AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye'de terör örgütleri ortadan kalktığı zaman, terör örgütlerine alan verilmesi ve ilgili konular bertaraf edildiği zaman, en çok kazanan Suriye Kürtleri oluyor, Türkmenleri oluyor, Arapları oluyor ve diğer gruplar oluyor.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, " Suriye'de terör örgütleri ortadan kalktığı zaman, terör örgütlerine alan verilmesi ve ilgili konular bertaraf edildiği zaman, en çok kazanan Suriye Kürtleri oluyor, Türkmenleri oluyor, Arapları oluyor ve diğer gruplar oluyor." dedi.

Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Suriye'de Esed rejimi döneminde kimlikleri, varlıkları yok sayılmış Kürtlerin, Türkmenlerin ve diğer unsurların kimliklerinin, kültürlerinin garanti altına alınmasını önemsediklerini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu:

"Bu çerçevede daha önce bahsetmiştim Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Esad henüz katliamlara başlamadan önce, Esad rejimi ile görüşülen zamanlarda Sayın Cumhurbaşkanı'mızın başbakan olarak en çok vurguladığı hususlardan bir tanesi Suriye'deki Kürtlere kimlik haklarının verilmesi, insan hakları konusunda bir eksiklerinin olmaması ve aynı zamanda da vatandaşlık haklarından eşit şekilde yararlanmalarıydı. Biz o toplantılarda defalarca Sayın Cumhurbaşkanı'mızın, Esad'a ve heyetine bu dediklerini duyduk. Hatta o zaman Türkiye'de bugün bu konularda çok konuşan ve yanlış konuşan bazı siyasi partilerin henüz gündeminde Suriye Kürtleri diye bir konu yoktu."

"Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu"

Esed rejiminin inkarcılığı ve ardından katliamcılığı karşısında ilişkilerin kesildiğini hatırlatan Çelik, "Suriye'deki devrimden sonra da bu hassasiyetlerimizi sürdürdük. Biz burada tek bir Suriye'nin, tek bir Suriye iradesinin ortaya çıkması, Türkmen, Kürt ve Arap kardeşlerimizin ortak bir iradeyle kendi ülkelerine ve devletlerine eşit özne olarak katılmalarının sağlanması gerektiğini ifade ettik." diye konuştu.

Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayınlanan ve Suriye'deki Kürtlerin haklarını ve kimliklerini garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Kararnameyi tam olarak okuduğunuz zaman Suriye Kürtlerinin Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Şimdi bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyorlar ama şunu unutmamak gerekir ki Esad rejiminin özellikle inkar politikası, yok sayma politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem önemli buluyoruz."

"18 Ocak Mutabakatı ile bir noktaya varılmış oldu"

Orta Doğu'da kimlik kavgalarının, etnik kavgaların, mezhep kavgalarının son derece acı sonuçlar doğurduğuna dikkati çeken Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Orta Doğu'daki devletlere baktığınızda resmen o ülkede bir çoğulculuk olduğunu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu. Tabii ki önemli olan eylemlerdir ama sonuçta hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır Kürt kardeşlerimiz için. Bunun takibi gerekir. Tabii ki bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimiyle paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar. Tüm bu çerçevede maalesef 10 Mart Mutabakatı'na SDG tarafından uyulmadığı için söz konusu askeri operasyonlar başladı. 18 Ocak Mutabakatı ile bir noktaya varılmış oldu. Bugün itibarıyla bir kere daha görüldü ki Suriye'de terör örgütleri ortadan kalktığı zaman, terör örgütlerine alan verilmesi ve ilgili konular bertaraf edildiği zaman, en çok kazanan Suriye Kürtleri oluyor, Türkmenleri oluyor, Arapları oluyor ve diğer gruplar oluyor. Dolayısıyla Suriye'de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin kazanımı, bütün Türkmenlerin kazanımı ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım."

"Terör örgütleri konusunda ilkeli tutum ortaya koymak gerekir"

Terör örgütünün kazanımının herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görülmesinin son derece hastalıklı bir zihniyetin sonucu olduğunu belirten Çelik, "Birileri çıkıp da 'SDG, Kürtleri temsil ediyor' gibisinden hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp 'DEAŞ, Arapları temsil ediyor' gibisinden hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. O sebeple terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye'de Kürt kardeşlerimizin de Türkmenlerin de Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır." diye konuştu.

AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle devam etti:

"SDG'nin veya DEAŞ'ın kaybını, kim ki Kürtlerin ya da Arapların kaybı gibi kodluyorsa onun Kürt ya da Arap diye bir derdinin olmadığı, yaşanan gelişmeler, sahadaki gerçeklik, 10, 20, 30 yıllık tarih perspektifi açısından bakıldığında net bir şekilde görülür. Günün sonunda esas kazanım birincisi Suriye devleti tarafından Kürt kardeşlerimizle ilgili olarak yayınlanan, onların haklarını ve kimliklerini garanti alınan kararnamedir. Bundan sonrasında da bu bahsettiğimiz mutabakat çerçevesinde tek Suriye, tek ordu ilkesine katılımın sağlanmasıdır."

(Sürecek)

Kaynak: AA / Özcan Yıldırım - Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.