınır tanımadan saldırıya uğraması, mahkeme mensuplarının hedef gösterilmesi, devam etmekte olan davaların sonuçları hakkında senaryolar üretilerek mahkemenin etki altına alınma girişimleri eleştiri olarak nitelendirilemez. Mahkemenin bu görevini yerine getirirken verdiği kararlara karşı insani ve ahlaki hiçbir değer tanımadan pervasızca yapılan eleştiri ve açıklamaları kınıyoruz. Görülmekte olan davalar hakkında yapılan ve söylenenlerin Türk Ceza Kanunu'nun kapsamında suç olduğu açık ve belli iken, bu konuda yetkili ve sorumlu olanların hareketsiz kalması düşündürücüdür. Mahkeme kararlarına ilişkin görüş ve eleştiri açıklama hakkını kullanan tüm kurum, kuruluş, basın ve yayın organları ile bireylerin bu hakkını kullanırken iftira ve şiddete dayanmayan toplumun kin ve nefret duygularını tahrik etmeyen sorumlu, düzeyli ve hukuka saygılı davranmaları toplumsal barışın vazgeçilmez koşuludur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi geçmişte olduğu gibi bundan sonra da tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde, Türk milleti adına karar veren yüksek yargı organına yakışır şekilde vicdani kanaatine göre davranacak, Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir." (DUY-CC-CC-Y)








