Ahmet Altan Yazıları

Ahmet Altan

Ahmet Altan

Doğum Yeri: Ankara / Türkiye

Doğum Tarihi: 2.03.1950

Ahmet Altan Kimdir?

Ahmet Hüsrev Altan (d. 2 Mart 1950, Ankara), Türk yazar ve gazetecidir. 1950 yılında Ankara'da doğdu. Annesi Kerime Altan, babası gazeteci ve eski milletvekili Çetin Altan'dır. 1959 yılında ailecek İstanbul'a geldi. Ortaöğrenimini değişik okullarda devam etti; bir süre Robert Kolej'e devam ettikten sonra TED Ankara Koleji'nde yatılı olarak okudu. Liseyi 1970 yılında İstanbul Kültür Koleji'nde tamamladı. 18 yaşında, lise öğrencisiyken evlendi. 1972 yılında bir kızı (Sanem Altan), 1980 yılında bir oğlu (Kerem Altan) oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne devam etti. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu ve gazeteciliğe başladı. Ahmet Altan bir ateisttir.

Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde gece muhabiri olarak başladı; aynı gazetede şef muhabir, haber şefi, dış haberler editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazeteden çıkarıldı.

2007 yılında Taraf gazetesinin kurucuları arasında yer alan Altan, Alev Er ile birlikte genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Er'in ayrılmasıyla bu görevi tek başına yürüttü. Gazetenin "Kum Saati" adlı köşesinde yazılar yazdı. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı'nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesine istinaden Türklüğe hakaret etmekle suçlandı. Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'ne layık görüldü. Altan, 2011'de Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından verilen Hrant Dink Barış Ödülü'nü almaya hak kazandı. Aralık 2012'de Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etti.

Taraf'taki yazılarına son vermesinin ardından 2015'e dek roman yazdı. 7 Ekim 2015'te gazeteciliğe geri döndü ve Haberdar'da yazmaya başladı. Doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırladı ve sundu.

İlk edebî eseri "Paltolu Donkişot" adlı iki kişilik piyestir. 1982 yılından itibaren roman ve deneme kitapları yayımladı. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar ile Akademi Kitabevi Roman Büyük Ödülü'ne değer görüldü. 1985 yılında yayımlanan ikinci romanı Sudaki İz, müstehcenlikle suçlanarak toplatıldı. 1991'de üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi yayımlandı. Dördüncü romanı Tehlikeli Masallar (1996) yılın en çok okunan romanlarından biri oldu. 1998'de yayımlanan beşinci romanı Kılıç Yarası Gibi, Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görüldü. Bunu İsyan Günlerinde Aşk (2001), Aldatmak (2002) ve En Uzun Gece (2004) takip etti. Ara verdiği romancılığa 2012'de Taraf'tan istifa ettikten sonra döndü ve Son Oyun (2013), Ölmek Kolaydır Sevmekten (2015), Hayat Hanım (2021), Zarlar (2024) ve O Yıl (2025) adlı romanlarını yayımladı. Deneme kitapları arasında Gece Yarısı Şarkıları, Karanlıkta Sabah Kuşları, Kristal Denizaltı, Ve Kırar Göğsüne Bastırırken, İçimizde Bir Yer, Bir Hayat Bir Hayata Değer, Yabani Manolyalar ve Dünyayı Bir Daha Görmeyeceğim yer alır.

Altan, 17 Nisan 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlanan “Atakürt” başlıklı köşe yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve gazetedeki işinden kovuldu. 4 Ocak 2012'de Roboski katliamı ile ilgili kaleme aldığı yazısı nedeniyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı; mahkeme bu cezayı 7 bin lira adli para cezasına çevirdi. 2 Eylül 2015'te Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir programdaki konuşmalarından dolayı hakkında soruşturma başlatıldı.

2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak ile beraber 14 Temmuz 2016'da çıktıkları TV programındaki konuşmaları nedeniyle suçlandılar. Ahmet Altan tutuksuz yargılanmak üzere adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak kardeşi Mehmet Altan tutuklandı. Serbest bırakılmasının üstünden 24 saat geçmeden Başsavcılığın itirazı üzerine hakkında yakalama kararı çıkartıldı ve ‘FETÖ üyesi olmak’ ile ‘hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4 Kasım 2019 tarihli kararıyla “FETÖ terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 12 Kasım 2019'da tekrar tutuklandı. 14 Nisan 2021'de 4 yıl 7 ay kaldığı Silivri Cezaevi'nden tahliye edildi.